<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225</id><updated>2011-11-18T07:10:24.291+02:00</updated><category term='Vatan Cephesi'/><category term='Kıbrıs Barış Harekatı-1974'/><category term='Nato Kuruluşu'/><category term='Demokrat Partinin Kurulması'/><category term='Johnson Mektubu'/><category term='Hatayın Anavatana Katılması'/><category term='22 Şubat Ayaklanması'/><category term='1968 Öğrenci Olayları'/><category term='İnönü Savaşları'/><category term='1961 Anayasası'/><category term='Sevr Antlaşması-1920'/><category term='1951 - 1960 Önemli Olayları'/><category term='12 Mart 1971-12 Eylül 1980 Arası Bunalımlı Dönem'/><category term='Irkçılık - Turancılık Davası'/><category term='Türkiye Büyük Millet Meclisinin Kuruluşu'/><category term='Muğlalı Olayı-1943'/><category term='Ankara&apos;nın Başkent Oluşu'/><category term='Adnan Menderes Uçak Kazası'/><category term='9 Mart 1971- Darbe Teşebbüsü'/><category term='Vedat Demircioğlu'/><category term='Cengiz Topel&apos;in Şehit Edilmesi'/><category term='1973 ve 1977 Seçimleri'/><category term='21 Temmuz 1946 Seçimleri (İlk Çok Partili Seçim)'/><category term='Komer&apos;in Arabasının Yakılması'/><category term='Menemen Olayları-1930'/><category term='1923 1938 Önemli Olayları'/><category term='Adnan Menderes'/><category term='14&apos;ler Olayı'/><category term='29 Ekim 1923 Cumhuriyetin İlanı'/><category term='Marshall Yardımı'/><category term='Mustafa Kemal Atatürk'/><category term='27 Mayıs 1960'/><category term='Denizlerin İdamı - 1972'/><category term='Sakarya Meydan Muharebesi'/><category term='68 Kuşağı'/><category term='12 Mart 1971 Muhtırası'/><category term='555K Olayı'/><category term='Halkevleri ve Kapatılması'/><category term='Tahkikat Komisyonu-1960'/><category term='Şeyh Sait Ayaklanması'/><category term='6.Filo Eylemleri'/><category term='Dumlupınar Faciası'/><category term='1965 ve 1969 Seçimleri'/><category term='Kore Savaşı'/><category term='Kanlı Pazar-16 Şubat 1969'/><category term='1938 1950 Önemli Olayları'/><category term='Başkomutanlık Meydan Savaşı-Büyük Taarruz'/><category term='Refah Faciası'/><category term='6 - 7 Eylül Olayları-1955'/><category term='1950-1954-1957 Seçimleri ve Demokrat Parti İktidarı'/><category term='II.Dünya Savaşı-1939/1945'/><category term='Kıbrıs Sorunu-1961'/><category term='Kızılderdere Olayı'/><category term='Çok Partili Döneme Geçiş'/><category term='Milli Birlik Komitesi'/><category term='Ortanın Solu Kavramı'/><category term='1961 - 1971 Önemli Olayları'/><category term='Köy Enstitüleri'/><category term='21 Mayıs 1963 Olayı-Talat Aydemir Müdahale Girşimi'/><category term='Atılay Denizaltısı'/><category term='Atatürk&apos;ün Ölümü'/><category term='15 Ekim 1961 Seçimleri'/><title type='text'>Seyr-i Tarih...</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>59</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-7124083262394351081</id><published>2010-01-29T20:32:00.000+02:00</published><updated>2010-01-29T20:32:28.773+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='12 Mart 1971-12 Eylül 1980 Arası Bunalımlı Dönem'/><title type='text'>Milli Cephe Hükümetleri-1975, 12 Mart 1971-12 Eylül 1980 Arası Bunalımlı Dönem</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Cumhurbaşkanı Korutürk tarafından 17 Kasım 1974 te Ecevit in yerine başbakanlığa atanan kontenjan senatörü Sadi Irmak’ın hazırladığı bakanlar kurulu listesinin güven oyu alamayacağı belli idi. Teknokrat ve bürokratlardan oluşan partiler üstü görünümlü ırmak hükümetine ancak 17 güven oyu verildi. Fakat yerine başka hükümet kurulmadığından aylarca görev yapmak zorunda kaldı. 1 Mart 1975 te başbakanlık görevi yeniden Irmak'a verildiyse de kabul etmedi. Ecevit te aynı şeyi yaptı. Nihayet AP Lideri Süleyman Demirel Başbakanlık görevine getirildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span id="more-166"&gt;&lt;/span&gt;12 Nisan 1975 günü Demirel başkanlığındaki AP(Adalet Partisi) – MSP(Milli Selamet Partisi) – CGP(Cumhuriyetçi Güven Partisi) – MHP(Milliyetçi Hareket Partisi) – Bağımsızlar ortak hükümetine 218’e karşı 222 güven oyu ile işbaşı yaptırıldı.&amp;nbsp; Bununla birlikte strateji kendi içinde açmazları taşıyordu. Milliyetçi Cephedeki partilerin soldan oy almaları söz konusu olamayacağına göre, aralarında kıyasıya mücadele edecekleri kesindi. Dolayısıyla bu nokta koalisyonun en zayıf halkasıydı. Öte yandan Milliyetçi Cephe’ye katılan partiler 1970’ler Türkiyesindeki yerlerini ve değişen ülke sorunların karşısında neler düşündüklerini etraflıca belirleyebilmiş değillerdi. Ekonominin de hiç iyi gitmediğini belirtmek gerekir. Dünya petrol bunalımın etkilediği fiyat artışları 1976 da enflasyonu&amp;nbsp; yüzde 20-30 lara çıkartmış, 1977 de yüzde 40-50 düzeyine fırlatmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İçerde bunlar olurken, dış politikada özellikle Yunanistan ve ABD ile anlaşmazlıklar sürmektedir. Şubat 1975’te Irmak hükümeti döneminde kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti dünya kamuoyunda tepki ile karşılanmıştır. Yunanistan’ın Ege denizindeki karasularını 12 mile kadar genişletmek istemesi, Türkiye’nin kıta sahanlığında petrol arama çalışmalarında bulunması, gerginliği daha da tırmandıracaktır.Fakat Milliyetçi Cephe Hükümeti döneminde en önemli sorun halkın can ve mal güvenliğinin sürekli tehdit ve saldırı altında olmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1977 seçimlerinden sonraki gelişmeler bunun örneklerinidir. CHP lideri Bülent Ecevit, AP ve MHP dışında her türlü koalisyona hazır olduğunu belirtirken, AP lideri Süleyman Demirel, milliyetçi partiler topluluğu iktidarı sola teslim etmemeli diye görüş belirtiyordu. Ecevit’in en çok sandalyeye sahip parti başkanı sıfatıyla oluşturduğu azınlık hükümetinin programı parlamentoda okunurken AP ve MHP’liler genel kurulu terketmişler, MSP’liler birleşime bile katılmamışlardı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bunun üzerine Demirel’in liderliğinde kurulan II. Milliyetçi Cephe Hükümeti 219 red oyuna karşılık 229 kabul oyu ile güvenoyu almış, fakat Ocak 1978’e kadar hükümet görevinde kalabilmiştir. İkinci MC hükümeti Cumhuriyet’in gensoru ile düşürülen ilk hükümetidir. Gensoru önergesi hükümetin içte ve dışta&amp;nbsp; güvenliği sağlayamadığı, cephecilik anlayışı ile ulusal birliği zedeleyip Türkiye’nin gelişmesini engellediği, halk çoğunluğunu yoksulluğa sürüklediği ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Anayasa’nın belirlediği çerçeveden uzaklaştırmaya çalıştığı gerekçelerini kapsamaktaydı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;5 Ocak 1978’de AP’den istifa eden 11’ler, CGP ve DP desteği ile kurulan III. Ecevit Hükümeti 229 gibi kiritik bir oyla güvenoyu alırken bakanlık sayısının 34’e çıkartılmış olduğu dikkati çekiyordu. CHP ağırlıklı hükümetin iç ve dış politikası çeşitli çevrelerin tepkisine yol açmaktaydı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Başbakan Ecevit’i eleştirirken Ecevit 1978 yaz başında Moskova’ya resmi ziyaret düzenliyor ve SSCB ile siyasal ve ekonomik alanlarda uzlaşma yapmaya çalışıyordu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Siyasal istikrarsızlığın en önemli göstergesi sıklıkla değişen hükümetlerdi. 12 Mart’tan, 12 Eylül’e uzanan 9 yılda tam 10 hükümet kurulmuş ve yıkılmıştır. &lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Bu hükümetler şunlardır;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; I.Erim Hükümeti (Nisan 1971-Aralık 1971)&lt;br /&gt;2-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; II.Erim Hükümeti (Aralık 1971-Nisan 1972)&lt;br /&gt;3-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ferit Melen Hükümeti (Nisan 1972-Nisan 1973)&lt;br /&gt;4-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Naim Talu Hükümeti (Nisan 1973-Şubat 1974)&lt;br /&gt;5-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; I.Ecevit Hükümeti (Şubat 1974-Ekim 1974)&lt;br /&gt;6-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sadi Irmak Hükümeti (Kasım 1974-Mart 1975)&lt;br /&gt;7-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; I.Milliyetçi Cephe (MC.) Hükümeti (Mart 1975-Mayıs 1977)&lt;br /&gt;8-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; II.Ecevit Hükümeti (Haziran 1977-Temmuz 1977)&lt;br /&gt;9-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; II.MC Hükümeti (Ağustos 1977-Aralık 1977)&lt;br /&gt;10-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; III.Ecevit Hükümeti (Ocak 1978-Ekim 1979)&lt;br /&gt;11-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Demirel Hükümeti (Kasım 1979- Eylül 1980&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/goog_1264786739751"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/sancili-yillar/parlamentoda-bunalim.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak... &lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-7124083262394351081?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/7124083262394351081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/milli-cephe-hukumetleri-1975-12-mart.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/7124083262394351081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/7124083262394351081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/milli-cephe-hukumetleri-1975-12-mart.html' title='Milli Cephe Hükümetleri-1975, 12 Mart 1971-12 Eylül 1980 Arası Bunalımlı Dönem'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-413757155778753774</id><published>2010-01-24T19:43:00.002+02:00</published><updated>2010-01-24T19:46:37.082+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kıbrıs Barış Harekatı-1974'/><title type='text'>* Kıbrıs Barış Harekatı, 20 Temmuz 1974</title><content type='html'>&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yDq39EIuI/AAAAAAAAAVk/GGvIlLw5kqs/s1600-h/KKTC.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yDq39EIuI/AAAAAAAAAVk/GGvIlLw5kqs/s320/KKTC.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Kıbrıs Barış Harekatı, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Garanti Anlaşması’nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askeri harekatın adıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1571′de Osmanlı yönetimi Kıbrıs’ta yer aldı. Daha önce Ada’da Venedikliler egemendiler. Osmanlı yönetimi, Venedikliler’in elindeki mülkü Rum Ortodoks Kilisesi’ne aktardı. Kiliseye geniş yetkiler verdi. Böylece Rum kilisesine ve toplumuna güç geldi. Giderek bu güç Türkiye’den gelip yerleşen Türkler’e karşı kullanılacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1878’de Rusya karşısında zor durumda kalan Osmanlı, Kıbrıs’ın yönetimini geçici olarak İngiltere’ye verdi. Birinci Dünya Savaşı’nda da İngiltere, Kıbrıs’a el koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs adası resmen 1924′ de Türkiye nin kuruluş anlaşmaları olan Lozan antlaşmasında Büyük Britanya toprağı olmuştur. Türkiye o günün şartları gereği Kıbrıs adasının üstündeki İngiliz egemenliğini resmen kabul edip altına imza atmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1950’lerin sonlarında bağımsızlık hareketi başladı ve uluslararası anlaşmalara dayanan bir Türk-Rum Ortak Devleti kuruldu. Fakat Rumlar böyle bir Ortak Devlet’e razı olmadılar. Kıbrıs’ın tüm yönetimine kendileri el koyma yoluna gittiler; anlaşmaları, uluslararası anlaşmaları çiğneyerek ve Anayasayı çiğneyerek ve soykırımla Türkler’e saldırılarda bulunarak, Rumlar, 1963 yılında Ortak Devlet’i yıktılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Zürih Antlaşması (11 Şubat 1959)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yET6k7reI/AAAAAAAAAVs/bpTWV8fInGo/s1600-h/Hava+indirme.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Madde 3:&lt;/b&gt; Bu Antlaşma hükümlerinin herhangi birinin ihlali (çiğnenmesi) halinde Yunanistan, Türkiye ve İngiltere bu hükümlere saygıyı sağlamak için gerekli girişimlerin yapılması ve önlemlerin alınması maksadıyla aralarında danışmalarda bulunmayı üstlenirler. Üç garantör devletten biri, birlikte veya birbirlerine danışarak (işbirliği halinde) hareket etmek olanağı bulunmadığı taktirde, bu antlaşmanın oluşturduğu durumu (state of affairs) münhasıran yeniden oluşturmak gayesi ile hareket etmek hakkını korumaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atina Yüksek Mahkemesi 21 Mart 1979 tarihinde aldığı kararla Türkiye’nin müdahalesinin, Garanti Anlaşması’nın IV. maddesine göre yasal olduğunu onaylamıştır. Avrupa Konseyi de 29 Temmuz 1974 tarihinde almış olduğu 873 sayılı karar ile Türk müdahalesinin yerinde olduğunu kabul etmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yFVdv-OCI/AAAAAAAAAWM/B_2toXaluLg/s1600-h/K%C4%B1br%C4%B1s+Bar%C4%B1%C5%9F+H..jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yFVdv-OCI/AAAAAAAAAWM/B_2toXaluLg/s320/K%C4%B1br%C4%B1s+Bar%C4%B1%C5%9F+H..jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Birinci Barış Harekatı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 Temmuz 1974′te Türkiye, Yunanistan ve İngiltere dışişleri bakanları I. Cenevre Konferansı çalışmalarına başladı. 30 Temmuz’da sona eren konferansta Türk tarafının istekleri doğrultusunda: "Ada’da bir güvenlik bölgesinin kurulması, Rum ve Yunan işgalindeki Türk bölgelerin derhal boşaltılması, esir durumda olan asker ve sivillerin mübadele edilmeleri veya serbest bırakılmaları, barışın sağlanması ile birlikte anayasaya uygun bir hükûmetin yeniden kurulmasının temini, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Kıbrıs Türk Toplumu ile Kıbrıs Rum Toplumu olmak üzere iki otonom idarenin mevcudiyeti" kabul ve ilan edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Bülent Ecevit, adada gelişmelerin kötüye gitmesi sebebi ile diplomatik görüşmeler yapmak üzere Londra’ya gitti. Acil olarak toplanan TBMM, Hükümete genel savaş açma yetkisi verdi. 14 ilde sıkıyönetim ilan edildi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yET6k7reI/AAAAAAAAAVs/bpTWV8fInGo/s1600-h/Hava+indirme.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yET6k7reI/AAAAAAAAAVs/bpTWV8fInGo/s320/Hava+indirme.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;Hava İndirme&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yEjvPCyYI/AAAAAAAAAV0/8D8rZZZBvZk/s1600-h/K%C4%B1br%C4%B1sa+%C3%A7%C4%B1kan+piyade+Erleri+%2820+Temmuz+1974%29.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yEjvPCyYI/AAAAAAAAAV0/8D8rZZZBvZk/s320/K%C4%B1br%C4%B1sa+%C3%A7%C4%B1kan+piyade+Erleri+%2820+Temmuz+1974%29.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Kıbrısa Çıkan Piyade Erleri (20 Temmuz 1974) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yE0Ej1P3I/AAAAAAAAAV8/Dv06Asa2QJg/s1600-h/Yavuz+plaj%C4%B1na+%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1lan+Takviye+birlikler+%28K%C4%B1br%C4%B1s+Bar%C4%B1%C5%9F+Harekat%C4%B1%29.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yE0Ej1P3I/AAAAAAAAAV8/Dv06Asa2QJg/s320/Yavuz+plaj%C4%B1na+%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1lan+Takviye+birlikler+%28K%C4%B1br%C4%B1s+Bar%C4%B1%C5%9F+Harekat%C4%B1%29.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Yavuz Plajına Çıkartılan Takviye Birlikler &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yFGYDThSI/AAAAAAAAAWE/t9hA6yncwyw/s1600-h/K%C4%B1br%C4%B1s+B.H.1.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;20 Temmuz 1974 sabahı uçakların bombardımanından sonra Türk ordusu 6:15′ten itibaren havadan indirme ve denizden çıkarma başladı. Denizden çıkarma Karaoğlanoğlu plajına yapılmıştır. Rumlar, Türkiye’nin 1963 ve 1967′deki gibi adaya müdahale edemeyeceğini düşünmüş bu yüzden ilk başta etkili müdahale edememişlerdir. Ancak akşama doğru karşı harekata başlamışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu karar, İngiltere ve Yunanistan Büyükelçilerine bildirildiği gibi Ankara’da bulunan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Sisco’ya da iletildi. Pakistan, Afganistan ve İran Türkiye’ye yardım sözü verdi. Libya Devlet Başkanı Kaddafi ihtiyaç duyulan tüm askerî mühimmatların kullanılabileceğini bildirdi. Bunun yanında Suudi Arabistan da 1.5 milyar dolarlık petrol ile 1 milyar dolar nakit para hibe etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk kuvvetleri 22 Temmuz’da Girne’yi ele geçirdi. Türk paraşütçüleri Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa’nın Türk kesimine indi. Yunan birliklerinin Ada’da garantör olarak bulunan Türk birliğine saldırması ise, çarpışmaların Ada geneline yayılmasına neden oldu. 22 Temmuz akşamı Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’nin ateşkes kararını kabul etti. Türk müdahalesi sonucu Yunanistan’daki cunta idaresi ve Kıbrıs Nikos Sampson Hükûmeti de yıkılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İkinci Barış Harekatı; “Ayşe Tatile Çıksın”&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak 8 Ağustos’ta II. Cenevre Konferansı’nın yapılmakta olduğu zamanda Türklerin "iyi niyet jesti"olarak Limasol ve Larnaka civarında bir miktar köyü boşaltmış olmalarına rağmen, Milliuhaız Alayı ve EOKA-B işgal ettikleri yerleri tahliye etmedikleri gibi ellerindeki esirleri de serbest bırakmamışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenevre konferansına katılan Dışileri Bakanı Turan Güneş anlaşmanın mümkün olmadığı anlamına gelen "Ayşe Tatile Çıksın" parolasını Başbakan Bülent Ecevit’e bildirmiştir. Ayşe, Turan Güneş’in kızının adıdır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yFGYDThSI/AAAAAAAAAWE/t9hA6yncwyw/s1600-h/K%C4%B1br%C4%B1s+B.H.1.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yFGYDThSI/AAAAAAAAAWE/t9hA6yncwyw/s320/K%C4%B1br%C4%B1s+B.H.1.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yGQFODhxI/AAAAAAAAAWk/Nujt4bfimoc/s1600-h/KbH.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yGQFODhxI/AAAAAAAAAWk/Nujt4bfimoc/s320/KbH.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; font-size: small;"&gt;Bunun üzerine 13 Ağustos’ta Türk birlikleri tekrar ilerlemeye başlamış ve 16 Ağustos’ta Lefke ve Magosa’nın kurtarılmasıyla sona eren üç günlük II. Barış Harekatı’nı gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apar topar ülkeye dönen Başbakan Bülent Ecevit, Milli Selamet Partisi kanadına ateşkesi kabul etmemeleri halinde hükümetin bozulacağını ifade etti. Bu ateşkes ile Erbakan’ın planı hayata geçmemiş oldu. Harekat neticesinde bir taraftan Magosa’ya diğer taraftan Lefke’ye varılarak Türk tarafının sınırları çizildi. İki harekatta toplam 498 Türk askeri, 70 Kıbrıslı Mücahit ve 270 Kıbrıs Türk’ü şehit oldu.&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yFVdv-OCI/AAAAAAAAAWM/B_2toXaluLg/s1600-h/K%C4%B1br%C4%B1s+Bar%C4%B1%C5%9F+H..jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yFwbA_UaI/AAAAAAAAAWU/AdRzG2vISP0/s1600-h/Amfibi+Alay%C4%B1n+Ele+ge%C3%A7irdi%C4%9Fi+Rum+Milli+Muhaf%C4%B1z+Ordusu+Bayra%C4%9F%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yFwbA_UaI/AAAAAAAAAWU/AdRzG2vISP0/s320/Amfibi+Alay%C4%B1n+Ele+ge%C3%A7irdi%C4%9Fi+Rum+Milli+Muhaf%C4%B1z+Ordusu+Bayra%C4%9F%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Amfibi Alayın Ele geçirdiği Rum Milli Muhafız Ordusu Bayrağı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yF6HlDyCI/AAAAAAAAAWc/H-YdC1IHY6s/s1600-h/Deniz+piyade+erleri+ileri+mevzilerde.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yF6HlDyCI/AAAAAAAAAWc/H-YdC1IHY6s/s320/Deniz+piyade+erleri+ileri+mevzilerde.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp; Deniz Piyade Erleri Mevzide&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yGQFODhxI/AAAAAAAAAWk/Nujt4bfimoc/s1600-h/KbH.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.otamoka.com/wp01/2008/07/20/kibris-baris-harekati-20-temmuz-1974/"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-413757155778753774?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/413757155778753774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/kbrs-bars-harekat-20-temmuz-1974.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/413757155778753774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/413757155778753774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/kbrs-bars-harekat-20-temmuz-1974.html' title='* Kıbrıs Barış Harekatı, 20 Temmuz 1974'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1yDq39EIuI/AAAAAAAAAVk/GGvIlLw5kqs/s72-c/KKTC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-1946638963737572717</id><published>2010-01-19T23:45:00.001+02:00</published><updated>2010-01-19T23:46:45.406+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1973 ve 1977 Seçimleri'/><title type='text'>* 1973 ve 1977 Seçimleri, CHP'li Yıllar</title><content type='html'>1973 yılında yapılan seçimlerde ise CHP yüzde 33.3 oranında aldığı oyla yeniden iktidara geldi. Adalet Partisi aynı seçimlerde yüzde 29.8'e gerilerken DP yüzde 11.9, Necmettin Erbakan'ın başkanlığındaki Milli Selamet Partisi yüzde 11.8, CGP yüzde 5.3, MHP yüzde 3.4, TBP yüzde 1.1, MP yüzde 06, bağımsızlar da yüzde 2.8 oranında oy aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1977 seçimlerinde ise CHP oylarını yüzde 41.3'e çıkardı, AP de yüzde 36.9'a. Aynı seçimlerde MSP 8.5, MHP 6.4, CGP 1.9, DP 1.9, TBP 0.4, TİP 0.2, bağımsızlar da 2.5 oranında oy aldı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-1946638963737572717?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/1946638963737572717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/1973-ve-1977-secimleri-chpli-yllar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1946638963737572717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1946638963737572717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/1973-ve-1977-secimleri-chpli-yllar.html' title='* 1973 ve 1977 Seçimleri, CHP&apos;li Yıllar'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-5902452033957578962</id><published>2010-01-19T03:26:00.014+02:00</published><updated>2010-01-19T15:57:26.203+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denizlerin İdamı - 1972'/><title type='text'>* Denizlerin İdamı, 6 Mayıs 1972</title><content type='html'>&lt;b style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Mahkeme Süreci; Savunmalar ve Karar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1Wy4XQnGJI/AAAAAAAAAVM/H28trWpthUQ/s1600-h/Mahkemede.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1Wy4XQnGJI/AAAAAAAAAVM/H28trWpthUQ/s400/Mahkemede.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Durusma yargıcı soruyordu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;-Mahkemeye itimadınız var mı?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Cemil oğlu, 1947 doğumlu, Erzurum Ilıca Mahallesi, Öznü köyü nüfusunda kayıtlı, Hukuk Fakültesi son sınıf ögrencisi Deniz Gezmiş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;-Mahkemeye asla güvenim yoktur. Mahkeme diye böyle bir yerde bulunmaktan utanç duyuyorum.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Durusma yargıcı soruyordu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;-Mahkemeye itimadınız var mı?-&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Beşir oglu, 1947 dogumlu, Çekerek ilçesi Kussaray köyü nüfusuna kayıtlı Ankara ODTÜ fizik bölümü 2'inci sınıf ögrencisi Yusuf Aslan.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;-Mahkemeye güvenim yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Durusma yargıcı soruyordu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;-Mahkemeye itimadınız var mı?-&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Hıdır oglu 1948 dogumlu Kayseri Sarız ilçesi, Bahçeli Mahallesi Nüfusuna kayıtlı ODTÜ'den ayrılma Hüseyin İnan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;-Mahkemeye güvenim yoktur. Sıkıyönetim Mahkemeleri'ni yargı organı olarak kabul etmiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ve Hüseyin mahkeme ve dava konusundaki düsüncelerini sorgusunda, açıklamaya devam ediyor;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;- 50 yılın bütün hesabını 20 gençten soruyorlar. Bununla da kalmayarak, daha ileri gidiyorlar; üç ayda eşi görülmemiş zamların, vergilerin, hayat pahalılığının ve reformları engelleyen parti ve bakanların üstüne örtü çekilerek, dikkatler bizim üzerimize toplanıp, biz, bu 20 genç topun ağzına sürülüyoruz. İddianameyi okudugum zaman, cezanın suça değil, suçun cezaya uydurulmaya çalışıldığını gördüm. Cezamızı; biraz önce bahsettigim pazarlık tayin edecektir. Böyle bir pazarlığın bize reva göreceği cezayı bağımsız yargı organlarından çıkarmak zor oldugu için, sıkıyönetim mahkemelerine çıkartılıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Haklı olarak belirtiyorum; iddia makamını muhatap olarak almıyorum ve mahkemeyi bagimsiz yargi organı olarak kabul etmiyorum. Karanlık günler yasadığımız Erim iktidarı döneminde sözlerimizin halktan gizleneceğini biliyorum. Fakat, hürriyetlerimizin alındığı bu ortamda, konuşma fırsatı bulmak dahi önemlidir. Cezamızın başka organlar tarafindan verileceğini de çok iyi biliyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Cumhuriyet tarihinde ilk defa 20 genç idam talebiyle yargılanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Erim iktidarı 3 aylık politikası ile; sanayiciler ve büyük tüccarlar hariç, Türkiye halkını; açlığın ve sefaletin eşiğine getirmiştir. Bu tehlikeli uygulamayı örtbas etmek için 20 genci topun ağzına sürmek yetmeyecektir!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Tarih, asıl suçluları affetmeyecektir!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Asıl suçlular kurtulsa dahi onları koruyanlar tarih önünde er geç hesap vereceklerdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu mahkemenin sonucu adli bir skandal olabilir. Fakat, mahkemenin sonucu ne olursa olsun dediklerimiz gerçeklesecektir!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ta ki vatanı Amerika'ya satanlar ve gericilerin sonu gelene kadar, bu kavga biz olmasak da devam edecektir!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Yurtsever analar var oldukça devam edecektir! Kısaca; anaların rahmine el atılamıyacağına göre, mutlaka devam edecek ve başarılacaktır...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1WzOJNodeI/AAAAAAAAAVU/2H-MqdBbN9s/s1600-h/Deniz+Duru%C5%9Fmalar3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1WzOJNodeI/AAAAAAAAAVU/2H-MqdBbN9s/s320/Deniz+Duru%C5%9Fmalar3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Denizlerin THKO Ortak Savunmasından;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bizlerin tek özlemi tahsil sırasında bulunmamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığıdır. Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz 50 sene evvel Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkenin çocukları olarak Kurtuluş Savaşı'nın gerçek tahlilini yapmaya her zaman için muktediriz. Biz yine çok iyi biliriz ki Türkiye Kurtuluş Savaşı'nı yapmak için Samsun'a çıkanlara İstanbul örfi idaresince ve mahkemelerince idam cezası verilmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki, Osmanlı İmparatorluğu yüzlerce generalinden ancak birkaç tanesi Kurtuluş Savaşı'na iştirak etmiştir. Ve yine bilmekteyiz ki Kurtuluş Savaşı yapıldığı sırada İstanbul'da bulunanlar bunları yapanlara eşkıya demiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1950 tarihinde Amerikan emperyalizmi iktidara geldi. Demokrat iktidar 27 Mayıs 1960'da tarihe gömüldü. Demokrat Parti gitti, bunun gitmesiyle tellaklar değişmedi. 27 Mayıs'ı kastetmiyorum, bundan sonrasını kastediyorum. Hamam aynı fakat bu defa da tellaklar değişti. Amerika bu dönemde imdada yetişip İnönü'yü düşürdü, Demirel'i iktidara getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenci hareketlerine gelince, Türkiye'de öğrenci olayları 50-60 senedir eksik olmamıştır. Sultan Hamit'in Tıbbiye talebelerini Sarayburnu'ndan denize attığı tarihten itibaren öğrenci hareketleri Türkiye'de devam edegelmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında faşizme hayır diyen gençler ilerici gençlerdi. Ve 28 Nisan 1960 tarihinde özgürlük savaşı veren gençlerdir. Amerikan emperyalizmi tarafından İnönü hükümetten düşürüldüğünde protesto gösterisi yapan gençler ilerici gençlerdir. Anayasa'ya Bağlılık Mitingi'ni de bizler yaptık. O günün mitinginde iktidarın kiralık adamlarından ve polisinden dayak yiyen de gene bizlerdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1968 senesine gelince, üniversiteler öğrenciler tarafından işgal edildi. İşgalleri gayet meşru idi ve kürsü ağaları dahi bu işgallerin haklılığını hiçbir zaman inkar edemedi. Aynı yılın Temmuz ayında Amerikan Filosu'na karşı gösteri yapanlardan Vedat Demircioğlu polis tarafından hunharca öldürüldü. İktidarın kiralık kuvvetleri ve polisi hunharca devrimcilerin üzerine saldırdı. 20'ye yakın devrimci öldürüldü. Bunların hiçbirinin katili bulunamadı. Polis karakolları işkencehane haline getirildi. Hiçbir savcı buna karşı çıkmadı. Fikir özgürlüğünü ve Anayasa'yı paravan yapanlar "önceden Atatürkçü geçinirken O'nun fikir ve şahsiyetini de küçük görmeye başladılar, sadece Mustafa Kemal tarafını beğeniyorlardı." suçlamasını kesin olarak reddediyorum ve asla kabul etmiyorum. Diğer yurtseverler de bunu kabul etmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekler örtülmek isteniyor. Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz. Onun İstiklal-i tam prensibini, ve onun istiklal-i tam Türkiye idealini yalnızca biz devam ettiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Anayasa'yı en fazla savunan bizleriz&lt;br /&gt;&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;İddianame'de bizim Anayasa'yı cebren ilgaya teşebbüs ettiğimiz ileri sürülmektedir. Öteden beri arzetmiş olduğum gibi, bu ülkede Anayasa'yı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa'yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa'nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa'yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. Bile bile iddia makamı bizim Anayasa'yı ilgaya teşebbüs ettiğimizi ileri sürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdddia makamı bizim vermekte olduğumuz Bağımsızlık Savaşı'na karşıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na karşı, reformlara karşı ve bu nedenle bizim Anayasa'yı ilgaya teşebbüs ettiğimizi ileri sürmektedir. Çünkü Süleyman Demirel hâlâ ortada gezmektedir. Kudreti yetiyorsa Süleyman Demirel hakkında aynı şekilde dava açın, onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya alışmışlardır.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Amerika sizin döneminizde ülkeye girdi ve hiçbiriniz sesinizi çıkarmadınız&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dahil sizlersiniz. Çünkü Amerika sizin döneminiz sırasında Türkiye'ye girdi ve hiçbiriniz sesinizi çıkarmadınız. Ve Demokrat Parti iktidarına 10 yıl ses çıkarmadınız. Ta ki 38 yurtsever subay ses çıkarana kadar ve onları devirene kadar. Ve bugün aynı savcılar bu şahıslar hakkında da idam kararı istemektedir. Süleyman Demirel'in Anayasa'yı ihlaline ve despotizmine ve ülkeyi Amerika'ya satmasına ses çıkarılmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve meydanlarda bunlara karşı bizler dövüşmek zorunda kaldık, bizler kurşunlandık. Ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bizim düşmanımız Amerikan emperyalizmi ve yerli işbirlikçileridir&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi Türkiye'yi bu hale getiren eski yöneticilerin bütün suçları bize yüklenmek istenmektedir. Bütün eski idarecilerin suçu bize yükletilmek istenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir. 12 Mart Muhtırası muvaffak olmasaydı bizi itham eden makam onları da aynı şekilde itham ederdi. Buna da kanaatim tamdır. 12 Mart Muhtırası Anayasa'nın uygulanmadığını iddia etmektedir ve parlamentoyu açıkça suçlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz strtaejik olarak düşüncelerimizi hiçbir zaman saklamayız. Hangi şartlar altında olursak olalım bunu açıkça söyleriz. Düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. Nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak düşüncelerimizi her zaman açıkça ifade ederiz. Bizim Anayasa'yı ilgaya teşebbüs gibi bir kastımız bulunsaydı, bunu da burada açıkça söylemekten çekinmezdik. Bizim böyle bir amacımız yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim düşmanlarımız Amerikan emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçileridir. Yani emperyalizm ile işbirliği yapan patronlar, feodal mütagallibe yani bezirgânlar, tefeciler. Toprak ağaları ve diğer işbirlikçileri ve bizim bütün eylemlerimiz bu hedefe yönelmiş bulunmaktadır. Bunun dışında başka bir hedefimiz yoktur.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken mili bütünlüğü bozmakla suçlanıyoruz&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim kişi güvenliğini, mülkiyet hakkını, egemenlik ilkelerini, milli bütünlüğünü bozmak için harekete geçtiğimiz iddiaları vardır. Kişi güvenliğini ihlal edenler kimlerdir. Bunu evvela tesbit etmemiz lazım. Karakollarda işkence gören bizler olduk. Meydanlarda kurşunlanan yine bizler olduk. Bakanların emriyle hapishanelere atılan bizler olduk. Buna rağmen kişi güvenliğini bozan olmakla itham ediliyoruz. Yukarıda anlatılan asıl kişi güvenliğini bozanlar ise serbestçe meydanlarda dolaşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mülkiyet hakkını ortadan kaldıracağımız iddia ediliyor. Bizatihi Anayasa mülkeyet hakkını toplum yararına kısıtlamıştır. Mutlak mülkiyet hakkı tanımamıştır. 50 köye sahip bir toprak ağasını anayasamız kabul etmemiştir. Egemenlik ilkelerine karşı çıkanlar halkın sırtından geçinenlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca milli bütünlüğe karşı çıkmakla da suçlanıyoruz. 101 tane Amerikan üssünün bulunduğu ülkede bizim milli bütünlüğü bozmak istemekle itham edilmemiz gülünç olmaktadır. Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;21 yılın hesabını 21 gençten sormak istiyorlar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal sağ olsaydı bugün çok şaşırırdı. İddianame baştan beri sırf kelle istemek maksadıyla hazırlanmıştır. Şeklen de hukuk mantığından mahrumdur. Hukuki kıymet ve değerden mahrumdur. 21 yılın hesabını 21 gençten sormak maksadıyla ve suçluların telaşı içerisinde hazırlanmış bir iddianamedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şunu iddia ediyorum ki, hareketimiz tamamen Anayasal bir harekettir. Anayasa'nın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeple Anayasal bir davranışta bulunduk. Yaptıklamızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin bağımsızlğından başka bir şey istemedim. Ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün. Ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armğan etmekten onur duyuyorum. Bu bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1Wzf3VAAxI/AAAAAAAAAVc/pU0c01xycPA/s1600-h/Deniz12.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1Wzf3VAAxI/AAAAAAAAAVc/pU0c01xycPA/s320/Deniz12.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Sayın Savcı,&lt;br /&gt;1. Amerikan emperyalizmi gayrî millîdir.&lt;br /&gt;2. Ona ortaklık edenler ulusumuza ihanet etmişlerdir.&lt;br /&gt;3. Emperyalizme karşı mücadele suç değildir, silahlı mücadele ise Anayasayı ihlâl değildir.&lt;br /&gt;4. Gayrî millî olan emperyalizm ve ortaklarının sömürüsü, Anayasaya aykırıdır.&lt;br /&gt;Buna göre iki şey var:&lt;br /&gt;1. Eğer belli bir hata sonucu, iddianame ve mütalaayı hazırladınızsa, dikkatli&lt;br /&gt;olunuz; idamını istediğiniz kişiler kasaplık koyun değildir ve siz savcısınız…&lt;br /&gt;2. Yok eğer yaptığınızın bilincinde iseniz; yolunuz açık olsun.&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Karar;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Deniz Gezmiş Yusuf Aslan, mahkememiz Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının tamamını, bir kısmını, tağyir, tebdil veya ilgaya cebren teşebbüs suçunu işlediğiniz sabit gördü, TCK'nın 146/1 maddesi uyarınca ölüm cezasına tezcilinize karar verdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UAs2AC8oI/AAAAAAAAASE/XQPbDaPp2C4/s320/Halit+%C3%87elenk.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Halit Çelenk &lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bugün 87 yaşında olan, 5 yıldır kanser ve astım tedavisi gören, bir dönemin tanığı Avukat Halit Çelenk, Ankara Bahçelievler’deki evinin kapılarını Akşam’a açtı. 68 kuşağının önderleri, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın, 6 Mayıs 1972 sabahı Ankara Ulucanlar Cezaevi’nin avlusunda darağacına gidişlerine avukat Mükerrem Erdoğan’la birlikte tanıklık eden Çelenk, “İdam Gecesi Anıları” adlı kitabında dahi söz etmediği önemli bir olayı Akşam’a anlattı. Çelenk’in&amp;nbsp; &lt;i&gt;Bir türlü gözümün önünden gitmiyor &lt;/i&gt;dediği saatler şöyle:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1T_op-ixEI/AAAAAAAAAR8/SRkiNcmPCRc/s1600-h/Denizler.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1T_op-ixEI/AAAAAAAAAR8/SRkiNcmPCRc/s200/Denizler.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Yusuf Pencereden İzledi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ulucanlar Cezaevi’nin avlusunda kurulan darağacı, başgardiyanın odasının penceresinden net bir şekilde görülüyordu. Biz cezaevine geldiğimizde Deniz bu odaya alınmıştı ve pencerenin tam karşısındaki koltukta oturuyordu. Deniz’in biraz sonra can vereceği darağacı, tam karşısında duruyordu. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra Deniz’i darağacına çıkardılar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UFRbPSj7I/AAAAAAAAAS8/EW6TkMdW0p8/s1600-h/Deniz+Gezmi%C5%9F+Parkal%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UFRbPSj7I/AAAAAAAAAS8/EW6TkMdW0p8/s200/Deniz+Gezmi%C5%9F+Parkal%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;i&gt;Deniz Gezmiş&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UD8nugYKI/AAAAAAAAASk/rifmKY_Ldlo/s1600-h/Deniz+Gezmi%C5%9F+Yaftas%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UD8nugYKI/AAAAAAAAASk/rifmKY_Ldlo/s320/Deniz+Gezmi%C5%9F+Yaftas%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;i&gt;Deniz Gezmişin Boynuna Asılan Yaftası&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İnfaz sürerken, odaya Yusuf’u getirdikler. Yusuf, pencereden Deniz’in son nefesini verişini izledi. Yusuf infaz edilirken de, Hüseyin’i odaya getirdiler ve o da, Yusuf’un infazını saniye saniye gördü. Bunu kitabımda bile yazmadım, sadece Yusuf Aslan’ın, &lt;i&gt;Duydum Deniz’in sesini &lt;/i&gt;sözlerine yer verdim. Biraz sonra aynı darağacında ölecek birine, arkadaşının infazını seyrettirmekten daha ağır bir işkence olabilir mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UG19xYrEI/AAAAAAAAATE/cojXjhbFL5M/s1600-h/Yusuf+Aslan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UG19xYrEI/AAAAAAAAATE/cojXjhbFL5M/s200/Yusuf+Aslan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Yusuf Aslan &lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UHD_lMhKI/AAAAAAAAATM/8Rglr4_B5x0/s1600-h/H%C3%BCseyin+%C4%B0nan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UHD_lMhKI/AAAAAAAAATM/8Rglr4_B5x0/s200/H%C3%BCseyin+%C4%B0nan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Hüseyin İnan &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Halit Çelenk Anlatıyor;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;25 Dakika Can Çekişti&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;İnfaz kesinleşince darağacında can vermenin ne kadar süreceğini düşündüm. Hukuk Fakültesi’nde okuduğumuz &lt;i&gt;Adli Tıp&lt;/i&gt; kitabında, asılarak ölümün birkaç dakika içinde gerçekleşeceği yazıyordu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Deniz’in infazını unutamıyorum. Deniz’in can vermesi tam 25 dakika sürdü. 87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi anlatamam. Avukat arkadaşım Mükerrem Erdoğan’la birlikte cezaevi doktoru ile tartışmaya başladık. Bunu fark eden cellat yanımıza yaklaştı ve &lt;i&gt;Deniz çok ağır olduğu için ip kopmasın diye çift ilmik kullandım. İnfaz çift ilmik kullandığım için uzadı&lt;/i&gt; dedi. Birkaç dakika içinde sona erecek olan infazın, çift ilmik atılarak 25 dakika sürmesinin adı da, işkencedir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Cellatın açıklamasından sonra duruma itiraz edince, Yusuf ve Hüseyin’in infazlarında tek ilmik kullanıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;87 Yılımın En Zor Anı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halit Çelenk idam gecesini &lt;i&gt;87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi sizlere anlatamam &lt;/i&gt;sözleriyle ifade etti. Çelenk idamın üzerinden 35 yıl geçmesine karşın o geceyi dair her şeyi çok net hatırlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Mahkeme Başkanı Sigara İçti&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizlerin idamı sırasında gözümün önünden gitmeyen bir başka sahne ise, idam cezasını veren mahkemenin başkanı Ali Elverdi’nin, bir ağaca dayanarak sigara içmesidir. Deniz, Yusuf ve Hüseyin darağacına doğru yürürlerken Elverdi, sigarasını tüttürüp havaya üflüyordu. Ben bu davranışı da, bir işkence olarak tanımlıyorum. Çünkü o sigara acı değil, bir keyif sigarasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Deniz’in Ayakları Masaya Değdi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz, sehpaya çıkarıldıktan sonra ayaklarının altındaki tabureyi kendisi tekmeledi. Tabure masanın üzerinde bir süre döndükten sonra düştü. Ancak Deniz boşlukta asılı kalmadı. Çünkü boyu uzun olduğu için ayakları masaya değiyordu. Bu durumu gören Savcı Yardımcısı Veysi Sami, cellatı uyararak, &lt;i&gt;masayı çek, masayı çek &lt;/i&gt;diye bağırdı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bu süre içinde Deniz’in bilinci büyük bir ihtimalle yerindeydi. Darağacındaki kişinin o saniyelerde neler yaşadığını düşünebiliyor musunuz? Deniz’in boyunun uzun olduğunu bile bile, ayaklarının değeceği bir masa konulması, işkenceden başka hangi sözle açıklanabilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Deniz Gezmiş'in Son Mektubu&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Baba,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Mektup Elinize geçmiş olduğu zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin desem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanızı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Önemli olan çok yaşamak değil yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de tereddüte düşmeyeceğimden şüphen olmasın. Oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir. O bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Seninle düşüncelerimiz ayrı, ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, Türkiye’de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara’da 1969’da ölen arkadaşım Taylan Özgür’ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul’a götürmeye kalkma Annemi teselli etmek sana düşüyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et, onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; padding-left: 300px; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;06 Mayıs 1972&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; padding-left: 300px; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Oğlun Deniz GEZMİŞ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; padding-left: 300px; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Yusuf Aslan'ın Son Mektubu&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Sevgili Babacığım,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bu mektubu aldığım zaman ben edebiyyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. Ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. Bir&amp;nbsp; buçuk seneden beri, benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malum Bu son onayı da metanetle karşılamanızı sadece dileyebiliyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Babacığım, bu olayda da annemin ve Yücel’in senin tesellilerine ve desteklerine ihtiyaçları çok. Bunun için ne kadar metin olursan hem senin sağlığın için hem de onlar için o kadar iyi olur. Elbette ki, yıllarca emek verip yetiştirdiğin bir oğlunun bir günde öldürülmesi, kolay göğüslenecek bir olay değildir. Fakat siz benim ne için,&amp;nbsp; kimlere karşı mücadele verdiğimi biliyorsunuz. Ben bu açıdan rahat ve vicdan huzuru içinde gidiyorum. Sizlerin de bu bakımdan rahat ve huzur içinde olduğunuzu ve olacağınızı biliyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Babacığım, annemin ve Yücel’in, senin desteklerine muhtaç olduklarını yukarıda söylemiştim. Onları rahat ettirmek için bütün gücünü kullanacağından zaten eminim. Babacığım, burada şunu ilave edeyim ki, Yücel’in hastalığından kendimi sorumlu hissediyorum. Yücel için her şeyinizi ortaya koyacağınız konusunda da kuşkum yok. Ablamlar için söyleyeceğim: fazla üzülmesinler, olayın sarsıntıları geçtikten sonra normal hayatlarını devam ettirsinler. Mehtap’a ne diyeyim… Benim için her zaman bol bol öpün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Babacığım, cezaevinde kalan arkadaşları ara sıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan çok memnun olurum. Her birisi oğlun sayılır. Dışarıda bizler için uğraşan dostlarımı ve dostlarını hiçbir zaman unutmayacağını biliyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Mektubum burada biterken sizi, anemi, Yücel’i, ablamı, Aziz Abiyi, Mehtap’ı hasretle kucaklarım babacığım… Sağlıcakla kalın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; padding-left: 330px; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Hoşçakalın&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;02 Mayıs 1972&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Hüseyin İnan'ın Son Mektubu&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Babama, anneme, kardeşlerime ve yakın akrabalarıma,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Söyleyecek fazla söz bulamıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bir insanın sonunda karşılayacağı tabii sonuç bildiğiniz sebeplerden dolayı erken karşıma çıktı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Üzüntü ve acınızı tahmin ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İleride durumunu çok daha iyi anlayacağınız inancındayım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Metin olunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Üzüntü ve acılarınızı unutmaya çalışınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bütün varlığımla hepinize kucak dolusu selamlar sevgiler!…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Yazılacak çok şey var, fakat hem mümkün değil, hem de sırası değil&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Candan selamlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; padding-left: 330px; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Hüseyin İNAN&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UBgxhMwBI/AAAAAAAAASM/bfaUlm1Nj5s/s1600-h/Deniz+Gezmi%C5%9F+Mezar%C4%B1.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UBgxhMwBI/AAAAAAAAASM/bfaUlm1Nj5s/s320/Deniz+Gezmi%C5%9F+Mezar%C4%B1.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UCLpalfFI/AAAAAAAAASU/hHJ4d6AaovM/s1600-h/Yusuf+Aslan+Mezar%C4%B1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UCLpalfFI/AAAAAAAAASU/hHJ4d6AaovM/s320/Yusuf+Aslan+Mezar%C4%B1.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UCSshWl9I/AAAAAAAAASc/ZVtE8gQUdWc/s1600-h/H%C3%BCseyin+%C4%B0nan+Mezar%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UCSshWl9I/AAAAAAAAASc/ZVtE8gQUdWc/s320/H%C3%BCseyin+%C4%B0nan+Mezar%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.forumtayfa.com/turkiye-gundemi/4095-deniz-gezmisin-avukati-idami-anlatti.html"&gt;Kaynak...&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.bydigi.net/hikayeler-efsaneler/841-deniz-gezmis-thko-davasindaki-savunma-metni.html"&gt;Kaynak II...&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İdamları TBMM'de 24 Nisan 1972'de oylanmıştı.&lt;br /&gt;İdam kararına 276 milletvekili "Evet", 48 milletvekili de "Hayır" demişti.&lt;br /&gt;2 çekimser vardı. 115 milletvekili de katılmamıştı.&lt;br /&gt;İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Mehmet Ali Aybar, Muammer Erten, Necdet Uğur retçiler arasındaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, İsmet Sezgin, Nahit Menteşe, Hasan Korkmazcan, Oğuz Aygün, Necmettin Cevheri, Zeki Çelikel, "Kabul" demişti.&lt;br /&gt;Necmettin Erbakan, Osman Bölükbaşı, Hüdai Oral, Mustafa Timisi, Orhan Kabibay, oylamaya katılmayanlardandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;Meslektaşımız Türey Köse, geçen hafta çıkan "Ölüme Oy Vermek" (Ümit Y., 2004) kitabında Cumhuriyet tarihi boyunca idamı incelerken, Deniz'lerin oylamasında el kaldırmış siyasilerle görüşmüş, 32 sene sonra ne düşündüklerini sormuş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;Cevapların kiminde samimi bir pişmanlık var, kiminde sinsi bir inkar, kiminde dişli bir inat...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;Tarihe not düşmek açısından AP'lilerin yanıtlarını özetlemek istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Nahit Menteşe:&lt;/b&gt; "Deniz Gezmiş ve arkadaşları konusunda yanlış yaptık. Adli hatalar olabilir. O zaman 'Devlet elden gidiyor' görüşü vardı. Bunlar da gözünü budaktan sakınmıyordu. Asker de bunların mutlak surette idam edilmesi taraftarıydı. (...) Ben idam cezasına karşıydım, ama o dönemin koşulları gereği öyle oldu. İçimizden 'Keşke tasdik edilmese' diyorduk. Ama oy verdik. Aksi halde vatan haini ilan edilirdik". (!!!!!!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İsmet Sezgin:&lt;/b&gt; "Bir baskı ortamı vardı. Meclis, kendini o ortamdan kurtaramadı. Yanlış olmuştur. İdam hiçbir meseleyi halletmiyor. Bu gençler asıldı da ne oldu? Bir kin meydana geliyor. Devlet, duygularla, heyecanlarla değil, akılla, hukukla yönetilir. Can almak Tanrı'ya mahsustur".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Zeki Çeliker:&lt;/b&gt; "Ben hiçbir zaman bir idamı onaylayacak bir tavır içinde olmadım, elim kalkmadı (Deniz'lerin idamına 'Evet' dediği hatırlatılınca...) Demek ki, orada unutmuşum, yanlış yapmışım. (!!!)Şartlar değişikti. Mazide olanları tasvip etmek mümkün değil. Pire için yorgan yakmamak lazım".(!!!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Oğuz Aygün: &lt;/b&gt;"Deniz Gezmiş yakışıklı bir adamdı. Film artisti gibi... İnsanın içi sızlıyor. Belki ben de üzülmüşümdür, gözlerim dolmuştur, keşke olmasaydı diye... Ama Deniz Gezmiş, arkadaşlarının lideri durumundaydı. Fizik yapısı, durumu, inatçılığı ve iddialarıyla... Son dakikaya kadar kapıldığı yoldan en ufak bir sapma göstermeden Türkiye Cumhuriyeti'ne meydan okudu. Bir tek adam, filmlere konu olacak kadar yakışıklı, kabadayı bir adam devlete meydan okuyordu. O ideolojiye taviz verseydik, belki Türkiye'yi bugünlere getiremezdik. Ya devletin prestiji sıfır olacak, ya Deniz Gezmiş asılacaktı. O gün verdiğim karardan bugün pişman değilim, ama üzülüyorum, bunlar olmamalı..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Süleyman Demirel:&lt;/b&gt; "Devirler değişiyor. Bundan 30 sene evvelin şartları bugün yoktur. Başka şartlar vardır. Bugünkü şartları düne götürerek düşünemezsiniz, çok yanlış olur. Binaenaleyh insani tarafını düşündüğümüz zaman, kimsenin, karıncanın incinmesine razı olmayız. Fakat bir olay var: Hikmet-i idare, devletin bekası gibi kavramlar bizim geleneklerimizde vardır. Padişahlar, kardeşlerini, çocuklarını astırmıştır".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Can Dündar&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: purple; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Fotoğraflarla, Denizler...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: purple; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UH4p5_miI/AAAAAAAAATU/u_GOsLsOIcY/s1600-h/Deniz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UH4p5_miI/AAAAAAAAATU/u_GOsLsOIcY/s200/Deniz.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIHoHNctI/AAAAAAAAATc/MmHtGJjyJ6M/s1600-h/Deniz2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIHoHNctI/AAAAAAAAATc/MmHtGJjyJ6M/s320/Deniz2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIMpohD6I/AAAAAAAAATk/-mYvocuP1JM/s1600-h/Deniz3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIMpohD6I/AAAAAAAAATk/-mYvocuP1JM/s320/Deniz3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIQRoa77I/AAAAAAAAATs/tWAbQs9L-oc/s1600-h/Deniz4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIQRoa77I/AAAAAAAAATs/tWAbQs9L-oc/s320/Deniz4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIXa9IzAI/AAAAAAAAAT0/FLuB3aRXL-Q/s1600-h/Deniz14.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIXa9IzAI/AAAAAAAAAT0/FLuB3aRXL-Q/s320/Deniz14.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIfFhXotI/AAAAAAAAAT8/is5OlcCxuGU/s1600-h/Deniz7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIfFhXotI/AAAAAAAAAT8/is5OlcCxuGU/s320/Deniz7.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIkX1DcxI/AAAAAAAAAUE/X6wpuVG7uKs/s1600-h/Deniz8.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIkX1DcxI/AAAAAAAAAUE/X6wpuVG7uKs/s320/Deniz8.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIp8t-jUI/AAAAAAAAAUM/uIucymLxzvc/s1600-h/Deniz11.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1UIp8t-jUI/AAAAAAAAAUM/uIucymLxzvc/s320/Deniz11.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1ULU10sQ-I/AAAAAAAAAU8/mpCti2yE2rU/s1600-h/Deniz19.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1ULU10sQ-I/AAAAAAAAAU8/mpCti2yE2rU/s320/Deniz19.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;* * *&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1ULZKCntnI/AAAAAAAAAVE/-o7aRDi4ems/s1600-h/Deniz23.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1ULZKCntnI/AAAAAAAAAVE/-o7aRDi4ems/s320/Deniz23.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: #990000; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Devrim bir gemidir, kimbilir kaç liman görmüş, kaç Deniz Gezmiş...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;-SON-&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-5902452033957578962?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/5902452033957578962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/denizlerin-idam-6-mays-1972.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5902452033957578962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5902452033957578962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/denizlerin-idam-6-mays-1972.html' title='* Denizlerin İdamı, 6 Mayıs 1972'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1Wy4XQnGJI/AAAAAAAAAVM/H28trWpthUQ/s72-c/Mahkemede.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-7817773765921875090</id><published>2010-01-14T14:54:00.009+02:00</published><updated>2010-01-15T11:46:24.278+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kızılderdere Olayı'/><title type='text'>* Kızıldere Olayı, 1972</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08q8jBgCFI/AAAAAAAAARk/6m-2WA3u_88/s1600-h/kizildere.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08q8jBgCFI/AAAAAAAAARk/6m-2WA3u_88/s320/kizildere.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; font-size: small;"&gt;Hedefleri, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarını önlemekti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Takvimler 30 Mart 1972'yi gösteriyordu. Dönemde Elrom'un öldürülmesini üstlenen&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;örgüt(Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi), Kartal-Maltepe Cezaevi'nden kaçtıktan sonra yine işbaşındaydı.Bu büyük firar Türkiyeyi sarsmıştı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08qLvQ2piI/AAAAAAAAARc/Y_U_K1nqhts/s1600-h/Ula%C5%9F+Bardak%C3%A7%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08qLvQ2piI/AAAAAAAAARc/Y_U_K1nqhts/s200/Ula%C5%9F+Bardak%C3%A7%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ulaş Bardakçı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; font-size: small;"&gt;Şehirde Ulaş Bardakçı ve Hüseyin Cevahir gibi örgütün 2 ve 3 numaralı gerillalarının öldürülmesiyle örgüt kırlara yönelmişti. Devlet tek ismin peşindeydi. Samsun doğumlu Mahir Çayan'dı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; font-size: small;"&gt;Pek çok yazıları yayımlandı Kurtuluş Dergisinde. Marxizmi çok iyi bir şekilde yorumlayan Mahir artık akımını oluşturmuştu. "Çayanizm" görüşü artık siyasi arenadaydı.Ünivesite yıllarında Milli Demokratik Devrim(MDD) anlayışını benimsemişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Türkiye Halk Kurtuluş Partisi - Cephesi kurucularından Mahir Çayan, Dev-Genç Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü, Dev-Genç MYK üyesi Hüdai Arıkan, THKO'dan Cihan Alptekin, Fatsalı Nihat Yılmaz, öğretmen Ertan Sarıhan ve Ünyeli Ahmet Atasoy, iki İngiliz ve bir Kanadalı radar teknisyenini NATO üssünden kaçırdılar. Kendilerini Kızıldere'de bekleyen Dev-Genç Genel Sekreteri Sinan Kazım Özüdoğru, SBF Öğrenci Derneği yöneticisi Sabahattin Kurt, THKO'dan Ömer Ayna ve 'Hava Kuvvetleri Proleter Devrimci Örgütü'nün kurucusu olarak aranan üsteğmen Saffet Alp'le buluştular.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;br /&gt;30 Mart günü saat 16:30 olmuştu. Artık insan avı başlamıştı. Önce karşılıklı sataşmalar olmuştu. Evdekiler tartıştılar ve ardından şu karar alındı; &lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;i&gt;Teslim Olmayacağız,Direneceğiz.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08p8cCb3zI/AAAAAAAAARU/kYCaD-_LvOw/s1600-h/Mahir+%C3%87ayan.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08p8cCb3zI/AAAAAAAAARU/kYCaD-_LvOw/s200/Mahir+%C3%87ayan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ertugrul Kürkçü sık sık küfürler ediyordu. MİTten aynı şekilde cevap geliyordu. Mahir ise dışarıdakileri, &lt;i&gt;Sam Amcanın Evlatları &lt;/i&gt;diyerek suçluyordu. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Mahir'den el bombalarının pimlerini çekin emri geldiğinde jandarma silaha başlamıştı. Ev, toza dumana bürünmüştü. 2 günlük pazarlıgın ardından yapılan çatışmada, başta Mahir Çayan(solda) olmak üzere 9 yoldaşı katledildi. Çatışmadan ise tek sağ kurtulan militan, Ertuğrul Kürkçü oldu. Fakat esas gerçekler onu göstermedi. Çatışmadan sonra Saffet Alp sağ çıktı. Ancak sağ çıkmasına ragmen sorgusuz sualsiz başına bir kurşun sıkılarak öldürüldü.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Kuşatmada , evdekiler Ünyede kaçırdıkları İngiliz teknisyenleri de vurmuştu ölmeden önce.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertugrul Kürkçü ise ağır yaralı halde 2 gün sonra bulundu. Çatışmadan kalan en ilginç not ise; Mahir Çayan'ın cebinden ünlü Fransız sanatçı Sylvie Vartan'ın imzalı fotografı çıkmasıydı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08rBmda53I/AAAAAAAAARs/ajmBw1W1Ol4/s1600-h/Mahir+%C3%87ayan+Mezar%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08rBmda53I/AAAAAAAAARs/ajmBw1W1Ol4/s320/Mahir+%C3%87ayan+Mezar%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.frmtr.com/genel/1111458-basindan-sonuna-kizildere-olaylari-30-mart-1972-a.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-7817773765921875090?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/7817773765921875090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/kzlderdere-olay-1972.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/7817773765921875090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/7817773765921875090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/kzlderdere-olay-1972.html' title='* Kızıldere Olayı, 1972'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S08q8jBgCFI/AAAAAAAAARk/6m-2WA3u_88/s72-c/kizildere.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-5913043638595650448</id><published>2010-01-03T18:33:00.000+02:00</published><updated>2010-01-03T18:33:15.022+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1961 - 1971 Önemli Olayları'/><title type='text'>* 1961 - 1971 Önemli Olayları</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Yeni Anayasa'nin kabulu (9 Temmuz 1961)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Halk oyuna sunulan yeni anayasa %65 evet, %35 hayir oraniyla kabul edilmistir. Bu anayasa cumhuriyetin en demokratik ve özgürlükleri genisleten anayasasi olarak bilinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Idamlar uygulandi (16-17 Eylül 1961)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Yassiada Durusmalari sonucu idama mahkum edilen Hasan Polatkan ve Fatin Rüstü Zorlu Imrali adasinda idam edildiler. Ertesi gün de Adnan Menderes idam edildi. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir basbakan idam ediliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;22 Subat Olayi (22 Subat 1962)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Ankara Harp Okulu komutani Albay Talat Aydemir ve arkadaslari hükümet darbesine kalkistilar. Darbe bastirildi. Katilan subaylar emekliye sevkedildiler ve hükümetle yapilan anlasmaya göre ceza görmediler. Ancak darbeci egilimler ordu içinde güçlenmeye baslamisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;21-21 Mayis Olayi (20-21 Mayis 1963)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Talat Aydemir'in ikinci defa basarisiz darbe tesebbüsü. Ilkinde affedilen Aydemir ve 7 arkadasi bu kez affedilmeyecek ve idam cezasina çarptirilacaklardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kibris Sorunu (21 Aralik 1963)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Kibris'ta EOKA planlari gündeme gelmisti. Bunun üzerine Türk Jetleri ilk defa Kibris semalarinda göründüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Johnson Mektubu (4 Haziran 1964)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Türk hükümetinin Kibris'a müdehale karari almasi üzerine, ABD baskani Johnson Inönü'ye sert bir mektup gönderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Cengiz Topel Sehit (8 Agustos 1964)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kibris'ta Rumlarin hücumu artinca Türk Jetleri askeri hedefleri bombalamaya basladi. Pilot yüzbasi Cengiz Topel sehit oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Demirel AP Genel Baskani (29 Kasim 1964)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Süleyman Demirel Adalet Partisi Genel Baskanligini kazandi. AP Kurultayinda Sadettin Bilgiç'i büyük farkla geçen Demirel genel baskan oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;AP Iktidar (10 Ekim 1965)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Genel seçim sonuçlari açiklandi. Buna göre AP %52.9 oyla iktidar oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ortanin Solu (24 Eylül 1966)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;CHP genel Baskani Ismet Inönü sonradan çok tartisilacak olan "ortanin solu" kavramini Istanbul Il Kongresi'nde açikladi. CHP böylelikle merkez partisi kimliginden yavas yavas uzaklasmaya basladi.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Anadol Otomobil (1 Ocak 1967)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Anadol marka ilk oto piyasaya çikti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Papa Türkiye'de (25 Temmuz 1967)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Papa 6.Paul Türkiye'yi ziyaret etti.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Ögrenci Olaylari (11-12-13 Haziran 1968)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Ankara ve Istanbul'da boykot ve çatisma olaylari yogunlasti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;6. Filo gösterileri (17 Temmuz 1968)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;ABD 6. Filosunun Istanbul'a demirlemesi kanli olaylara sebep oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kommer'in Arabasinin yakilmasi (6 Ocak 1968)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;ABD büyükelçisi Robert Kommer'in arabasi ODTÜ bahçesinde yakildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kanli Pazar (16 Subat 1969)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Istanbul'da 6. Filoyu protesto eden gençlerin üzerine gericiler saldirdi. 2 Ölü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bogaz Köprüsünün temeli atildi (20 Subat 1970)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Istanbul Bogaz Köprüsü'nün temeli atildi.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;15-16 Haziran Sendikalar Kanunu (15-16 Haziran 1970)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Sendikalar kanununu protesto eden DISK'e bagli isçilerle güvenlik kuvvetleri çatisti. Sikiyönetim ilan edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;U-2 Skandali (21 Ekim 1970)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Sovyetlerle U-2 casus uçagi krizi yasandi.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;12 Mart Muhtirasi (12 Mart 1971)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Türk Silahli Kuvvetleri 12 Mart'ta muhtira verdi. Basbakan Demirel görevinden istifa etti. 12 Mart'ta Türkiye'nin önemli dönemeç noktalarindan biri olup, tarihe daha çok baskilari ve iskenceleriyle geçmistir. Ordu içindeki radikal subaylara karsi, statükocu subaylarin bir karsi-hamlesi olmustur.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Erim Kabinesi (26 Mart 1971)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kocaeli milletvekili Nihat Erim baskanliginda "teknisyenler kabinesi" kuruldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Elrom kaçirildi (17 Mayis 1971)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Israil'in Istanbul Baskonsolosu Efraim Elrom, THKP-C militanlarinca kaçirildi ve öldürüldü.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-5913043638595650448?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/5913043638595650448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/1961-1971-onemli-olaylar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5913043638595650448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5913043638595650448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/1961-1971-onemli-olaylar.html' title='* 1961 - 1971 Önemli Olayları'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-2089939254952694812</id><published>2010-01-02T21:31:00.004+02:00</published><updated>2010-01-19T23:42:27.062+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='12 Mart 1971 Muhtırası'/><title type='text'>* 12 Mart Muhtırası, 1971</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-cStThgrI/AAAAAAAAAPw/J5j-mmbsKKE/s1600-h/12+Mart+1971+Muht%C4%B1ras%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-cStThgrI/AAAAAAAAAPw/J5j-mmbsKKE/s320/12+Mart+1971+Muht%C4%B1ras%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Faruk Gürler, Genel Kurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Muhsin Batur (soldan sağa)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;1960'lı yılların sonlarında Türkiye'nin çıkmazları yeni bir askeri müdahalenin ayak seslerini duyurmaya başladı. 1969 seçimlerinden Adalet Partisi (AP) tek başına iktidar olarak çıktı. Ancak, Demokrat Partililer'in siyasal haklarının iadesi konusunda çıkan görüş ayrılığı partiden büyük bir grubun kopmasına neden oldu ve Demokratik Parti adıyla yeni bir parti kuruldu.&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu bölünme hükümetin meclisteki oy oranını düşürürken, zayıf hükümetlerden yakınan kesimlerin eline de büyük bir koz geçmiş oldu. Bu arada 1960'lı yılların ortalarında başlayan öğrenci hareketleri 1970'lerin başında nitelik değiştirmiş, çeşitli gruplar silahlı eylemlere başlamıştı. Sendikalar için hazırlanan yasa tasarısına karşı 15 -16 Haziran 1970'de gerçekleştirilen işçi eylemleri de toplumsal huzursuzluğun bir başka göstergesiydi.&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Huzursuzluk, AP'yi başından beri DP'nin devamı olarak görmüş olan Silahlı Kuvvetleri de derinden etkiledi. 70'lerin başında, Silahlı Kuvvetler reform taleplerini yüksek sesle ifade etmeye başladı ve kuvvet komutanlarının başbakana ülkenin içinde bulunduğu durumla ilgili uyarı mektupları göndermesi askeri müdahale söylentilerinin yaygınlaşmasına yol açtı.&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu arada Silahlı Kuvvetler içinde bir kesim milli devrimci bir gelişme stratejisi benimsedi ve benzerlerine Mısır ve Cezayir'de rastlanan sol bir askeri müdahale(9 Mart Askeri Darbe Teşebbüsü) arayışına girdi. Bütün bu gelişmeler karşısında, Başbakan Süleyman Demirel istifa önerilerini sürekli geri çevirdi ve güvensizlik oyu almadan hükümetten çekilmesinin söz konusu olmayacağını bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu ortamda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üst yönetimi hükümete bir muhtıra verdi ve 12 Mart Muhtırası diye anılan bu müdahaleyle yeni bir döneme girildi.&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Dört imzalı muhtıra;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyiceoğlu'nun imzasını taşıyan muhtıra şu maddelerden oluştu:&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;1-&lt;/b&gt; Parlamento ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatlarıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk'ün bize hedef verdiği uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasanın öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür.&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;2- &lt;/b&gt;Türk milletinin ve sinesinden çıkan Silahlı Kuvvetleri'nin bu vahim ortam hakkında duyduğu üzüntü ve ümitsizliğini giderecek çarelerin, partiler üstü bir anlayışla meclislerimizce değerlendirilerek mevcut anarşik durumu giderecek anayasanın öngördüğü reformları Atatürkçü bir görüşle ele alacak ve inkılap kanunlarını uygulayacak kuvvetli ve inandırıcı bir hükümetin demokratik kurallar içinde teşkili zaruri görülmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;3- &lt;/b&gt;Bu husus süratle tahakkuk ettirilemediği takdirde, Türk Silahlı Kuvvetleri kanunların kendisine vermiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve kollamak görevini yerine getirerek, idareyi doğrudan doğruya üzerine almaya kararlıdır. &lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bilgilerinize.&lt;/span&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Demirel istifa etti&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-dGE-fFmI/AAAAAAAAAP4/bHGUIH8SLP4/s1600-h/Cevdet+Sunay+ve+S%C3%BCleyman+Demirel.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-dGE-fFmI/AAAAAAAAAP4/bHGUIH8SLP4/s320/Cevdet+Sunay+ve+S%C3%BCleyman+Demirel.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Cevdet Sunay ve Süleyman Demirel&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Muhtırayı, anayasa ve hukuk devleti anlayışıyla bağdaştırmanın mümkün olamayacağını belirten Başbakan Demirel hemen istifa ederken, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ordunun görevini yaptığını, ana muhalefet partisi CHP lideri İsmet İnönü ise başbakanın istifasının demokratik bir istifa olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Muhtıra başlangıçta değişik çevrelerce de desteklendi. Ama 12 Martçılar'ın ilk önemli icraatlarından biri ordu içinde geniş bir tasfiye yapmak ve sol darbe hazırlıkları içinde olduğu söylenen subayları ordudan çıkartmak oldu. Ardından 1961 Anayasası'nın öngördüğü temel hak ve özgürlüklere önemli kısıtlamalar getirilen olağanüstü bir ara rejim dönemine girildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Nihat Erim Hükümeti&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0CvA1g4UvI/AAAAAAAAAQU/bcvRo2-u_oM/s1600-h/Nihat+Erim.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0CvA1g4UvI/AAAAAAAAAQU/bcvRo2-u_oM/s200/Nihat+Erim.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Kendisine yeni hükümeti kurma görevi verilen CHP Kocaeli Milletvekili Nihat Erim(solda), partisinden istifa ettikten sonra, 26 Mart'ta yeni hükümeti açıkladı. 25 kişilik kabinede 5 AP'li, 3 CHP'li ve 1 de MGP'li üye yer alırken, kalan 14 bakan TBMM dışından seçildi. Bu arada yasadışı örgütlerin banka soygunları ve adam kaçırma eylemleri hızla devam ediyordu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Hükümet, 26 Nisan'da sol muhalefeti iyice sindirmek amacıyla İstanbul, Ankara ve İzmir'in de bulunduğu 11 ilde sıkıyönetim ilan etti ve hemen ardından geniş çaplı tutuklamalar başladı. Sıkıyönetim komutanlıkları çeşitli derneklerin faaliyetlerini durdururken, bazı gazetelerin yayımına geçici bir süre için yasak koydu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Elrom olayı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-dMRTFFXI/AAAAAAAAAQA/mDiVNj2RdPA/s1600-h/Mahir+%C3%87ayan.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-dMRTFFXI/AAAAAAAAAQA/mDiVNj2RdPA/s200/Mahir+%C3%87ayan.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;17 Mayıs'ta İsrail'in İstanbul Başkonsolosu Efraim Elrom'un Mahir Çayan'ın(solda) önderliğini yaptığı Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi adlı yaşadışı örgüt tarafından kaçırılması ve örgütün, tutuklu arkadaşları serbest bırakılmadığı takdirde Elrom'un öldürüleceği yolunda açıklama yapması, hükümetin tavrının iyice sertleşmesine neden oldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Olay üzerine Başbakan Yardımcısı Sadi Koçaş'ın radyoda okuduğu hükümet bildirisinde, Elrom'un derhal serbest bırakılmaması halinde bu eylemi düzenleyen örgütle uzaktan yakından ilişkisi bulunan herkesin tutuklanarak sıkıyönetim komutanlıklarına teslim edileceği, başkonsolos öldürüldüğü takdirde de idam cezası öngörülen geriye yürütmeli yasalar çıkarılacağı açıklandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu arada güvenlik güçleri yaygın bur tutuklama dalgası başlattı. Aralarında ülke çapında ünlenmiş gazeteci, sendikacı ve öğretim görevlisinin de bulunduğu sol görüşlü bir kişi gözaltına alındı. Kaçırılışın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Elrom'un izine rastlanamaması üzerine 23 Mayıs'ta İstanbul'da 15 saat süreyle sokağa çıkma yasağı kondu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Aynı gün Elrom, Nişantaşı'nda bir evde şakağına üç kurşun sıkılarak öldürülmüş halde bulundu. 27 Mayıs'ta olayla ilgisi oldukları açıklanan 4 kişi gözaltına alındı. 30 Mayıs'ta ise Elrom'un kaçırılarak öldürülmesi olayına karıştıkları gerekçesiyle aranan Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir'in bir binbaşının kızını rehin alarak sığındıkları İstanbul Maltepe'deki ev kuşatma altına alındı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Operasyonlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-eEfI8aLI/AAAAAAAAAQI/AfCSRRad89k/s1600-h/Sinan+Cemgil.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-eEfI8aLI/AAAAAAAAAQI/AfCSRRad89k/s200/Sinan+Cemgil.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu arada yine Elrom olayıyla ilgili olarak aranan Cihan Alptekin ve Tayfun Cinemre Tekirdağ'da yakalandı. 31 Mayıs'ta da Adıyaman'daki Nurhak Dağı'nda güvenlik güçleriyle çatışmaya giren 6 eylemciden Sinan Cemgil(solda), Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan öldürülürken, biri kaçtı, öteki iki eğlemci sağ olarak ele geçirildi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Güvenlik güçleri 1 Haziran'da Maltepe'deki eve operasyon düzenledi. Hüseyin Cevahir öldürülürken, Mahir Çayan yaralı olarak yakalandı. Rehine olarak tutulan Sibel Erkan sağ olarak kurtarıldı. 16 Temmuz'da Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının, 16 Ağustos'ta da Mahir Çayan ve arkadaşlarının yargılanmasına başlandı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;9 Ekim'de Deniz Gezmiş ve 17 arkadaşı idama mahkum olurken, 30 Kasım'da Mahir Çayan ve 4 arkadaşı tutuklu bulundukları Maltepe Askeri Ceza ve Tutukevi'nden tünel kazarak firar ettiler. Bu arada 20 Eylül'de temel hak ve özgürlüklere büyük kısıtlamalar getiren anayasa değişiklikleri benimsendi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;3 Aralık'ta aralarında Başbakan Yardımcısı Sadri Koçaş ve Atilla Karaosmanoğlu'nun da bulunduğu 11 bakan, kalkınma hamlesini ve reformları Atatürkçü bir görüşle gerçekleştirme olanağı kalmadığı inancıyla hükümetten istifa etti. Bu istifalar 1. Erim hükümetinin sonunu getirdi. Yeniden Başbakanlık görevine getirilen Erim, 11 Aralık'ta yeni bakanlar kurulu listesini açıkladı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;İdamlara onay&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DO9OX0nzI/AAAAAAAAAQ8/l92UZxf17Ys/s1600-h/Ula%C5%9F+Bardak%C3%A7%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DO9OX0nzI/AAAAAAAAAQ8/l92UZxf17Ys/s200/Ula%C5%9F+Bardak%C3%A7%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;10 Ocak 1972'de Askeri Yargıtay; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararını onayladı. 19 Şubat'ta İstanbul Fındıkzade ve Arnavutköy'de düzenlenen operasyonlar sonucunda Mahir Çayan'la birlikte firar edenlerden Ziya Yılmaz yaralı olarak yakalandı. Ulaş Bardakçı(solda) öldürüldü.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;27 Mart'ta Ordu'nun Ünye ilçesindeki NATO Hava Üssü'nde görevli 3 İngiliz teknisyen Mahir Çayan ve arkadaşları tarafından kaçırıldı. Güvenlik güçleri 30 Mart'ta eylemcilerin Niksar'ın Kızıldere köyünde saklandıkları eve operasyon düzenleyip, aralarında Çayan'ın da bulunduğu 10 eylemciyi ölü, Ertuğrul Kürkçü'yü de sağ olarak ele geçirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Çatışma sırasında İngiliz teknisyenler de öldü. Kızıldere operasyonundan sonra güvenlik güçleri yurt çapında duruma hakim oldu ve bu arada Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 6 Mayıs'ta idam edildi. 12 Mart ara rejimi, Erim'den sonra Ferit Melen hükümetiyle devam etti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu arada genelkurmay başkanlığını devralıp cumhurbaşkanı seçilebilmek için bu görevinden istifa eden Faruk Gürler'in cumhurbaşkanı olma girişimi sonuçsuz kalınca 12 Martçılar ilk büyük darbeyi aldılar.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Fahri Korutürk'ün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra başbakanlığa atanan Naim Talu ülkeyi seçimlere götürdü ve 14 Ekim 1973 seçimleriyle birlikte, partiler üstü hükümetlerle yürütülen 12 Mart ara rejimi sona erdi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/%20http://www.nuveforum.net/1390-cografya-tarih/83407-12-mart-muhtirasi/"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-2089939254952694812?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/2089939254952694812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/12-mart-muhtras-1971.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2089939254952694812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2089939254952694812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/12-mart-muhtras-1971.html' title='* 12 Mart Muhtırası, 1971'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz-cStThgrI/AAAAAAAAAPw/J5j-mmbsKKE/s72-c/12+Mart+1971+Muht%C4%B1ras%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-6535083188654247979</id><published>2010-01-02T18:35:00.002+02:00</published><updated>2010-01-02T21:33:03.480+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='9 Mart 1971- Darbe Teşebbüsü'/><title type='text'>* 9 Mart 1971, Darbe Teşebbüsü</title><content type='html'>&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Doğan Avcıoğlu'nun çıkardığı Devrim gazetesi etrafında toplanan ve içlerinde 27 Mayıs İhtilalini yapan Milli Birlik Komitesi'nin gerçek lideri Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu'nun da bulunduğu Milli Demokratik Devrimciler, o dönemin siyasi partilerinin demokrasi anlayışının bir oyalamaca olduğunu ileri sürerek ulusçu-devrimci yöntem olarak ifade edilen ilkeler doğrultusunda parlamento dışı muhalefeti savunuyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz91OnoysqI/AAAAAAAAAPY/rxmxQt07-v4/s1600-h/Muhsin+Batur.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz91OnoysqI/AAAAAAAAAPY/rxmxQt07-v4/s320/Muhsin+Batur.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; Org. Muhsin Batur&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu çalışmaların ordu içindeki yansıması özellikle genç Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur ve kara kuvvetleri karargâhındaki çeşitli unsurları etkisi altına almıştı. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler'in de bu ekibe dahil olduğu söyleniyordu&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz91WJTKXaI/AAAAAAAAAPg/QEfjtITjL80/s1600-h/Org.+Faik+T%C3%BCr%C3%BCn.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz91WJTKXaI/AAAAAAAAAPg/QEfjtITjL80/s200/Org.+Faik+T%C3%BCr%C3%BCn.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Org. Faik Türün&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ancak ordunun tamamı sol bir darbeye yandaş değildi. Özellikle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç ve İstanbul'daki 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün, sol darbeye açıkça karşı çıkıyor, Kara Kuvvetleri Komutanı Gürler'i katıldığı söylenen cepheden ayrılması için baskı altına alıyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Orgeneral Faik Türün eğer Milli Demokratik Devrimciler Ankara'da darbe yapacak olurlarsa, TBMM'ni derhal İstanbul'da toplayacağını ve Meclis'in alacağı kararla Ankaradaki darbecilere karşı 1. Ordu ile harekete geçeceğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Faruk Gürler'in sol darbecilerden ayrıldığı, Muhsin Batur'un tek başına bu işe kalkışamayacağı ihtimali belirince cuntacılar 9 Mart 1971 günü darbe yapmak istediler. Kendilerine seçtikleri lider, Kara Kuvvetleri karargâhında bir Tümgeneral olan Celil Gürkan'dı. Ama Gürkan, kendi deyişiyle düğmeye basmadı, teşebbüs gerçekleşmedi ama ok yaydan çıkmıştı. 10 Mart günü Ankara'da, daha önce adı bile duyulmamış olan Genişletilmiş Komuta Konseyi toplantısı yapıldı, toplantıya ordudaki bütün Orgeneraller ve Korgeneraller davet edildi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün, Ankara'ya gitmeden önce eşi ve çocuklarını sol-darbeci genç subaylardan korumak için memleketine bir akrabasının yanına gönderdi, sonra da toplantı öncesi Ankara Garnizon Komutanı olan kardeşi Tümgeneral Türün'ü arayarak tedbir almasını istedi. Bunun üzerine Ankara garnizonundan askerler gün boyu devam eden toplantı boyunca, daha doğrusu Orgeneral Faik Türün sağ salim dışarı çıkana kadar, Genelkurmay karargâhını kuşatarak 'emniyete aldı'lar. İşte bu toplantıda 12 Mart günü hükümete muhtıra verilmesi kararı alındı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz91mPnYy1I/AAAAAAAAAPo/jABLFuN3NBM/s1600-h/Mahir+Kaynak.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz91mPnYy1I/AAAAAAAAAPo/jABLFuN3NBM/s200/Mahir+Kaynak.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Mahir Kaynak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Nitekim 9 Mart 1971 tarihinde planlanan darbe, içlerinde Mahir Kaynak ve Mehmet Eymür'ün de bulunduğu Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarının durumu Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve 1. Ordu Komutanı Faik Türün'e haber vermesiyle akamete uğratıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; 12 Mart Muhtırası'nı veren Memduh Tağmaç, Orgeneral rütbesindekiler hariç bu 9 Mart 1971 Milli Demokratik Devrimine adı karışan başta Tümgeneral Celil Gürkan olmak üzere tüm subayları re'sen emekliye sevketti. 1. Ordu Komutanı Faik Türün de bu darbeye adı karışan tüm Devrim yazarlarını Ziverbey Köşkünde Milli İstihbarat Teşkilatı vasıtasıyla sorguya çekti.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu sorgularda Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler ve kod-adı olarak Yavuz Bey'i kullanan Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un da 9 Mart darbe teşebbüsüne önce destek verdikleri, fakat sonra istihbarat bilgileri Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç'a ulaşınca desteklerini geri çektikleri ortaya çıktı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/%20http://www.wardom.org/9-mart-1971-darbe-tesebbusu-t219537.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-6535083188654247979?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/6535083188654247979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/9-mart-1971-darbe-tesebbusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6535083188654247979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6535083188654247979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/9-mart-1971-darbe-tesebbusu.html' title='* 9 Mart 1971, Darbe Teşebbüsü'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz91OnoysqI/AAAAAAAAAPY/rxmxQt07-v4/s72-c/Muhsin+Batur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-3867605708773637791</id><published>2010-01-02T18:15:00.002+02:00</published><updated>2010-01-02T21:34:25.726+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kanlı Pazar-16 Şubat 1969'/><title type='text'>* Kanlı Pazar, 16 Şubat 1969</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9wdL4L-qI/AAAAAAAAAO4/blKuoEwxBSc/s1600-h/Kanl%C4%B1+Pazar,+%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9wdL4L-qI/AAAAAAAAAO4/blKuoEwxBSc/s320/Kanl%C4%B1+Pazar,+%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9xAQfRATI/AAAAAAAAAPI/mqx1u4wJdDY/s1600-h/Kanl%C4%B1+Pazar,+%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9xAQfRATI/AAAAAAAAAPI/mqx1u4wJdDY/s320/Kanl%C4%B1+Pazar,+%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Gösteri ve Çatışmalar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;16 Şubat 1969 tarihinde 6. Filo’yu protesto etmek için devrimci gençler tarafından Beyazıt Meydanı’nda bir protesto mitingi düzenlendi. Gerici ve faşist odakların günler öncesinden mitingi hedef gösterip gericileri kışkırtması üzerine protesto mitingi kana bulandı. Mitinge yapılan saldırıda TİP üyesi Ali Turgut Aytaç ve işçi Duran Erdoğan gericiler tarafından bıçaklanarak katledilirken yaklaşık 200 kişi de yaralandı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9wK87GejI/AAAAAAAAAOw/hi3E1Ek6Oyw/s1600-h/Ali+Turgut+B%C4%B1%C3%A7aklanmas%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9wK87GejI/AAAAAAAAAOw/hi3E1Ek6Oyw/s320/Ali+Turgut+B%C4%B1%C3%A7aklanmas%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Kanlı Pazar’ın bir gün sonrasında Günaydın gazetesi’nde Ali Turgut Aytaç'ın bıçaklandığı anı gösteren bir fotoğraf yayınlandı. Cinayetin birkaç metre ötesinde bulunan polis ise olayı sadece seyrediyordu. &lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Kanlı Pazar’a yol açan provokasyonun mimarlarından Mehmet Şevket Eygi miting öncesi Bugün gazetesindeki köşesinde Müslümanları Kızıl Kafirlere karşı savaşa çağırmış &lt;/span&gt;&lt;i style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Müslüman kardeşim, sen bu savaşta bitaraf kalamazsın. Ben namazımı kılar, tespihimi çekerim... Etliye, sütlüye karışmam deyip de kendine zulüm edenlerden olma, gözünü aç, bak!.. Onlarda taş, sopa, demir, molotof kokteyli mi var? Biz de aynı silahları kullanmaktan aciz değiliz... Cihat eden zelil olmaz. Sağ kalırsa gazi olur, canını verirse şehitlik şerefini kazanır,&lt;/i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; demişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9yfhtzFTI/AAAAAAAAAPQ/LQ9_ey_-tt0/s1600-h/Mehmet+%C5%9Eevki+Eygi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9yfhtzFTI/AAAAAAAAAPQ/LQ9_ey_-tt0/s200/Mehmet+%C5%9Eevki+Eygi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Mehmet Şevki Eygi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Bedir Yayınları’nın sahibi olan ve halen Milli Gazete’de köşe yazarlığı yapmakta olan Eygi 2006 Nisan’ında Yeni Şafak gazetesinde yayınlanan röportajında Kanlı Pazar nedeniyle herhangi bir vicdani rahatsızlık duymadığını belirterek “Bugün aynı şartlar olsa yine aynı şeyi hiç tereddütsüz yapardım” diye açıklama yapmıştı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/%20http://kayip-babil.blogspot.com/2008/02/kanl-pazarn-yldnm.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-3867605708773637791?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/3867605708773637791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/kanl-pazar-16-subat-1969.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3867605708773637791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3867605708773637791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/kanl-pazar-16-subat-1969.html' title='* Kanlı Pazar, 16 Şubat 1969'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9wdL4L-qI/AAAAAAAAAO4/blKuoEwxBSc/s72-c/Kanl%C4%B1+Pazar,+%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-1679624904154385560</id><published>2010-01-02T17:53:00.000+02:00</published><updated>2010-01-02T17:53:10.395+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Komer&apos;in Arabasının Yakılması'/><title type='text'>* Komer'in Arabasının Yakılması, 1969</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1969 yılı, Amerikan aleyhtarlığının doruğa vurduğu bir yıldı. O sene, Türkiye’ye elçi olarak Robert W. Komer atandı. Türkiye’deki solcu güçler de Robert Komer’i istenmeyen adam ilan ettiler. O dönemdeki sol öğrenci hareketinin fikir örgütü olarak çalışan Fikir Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı Zülküf Şahin, 27 Kasım 1968 Çarşamba günü bir kampanya açarak istenmeyen adam ilan ettikleri yeni ABD Büyükelçisi Robert Komer’in güven mektubunun, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından kabul edilmemesini istediler. Gençler Kommer’i&lt;i&gt; Vietnam Canavarı&lt;/i&gt; olarak nitelendiriyorlar, &lt;i&gt;Komer; non-grata&lt;/i&gt; (istenmeyen adam) ilan edilsin diyorlardı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Yeni Büyükelçi Komer’in Türkiye’ye gelişini kınamak amacıyla, 28 Kasım 1968 Perşembe günü, Yeşilköy’deki Atatürk Havaalanı’na giden öğrenciler, toplum polisi ile çatışmışlardı. İstanbul Üniversitesi Fikir Kulübü’nün 29 Kasım 1968 Cuma günü yayımladığı bildiride de “Ulusal bağımsızlığımız ve şerefimize bir darbe daha indirildi. Vietnam kasabı Komer, Türkiye’ye Amerikan büyükelçisi olarak tayin edildi” deniliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Otomobil Nasıl Yakıldı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9qS0gA6UI/AAAAAAAAAOQ/t404FSCT2hU/s1600-h/Kommer+yanan+arabas%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9qS0gA6UI/AAAAAAAAAOQ/t404FSCT2hU/s320/Kommer+yanan+arabas%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Türkiye’de sağ-sol kutuplaşmasının hızla tırmandığı 1969 yılında, Amerika; sağcıların dayandığı güç olarak kabul ediliyordu. Sol kesim, ABD’yi Türkiye’yi sömüren bir ülke olarak görüyordu. Vietnam Savaşı’nda Amerikan yönetiminin uyguladığı kırım ve yıkım da bütün dünyada olduğu gibi Türk üniversitelerinde de şiddetli bir tepki yaratmıştı. Böyle bir ortamda; sol kesimin kalesi gibi gözüken ODTÜ’ye ABD elçisinin gelmesi, bardağı taşıran damla gibi olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;i style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Komer’in aracının nasıl yakıldığını Hürriyet Gazetesi’nin haberinden izleyelim:&lt;/i&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Olay öğle üzeri saat 12 ila 13 arasında cereyan etmiştir. Amerikan Büyükelçisi, Rektör Kemal Kurdaş’ın öğle yemeği davetini kabul etmiş ve arabası ile Orta Doğu Üniversitesi Rektörlük binasına gelmiştir. Kapıda Kemal Kurdaş ve diğer ilgililer tarafından karşılanan Robert Komer, binaya girmiş ve kısa bir istirahat için Kemal Kurdaş’ın odasında oturmuştur. Bu sırada Rektörlük binası önünde toplanan bir grup Orta Doğu Üniversitesi öğrencisi önce, Yankee go home! diye bağırmış ve Kahrolsun Amerika diye devam etmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu hareketin sadece bir protesto anlamında başlayıp biteceğinin sanıldığı bir sırada, öğrenciler Cadillac’ın etrafını çevirmişler, şoförü uzaklaştırmışlar ve ilk önce arabanın camlarını kırmışlardır. Daha sonra buldukları bazı kalın odunlarla Cadillac’ın yerinden oynamasını sağlamışlar ve devirmişlerdir. Bunun hemen arkasından öğrenciler arabanın benzin bidonunu delmişler ve akan benzinleri ateşlemişlerdir. Cadillac bir anda alevler içinde kalmış ve bu sırada itfaiye çağrılmıştır. Fakat itfaiye geldiğinde öğrenciler gene faaliyete geçmişler, hortumlarını tamamen kesmişler ve itfaiyenin su sıkmasını, arabayı kurtarmasını engellemişlerdir.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Yangın bittikten sonra öğrenciler bu defa yanan arabanın etrafını sarmışlar ve kimseyi yaklaştırmamışlardır. Amerikan Büyükelçisi ile diğer ilgililer hareketi pencereden seyretmişlerdir. ODTÜ Rektörü Kurdaş ve diğer ilgililer polisin müdahalesini istememişlerdir.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Suç Komer'i Davet Edenlerindir&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Öte yandan, olaydan sonra bir bildiri yayınlayan Orta Doğu Öğrenci Birliği olayı, öğrenciler adına protesto ettiğini belirtmiştir. Yayınlanan bildiride özetle şöyle denilmiştir: &lt;i&gt;Büyükelçi Komer, gerek temsil ettiği Amerika Hükümeti ve gerekse kişiliği yönünden Türkiye çıkarlarına aykırıdır. Bunu Ankara’ya ayak bastığı gün kendisine karşı yapılan protesto hareketleriyle ortaya koyduk. Fakat son yapılan hareket protestonun tüm olarak dışına çıkmış ve anarşist bir tutuma bürünmüştür. Sorumluluk, tüm olarak birkaç anarşist öğrencinin ve bunları dikkate almadan Komer’i okulumuza çağıran yöneticilerindir.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Konseyin Bildirisi&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Kemal Kurdaş başkanlığında toplanan Üniversite Konseyi ve disiplin kurulu toplantısından sonra bir açıklama yapılmıştır. Açıklamada olaylar anlatıldıktan sonra özetle şöyle denilmektedir: &lt;i&gt;Bir grup öğrenci tarafından meydana getirilen olayları üniversiteye mal etmek doğru olmaz. Bu olaylar, fikir özgürlüğü ile bağdaşmadığı gibi; şiddet hareketlerinin demokratik düzenimize de büyük zarar vereceği tabiidir. Olaya katılanlar hakkında kanuni kovuşturmanın yanı sıra, üniversite yetkili organlarının da gerekli işlemlere derhal başladığını belirtelim.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Karşı Bildiri&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Üniversite yönetiminin bu tavrına, önde gelen üniversitelerin fakültelerinden hemen cevap geldi. Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu, İstanbul Üniversitesi, İTÜ, Yıldız Teknik, ODTÜ gibi okulların çeşitli fakültelerinin öğrenci kuruluşları karşı bildirileri ile şunu söylediler:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Türk kamuoyuna,Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Komer’in arabasının yakılması ve peşi sıra gelen olaylar, şimdiye değin kamuoyuna eksik ve yanlış olarak yansıtılmıştır. ABD, vahşi ve dünyanın her yanında zor kullanan, şiddet kullanan bir devlettir. Komer’in arabasının yakılması Amerika’nın şiddetine karşı duruştur, ‘karşı şiddet’ hareketidir. Böyle bir topluluğa karşı fikir mücadelesi yürütülemez. Türk halkının anti-emperyalist mücadelesini en sağlam bilinç ile yürüten arkadaşlarımızı fikir özgürlüğünün baltalayıcıları olarak göstermek, halkı yanıltmak demektir.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu çatışmalar giderek artacak ve sonunda 12 Mart 1971 askeri müdahalesi gelecektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.tumgazeteler.com/?a=2467244"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-1679624904154385560?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/1679624904154385560/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/komerin-arabasnn-yaklmas-1969.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1679624904154385560'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1679624904154385560'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/komerin-arabasnn-yaklmas-1969.html' title='* Komer&apos;in Arabasının Yakılması, 1969'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9qS0gA6UI/AAAAAAAAAOQ/t404FSCT2hU/s72-c/Kommer+yanan+arabas%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-8388723118011533874</id><published>2010-01-02T17:43:00.005+02:00</published><updated>2011-02-18T18:38:37.899+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='6.Filo Eylemleri'/><title type='text'>* 6.Filo Eylemleri, 1967-1971</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9nfMSppNI/AAAAAAAAANY/bT_xW07QH5M/s1600-h/6.+F%C4%B0lo+Defol.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9nfMSppNI/AAAAAAAAANY/bT_xW07QH5M/s400/6.+F%C4%B0lo+Defol.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;6. Filo eylemleri anti-emperyalist mücadelede önemli bir sembol haline gelmiş, tarihimizin en onurlu sayfalarında yerini almıştır. ABD'nin 6. Filosu ülkemize uğradığı her yerde adeta geldiğine pişman edilmiştir. Ne filo kendini koruyabilmiş, ne de işbirlikçileri onları koruyabilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ekim 1967'de 6. Filo Türkiye'ye gelecekti. Gençlik günler öncesinden hazırlandı Filo'nun gelişine. İTÜ, Yıldız Teknik ve ODTÜ Talebe Birlikleri, 7 Ekim 1967'de Amerika'yı protesto eden ve karaya çıkışlarını engellemeyi amaçlayan bir miting düzenlediler. Geç saatlere kadar beklendi fakat 6. Filo'dan tek bir Yankee bile Dolmabahçe'den karaya çıkmaya cesaret edemedi. Sabah Dolmabahçe'den karaya çıkması planlanan Filo komutanı Koramiral William İ. Martin de korkudan çıkamamıştı. Bir helikopterle Amerikan konsolosluğuna gidip aynı biçimde gemisine dönmüştü.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;6. Filo'ya karşı Fikir Klüpleri Federasyonu (FKF) tarafından yayınlanan bildiride şöyle deniyordu:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9t-NnWLGI/AAAAAAAAAOg/jh0PoCXm9PI/s1600-h/6..F%C4%B0LO+protestolar%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9t-NnWLGI/AAAAAAAAAOg/jh0PoCXm9PI/s320/6..F%C4%B0LO+protestolar%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Türk Bayrağı Açılmış ve Protestolar Devam Ediyor&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;"Amerika'nın Vietnam'daki vahşetine, Türkiye'deki pervasızlığına dur demenin zamanı gelmiştir. Türkiye'de girebileceği iğrenç oyunların tasavvuru, insan bilincinin bu dev savaş makinesiyle mutlaka başedeceği inancımızdan bir şey eksiltmemiştir." (Türkiye'de Devrimci Gençlik Hareketi Tarihi, sf: 375)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Devrimci gençlik 6. Filo'yu protesto edip, askerleri karaya çıkartmazken, Türkiye Milliyetçi Öğretmenler Konfederasyonu Genel Başkanı Selahattin Arıkan, solcuların işi azıtmaları halinde kahraman Türk ordusu müdahale edecek ve Yunanistan'da olduğu gibi komünistlerin hakkını avuçlarına sokacaktır, diye devrimci gençliği tehdit ediyordu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;FKF'liler, 6. Filo kaldığı süre boyunca Dolmabahçe'de açlık grevi yapar. 12 Ekim'de başlayan açlık grevine polis saldırır. 16 Ekim gecesi Taksim Anıtı'nın önünde ABD bayrağı yakılır... 6. Filo 17 Ekim'de ülkemizden defolup gitmek üzere demir alırken; FKF açlık grevini ve diğer eylemlerini sonlandırır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9nvJ5cPyI/AAAAAAAAANg/J4rwEro8fQM/s1600-h/68+Denizden+%C3%87%C4%B1kar%C4%B1lan+ABD+Askeri.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9nvJ5cPyI/AAAAAAAAANg/J4rwEro8fQM/s400/68+Denizden+%C3%87%C4%B1kar%C4%B1lan+ABD+Askeri.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;6.Filo Askerlerinin Denizden Çıkarılması&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bir süre sonra, bir daha gelir Yankeeler ve ilk olarak o zaman, 1968'de Dolmabahçe'de denize dökülürler. 6. Filo, 1968 Temmuz'unda bölge halklarına tehdit için dolaşmaktaydı ve işbirlikçilerinin davetiyle karaya ayak basmak üzere İstanbul'a gelmişti. İstanbula gelme nedenleri tam bir ahlaksızlıktı. Alenen genelevler hazırlanmıştı Amerikan askerleri için. Fakat asıl onursuzluk genelevleri Amerikan askerlerinin hoşuna gitsin diye beyaza boyayan işbirlikçilerininkiydi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ama o kadar kolay olmayacaktı karaya ayak basmak. Askerler karaya ilk çıktıkları anda gençliğin tepkisiyle karşılaşır, ancak o gün, işbirlikçi iktidarın polisleri sayesinde kurtulurlar. Gösteriler, eylemler gittikçe yaygınlaşır. Gençlik Dolmabahçe'den Taksim'e yürüyüş kararı alır. Yürüyüş polis tarafından engellenir ve gençlik liderlerinden bir kısmı gözaltına alınır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;17 Temmuz'da, polis öğrencilerin üssü durumundaki İTÜ yurduna baskın düzenler ve 30 öğrenciyi gözaltına alır, 47 öğrenci hastanelik edilir. Bu baskında bir öğrenci de katledilir. Vedat Demircioğlu emperyalizme karşı verilen mücadeledeki ilk şehitlerimizden biri olur. Gençliğin öfkesi daha da büyür. İstanbul üniversitelerindeki öğrenciler toplanarak Taksim'e yürürler. Konuşmaların ardından hedef ilan edilir: Dolmabahçe önünde demirli bulunan 6. Filodur. Binlerce öğrenci Amerikan askerlerini denize dökerler. Polisin engelleme çabaları da işe yaramaz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bir süre sonra, bu kez İzmir 6. Filo'ya dar edilir. Tarih 29 Ağustos 1968'dir. Kahrolsun Amerika sloganlarıyla yapılan mitingde, devletin yardımcısı gerici faşist güçler kitleye saldırarak iki kişiyi bıçakla yaralar, kitlenin üzerine bomba atarlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;10 Şubat 1969. Amerika Birleşik Devletleri 6. Filo'suna ait gemilerin İstanbul'a gelişi öğrenciler tarafından protesto edildi. 6. Filo Defol eylemlerinde Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan, Amerikancı gericiler tarafından şehit edildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;19 Aralık 1969'da ise, 6. Filo yine İzmir önlerindedir. Gençlik, ABD'li askerlerin şehre çıkmak için motorlarla yanaşacağı Gümrük önünde 6. Filo Defol sloganlarıyla ABD'li askerleri karaya çıkarmamak için and içer. 6. Filo Komutanı Downey, önce Cumhuriyet Alanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk koymaya, ardından Kordon'daki NATO karargahı önünden karaya çıkmaya niyetlenir. Ama karşısında ellerinde taş ve sopalarla bekleyen devrimci gençlik vardır. 6. Filo komutanı karaya çıkmaktan vazgeçer. Eylemlerde başta Mahir Çayan olmak üzere bir çok devrimci gözaltına alınır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9uSyoREpI/AAAAAAAAAOo/UNI24xWDdn4/s1600-h/6.Filo+Denize+D%C3%B6k%C3%BClenler.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9uSyoREpI/AAAAAAAAAOo/UNI24xWDdn4/s320/6.Filo+Denize+D%C3%B6k%C3%BClenler.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9oGcWO8SI/AAAAAAAAANw/IyHn-sAaPLM/s1600-h/6_filo_defol.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9ow3Nw7bI/AAAAAAAAAOA/aHiFClERStk/s1600-h/-6._filo_denizden_%C3%A7%C4%B1kar%C4%B1lan_askerler.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9ow3Nw7bI/AAAAAAAAAOA/aHiFClERStk/s320/-6._filo_denizden_%C3%A7%C4%B1kar%C4%B1lan_askerler.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;Amerikalı Askerlerin Zor Anları&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;28 Ocak 1971'de İzmir'de yine Amerikan 6. Filo'sunu protesto eylemleri yapıldı... İYÖKD(İstanbul Yüksek Öğrenim Kültür Derneği) tarafından 1974 Nisan'ında NATO'nun kuruluş yıldönümünde onlarca eylemin düzenlendiği bir kampanya yapıldı. Eylül 1977'de ülkemizde yapılan NATO tatbikatları ve boğaza demirleyen ABD savaş gemileri Dev-Genç tarafından protesto edildi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Karaya çıkan ABD askerleri denize atıldı ya da dövüldü. 12 Eylül 1980'den birkaç gün önce Trakya'da başlayan NATO manevralarına karşı Devrimci Sol, bir protesto kampanyası başlattı. 11 Eylül günü caddeler NATO'yu teşhir eden bombalı-bombasız yüzlerce pankartla donatıldı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.yuruyus.com/www/turkish/news.php?h_newsid=5673"&gt;Kaynak...&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;6. Filo ve Sağ-Sol Çatışmaları&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9oXkMFypI/AAAAAAAAAN4/GHJSFbWSQRE/s1600-h/6.Filo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9oXkMFypI/AAAAAAAAAN4/GHJSFbWSQRE/s320/6.Filo.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;6.Filo Boğazda&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1968 yılında 6. Filo’nun Türkiye’ye yaptığı ziyaret, üniversite öğrencileri arasında ilk kez sağ-sol çatışmaları yaşanmasına neden olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9tvQgMwaI/AAAAAAAAAOY/yONyikocrcY/s1600-h/6..F%C4%B0LO+Protestolar%C4%B1+Polis+Jipi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9tvQgMwaI/AAAAAAAAAOY/yONyikocrcY/s320/6..F%C4%B0LO+Protestolar%C4%B1+Polis+Jipi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Polis Aracını Deviren Gençler&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;ABD’nin 6. Filo’sunun Türkiye ziyareti, öğrenciler arasında kanlı sağ-sol savaşının miladı olmuştu. 1968 olaylarını tetikleyen, üniversite işgallerinden çok ABD’nin 6. Filosu’na karşı, gençlerin başlattığı mücadeleydi. Bu nedenle ziyaret, Türkiye’nin kaderinde dönüm noktalarından biriydi. O dönemde, ABD’yi küstüren komünist, komünist de ABD karşıtıydı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9n82Hzt_I/AAAAAAAAANo/lIC4-NbnTeA/s1600-h/6_filo_defol.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9n82Hzt_I/AAAAAAAAANo/lIC4-NbnTeA/s320/6_filo_defol.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;6.Filo Protestoları &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ziyaret nedeniyle başlayan protestolar sonrası, polisin karargaha dönmüş bir öğrenci yurdunu basması sonucu bir öğrenci ölmüş, bu olay, gösterileri daha da büyütmüştü. 16 Şubat 1969 tarihinde İstanbul Bayazıt Meydanı’nda ABD’nin 6. Filo’sunu protesto etmek için 76 gençlik örgütü toplanmıştı. En önde Türk bayrağı, arkada şu pankartlar vardı: "Geldikleri gibi gidecekler", "Emperyalizm ve yerli uşaklarına karşıyız", "Rezil coni bir daha gelme"," Amerikan iti toprağımızda havlayamaz." Beyazıt’tan başlayıp Taksim’de sona erecek olan anti-emperyalist, bağımsız Türkiye miting için işçiler, öğrenciler toplanmaya başlarken, aynı saatlerde Beyazıt Camii ve Dolmabahçe Camii doluyordu. Fakat bu sefer Amerikan muhiplerin sayısı oldukça artmıştı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Provakasyon&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9pNkQfY0I/AAAAAAAAAOI/ykzzQGSnunI/s1600-h/Mehmet+%C5%9Eevki+Eygi.jpeg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9pNkQfY0I/AAAAAAAAAOI/ykzzQGSnunI/s320/Mehmet+%C5%9Eevki+Eygi.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bugün Gazetesi’nden Mehmet Şevki Eygi(sağda); "Büyük fırtına patlamak üzeredir, Müslümanlar ile kızıl kafirler arasında topyekün savaş kaçınılmaz hale gelmiştir... Müslüman kardeşim, sen bu savaşta bitaraf kalamazsın. Ben namazımı kılar, tespihimi çekerim... Etliye, sütlüye karışmam deyip de kendine zulüm edenlerden olma, gözünü aç, bak!.. Onlarda taş, sopa, demir, molotof kokteyli mi var? Biz de aynı silahları kullanmaktan aciz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;değiliz... Cihat eden zelil olmaz. Sağ kalırsa gazi olur, canını verirse şehitlik şerefini kazanır” şeklinde provakatif yazılar yazarak olayların büyümesine zemin hazırlamıştı. Sağ ve sol görüşlü öğrenciler, meydanda karşılaşmış, tarihe ’Kanlı Pazar’ olarak geçen olaylarda 2 kişi ölmüş, 200 kişi yaralanmıştı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Sokağa dökülmekle halledilmez&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;6. Filo resmi yetkililerce İstanbul’da 21 pare top atışıyla karşılanmıştı. O dönemde, Süleyman Demirel’in liderliğini yaptığı Adalet Partisi iktidardaydı. 1965 seçimlerini yüzde 53’lük bir oy oranıyla kazanan Demirel Hükümeti, 68 öğrenci olaylarıyla sarsılmıştı. Olayları “hür olan memleketlerin işareti” olarak nitelendiren dönemin Başbakanı Demirel, 22 Mart 1969’da düzenlediği basın toplantısında, “1960 modeli olayların tekrarını hayal edenler var. Ellerinde kronometre, hükümetin meşrutiyetini kaybetmesini bekliyorlar” diye konuşmuştu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Demirel, ilerleyen tarihlerde olayların yayılması üzerine, sıkıntılar yaşandığını belirterek, “Sokağa dökülmekle hiçbir mesele halledilemez” demişti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Hoşgeldin Denizci&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bu arada, Atatürk’ün emperyalistleri İzmir’de denize dökmesinden sonra, batının kanlı çizmesi ilk kez Demokrat Parti’yle Türkiye’ye girmişti. ABD’nin, Tükiye’nin dış politikasında neredeyse tek dayanak noktası haline gelmesi 1950’li yılların başına rastlar. Türkiye’yi NATO’ya sokan DP’nin, Missouri Zırhlısı’nı İstanbul’a davet etmesi, Türk tarihinin kara bir günüdür. Missouri, Amerika’nın en önemli ve meşhur gemilerinden biriydi. Japonya’nın teslim anlaşması bu zırhlıda imzalanmıştı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1946’da vefat eden ABD Büyükelçimiz Münir Ertegün’ün naaşını getirmişti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Buraya kadar herşey normal. Ancak, ziyaretin bizim açımızdan dramatik bir yanı vardı DP iktidarının emriyle, İstanbul’da gazinolar ve genelevler boyanır, tüm kent süslenir, ABD askerlerinin İstanbul’u kirletmeleri için her türlü hazırlık yapılır. Genelevin duvarlarının beyazlara boyanması ve üzerine de İngilizce “Hoşgeldin denizci” yazılması hâlâ hafızalardadır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://cahit45.blogcu.com/altinci-filoya-hayir-ve-kanli-pazar-1968/4949612"&gt;Kaynak II...&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-8388723118011533874?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/8388723118011533874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/6filo-eylemleri-1967-1971.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8388723118011533874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8388723118011533874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2010/01/6filo-eylemleri-1967-1971.html' title='* 6.Filo Eylemleri, 1967-1971'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sz9nfMSppNI/AAAAAAAAANY/bT_xW07QH5M/s72-c/6.+F%C4%B0lo+Defol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-3383812638903080183</id><published>2009-12-31T04:04:00.004+02:00</published><updated>2010-01-16T18:53:38.363+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='68 Kuşağı'/><title type='text'>* 68 Kuşağı</title><content type='html'>&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;68 Kuşağı, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Harun Karadeniz Sinan Cemgil gibi devrimci önderlerin liderliğinde oluşturulan Türkiye'de ki komünist hareketin adıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szv-VmPyzdI/AAAAAAAAAL8/XaYIGjsh4xE/s1600-h/M.Kemal+Y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F%C3%BC.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szv-VmPyzdI/AAAAAAAAAL8/XaYIGjsh4xE/s320/M.Kemal+Y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F%C3%BC.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;Mustafa Kemal Yürüyüşü&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1960'lı yılların içinde bulunduğu ve tüm dünyada esen özgürlük akımından ve savaş karşıtlığından etkilenmiş ve Türkiye'de sol görüşlü 60 gençliğinin oluşturduğu bir akım olarak bilinir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1Huz8qcb_I/AAAAAAAAAR0/wkpLi9swW8c/s1600-h/68+Liler.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1Huz8qcb_I/AAAAAAAAAR0/wkpLi9swW8c/s320/68+Liler.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;68 kuşağı Türkiye'de Deniz Gezmiş (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu-THKO), Mahir Çayan(&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi-&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;THKPC), İbrahim Kaypakkaya(Türkiye Komünist Partisi / Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu-TKP/TİKKO)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan gibi solu kendi içinde çeşitli fraksiyonlara bölen devrimci ve eylemci öğrenciler oluşturmuştur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwBPXry2KI/AAAAAAAAAMM/4k4w6yeHyo8/s1600-h/deniz-gezmis.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwBPXry2KI/AAAAAAAAAMM/4k4w6yeHyo8/s200/deniz-gezmis.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Deniz Gezmiş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;68 kuşağının içinde bulunduğu olaylarda sağ ve soldan birçok gencimiz hayatını yitirmiştir.Bu dönemde özellikle göze çarpan olaylar "kanlı pazar" ve 6. Filo'ya karşı yapılan Amerikan askerlerinin denize atıldığı olaylardır.Kanlı Pazar olayında 5 kişi bıçaklanmış ve 3'ü ölmüştür.Devrimcilerin 6. Filo'yu protesto amaçlı başlattıkları bu yürüyüşte radikal sağ görüşlüler bıçak ve sopalarla saldırarak devrimcileri yaralamıştır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwBPXry2KI/AAAAAAAAAMM/4k4w6yeHyo8/s1600-h/deniz-gezmis.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt; &lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwBWjbTQMI/AAAAAAAAAMU/WbNZmQC4BFw/s1600-h/Mahir+%C3%87ayan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwBWjbTQMI/AAAAAAAAAMU/WbNZmQC4BFw/s200/Mahir+%C3%87ayan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Mahir Çayan &lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Deniz Gezmiş ile Mahir Çayan'ın önderliğini yaptığı iki fraksiyon o dönemde hedef seçilmiştir. Bunun üstüne Mahir Çayan önderliğindeki THKPCanarşizm ile mücadele kararı almıştır.Deniz Gezmiş önderliğindeki THKO ise anarşizme uzak kalmıştır.Ancak emniyetin yakalanan devrimcilere şiddet uygulaması bu gruptada anarşizm hareketini ateşlemiştir.&lt;b&gt; &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.denizgezmis.name.tr/haberler/68_kusagi_kimdir_anlami_nedir.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;68 Kuşağı İle İlgili Devam...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;68 Kuşağı, 1940’lı yılların ortalarından itibaren emeklemeye başlayan Cumhuriyet’in emanetçisi bebeklerin, bu aydınlık ufuklarda büyüyüp gençliğe adım atmalarıyla ortaya çıkan ve artık başka bir dünya arayışıyla ülkemizi emperyalist bağımlılık ilişkilerine ve emperyalist borç batağına sürüklemeyi tercih eden işbirlikçi politikalara karşı bağımsızlığın direniş mevzisi olmasıdır. 1950’li yılların sonunda “Olur mu böyle olur mu / Kardeş kardeşi vurur mu / Kahrolası diktatörler bu dünya sana kalır mı?” gibi marşlarla ifade edilen bir kalabalıklaşma ve dayanışma dalgası 27 Mayıs Devrimi’ni doğurmuş ve bu kuşakların mücadelesinin yansıdığı önemli bir atılım olarak özgürlük ve bağımsızlık yolundaki gençliğin mücadelesine yeni aydınlıklar açmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;68 Kuşağı, Can Yücel’e;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwFRx4XXQI/AAAAAAAAAMc/KIfhoD4y1zQ/s1600-h/Can+Y%C3%BCcel.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwFRx4XXQI/AAAAAAAAAMc/KIfhoD4y1zQ/s200/Can+Y%C3%BCcel.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En uzun koşuysa elbet&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Türkiye’de de devrim&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;O, onun en güzel yüz metresini koştu&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En sekmez luverin namlusundan fırlayarak...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En hızlısıydı hepimizn,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; en önce göğüsledi ipi,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Acıyorsam sana anam avradım olsun,&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun...&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; font-size: small;"&gt;dedirten Deniz Gezmiş gibi önderleriyle büyüyen ve tüm gençliği sarmakla kalmayıp toplumun tümünü kucaklayan bir sevdaya dönüştü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;O dönemin sevdasının “Kahrolsun Emperyalizm, Bağımsız Türkiye, Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye, NATO’ya Hayır, Amerikan Üslerine Hayır, Kahrolsun Emperyalizm ve Yerli İşbirlikçileri, Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi, Emek En Yüce Değerdir, Atatürk Geliyor...” gibi sloganlarla yaratıldığını söylemek yeterlidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerikan emperyalizmi dünyanın dört bir yanına ahtapot kollarını uzatmıştı. Ama dünyanın dört bir yanından da çoban ateşleri gibi emperyalizme karşı mücadele yangınları başlatılmıştı. Afrika’nın dört bir yanı, Latin Amerika, Güneydoğu Asya, Vietnam, Ortadoğu, Filistin kaynıyordu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwAGODr4bI/AAAAAAAAAME/ARttKbFaEQg/s1600-h/68+EYLEMLER%C4%B0%C4%B0.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwAGODr4bI/AAAAAAAAAME/ARttKbFaEQg/s320/68+EYLEMLER%C4%B0%C4%B0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;68 patlaması yaşanmaya başladığında ülkemizde bir karşı devrim yaşanıyordu ve bu karşı devrime dur demek için 68 Kuşağı ayağa kalkmıştı. Ülkemiz gençliği de, Vietnam ve Filistin direnişlerinde simgelenen antiemperyalist özle büyük bir kararlılık, kitlesellik, dayanışma ve coşkuyla ayağa kalktı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwK7w6nY0I/AAAAAAAAAMk/ifS0gwM7XKI/s1600-h/Opera+Otel+Eylem+68.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzwK7w6nY0I/AAAAAAAAAMk/ifS0gwM7XKI/s320/Opera+Otel+Eylem+68.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;6.Filodaki Amerikan Askerlerinin Kaldığı Opera Oteli&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;Önünde Yapılan Eylem&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;6. Filo’nun bir daha yıllarca denizlerimize gelememesi, sözde “Barış Gönüllüleri”nin toprağımızdan kovulması, ulusal değerlerimizin sahiplenilmesi, bağımsızlık bilincinin yükselmesi bu dönemin yadsınamaz zaferlerindendir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S1Huz8qcb_I/AAAAAAAAAR0/wkpLi9swW8c/s1600-h/68+Liler.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.turksolu.org/56/yagci56.htm"&gt;&lt;b&gt;Kaynak II...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-3383812638903080183?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/3383812638903080183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/68-kusag.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3383812638903080183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3383812638903080183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/68-kusag.html' title='* 68 Kuşağı'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szv-VmPyzdI/AAAAAAAAAL8/XaYIGjsh4xE/s72-c/M.Kemal+Y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F%C3%BC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-5811320186161891163</id><published>2009-12-30T22:15:00.007+02:00</published><updated>2010-01-02T17:53:26.508+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vedat Demircioğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1968 Öğrenci Olayları'/><title type='text'>* 1968 Öğrenci Olayları, Vedat Demircioğlu'nun Ölümü</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzuzhLm84sI/AAAAAAAAAL0/mck8_Q5lnns/s1600-h/Vedat+Demircio%C4%9Flu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzuzhLm84sI/AAAAAAAAAL0/mck8_Q5lnns/s320/Vedat+Demircio%C4%9Flu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; 15 Temmuz 1968’de İstanbul’a gelen 6. Filo’ya karşı protesto eylemleri düzenleyen İTÜ öğrencilerinin kaldığı İTÜ Talebe Yurdu, 17 Temmuz’da sabaha karşı polis tarafından basılır. Baskında birçok öğrenci yaralanırken pencereden atılan ve komaya giren Vedat Demircioğlu, 24 Temmuz’da yaşamını yitirir. Ve olaylar daha da büyüyerek devam eder...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17 Temmuz sabaha karşı toplum polisinin İTÜ Talebe Yurdu’na yaptığı baskında pencereden atılarak komaya giren TİP üyesi Vedat Demircioğlu 24 Temmuz 1978'de yaşamını yitirdi. Vedat Demiroğlu’nun ölümü üzerine devrimci öğrenciler eylem kararı alırlar.&lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szuxh1_MHwI/AAAAAAAAALU/5y_cIONODMw/s1600-h/Vedat+Demircio%C4%9Flu+Protestolar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szuxh1_MHwI/AAAAAAAAALU/5y_cIONODMw/s320/Vedat+Demircio%C4%9Flu+Protestolar.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;i&gt;Sosyalist Devrimciler &lt;/i&gt;olarak anılan Türkiye İşçi Partisi (TİP) çizgisindeki Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) üyesi öğrenciler Aksaray’daki TİP binası önünde ve İTÜ’de, Demokratik Devrimciler adıyla anılan Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) üyesi öğrenciler de İstanbul Üniversitesi Merkez kampüste toplanmaya başlarlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szuyfkmo63I/AAAAAAAAALc/NKucU8g0DPE/s1600-h/Vedat+Demircio%C4%9Flu+Kan+%C4%B0zini+Takip+Et+Pankart%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szuyfkmo63I/AAAAAAAAALc/NKucU8g0DPE/s320/Vedat+Demircio%C4%9Flu+Kan+%C4%B0zini+Takip+Et+Pankart%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Vedat Demircioğlu’nun yaralandığı 18 Temmuz sabahında ITÜ Gümüşsuyu kampusünde,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; Vedat’ın kan izlerinin üstüne konulan bir                 döviz; &lt;i&gt;Arkadas, kan                izini takip et...&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szuy0MPBtuI/AAAAAAAAALk/WNxU_0Sg74A/s1600-h/Taksim+eylem+68.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szuy0MPBtuI/AAAAAAAAALk/WNxU_0Sg74A/s320/Taksim+eylem+68.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Taksim'de Protestolar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;17 Temmuz’da 6. Filo’yu protesto eylemleri sırasında devrimci öğrenciler arasındaki fikir ayrılığı giderek büyümüş, birbirlerini suçlamaya kadar varmıştı. FKF’li öğrenciler kollarına taktıkları siyah bantlarla Vilayet binasına doğru yürüyüşe geçerler. Polisle çatışmama, yere oturarak pasif direnişe geçme kararı almış olan Harun Karadeniz’in önderliğindeki öğrenciler Vilayet önüne vardıklarında polis pasif direnişe bile zaman bırakmadan kalabalığı döverek dağıtır. Ardından gelen ikinci öğrenci grubu da polisin sert tepkisiyle karşılaşırken aldıkları karar doğrultusunda yere otururlar. Oturan öğrenciler polis tarafından tutuklanır. Deniz Gezmiş önderliğindeki Demokratik Devrimciler, polis tarafından Çemberlitaş’ta durdurulur ve öğrencilerle polis arasında çatışma çıkar. Günün sonunda 47 öğrenci tutuklanırken, birçok öğrenci de yaralanmıştır...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzuzRcT_ZfI/AAAAAAAAALs/0d7XjfBmJGc/s1600-h/Vedat+Demircio%C4%9Flu+Cenazesi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzuzRcT_ZfI/AAAAAAAAALs/0d7XjfBmJGc/s320/Vedat+Demircio%C4%9Flu+Cenazesi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; font-size: small;"&gt;Vedat Demircioğlu Cenaze Töreni&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Cenaze Töreni&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün Vedat Demircioğlu’nun cenazesi kaldırılacaktır. Fakat cenaze geceden Vedat Demircioğlu’nun ailesine teslim edilerek Konya’ya doğru yola çıkarılmıştır. Bunun üzerine devrimci öğrenciler cenaze törenini sembolik bir tabutla yapma kararı alırlar.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;O günün hikayesini dönemin eylemci öğrencilerinden Esat Korkmaz’ın Arba Yayınları’ndan yayınlanan "Kafa Tutan Günler&amp;nbsp; 69 Güncesi" isimli kitabından okuyalım:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;Vedat Demircioğlu için sabahın erken saatlerinden başlayarak Hukuk Fakültesi önünde toplanan öğrenciler, Anıtı çevresinde ellerinde Vedat’ın portrelerini tutarak saygı duruşunda bulundu. Daha sonra Dekan Reha Poroy, Prof. Tarık Zafer Tunaya ve öğrenci temsilcileri birer konuşma yaptı. Konuşmalar yapılırken üniversite bahçesine üzerine Türk bayrağı örtülü Vedat’ın sembolik tabutu getirildi. Sembolik tabutla yürüyüşe geçen öğrenciler Plevne Marşı’nı söyleyerek ve sloganlar atarak Adliye binasının önüne geldi.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Yapılan kısa konuşmalardan sonra Cağaloğlu’ndan saparak Vilayet’e yürümek isteyen öğrencilere polis, cop ve kalkanlarla saldırdı; öğrenciler taşlarla saldırıya karşılık verince, Cağaloğlu bir anda savaş alanına döndü; öğrenciler coplandı ve yerlerde sürüklendi. Olayların boyutlanması üzerine Cağaloğlu’na askeri inzibatlar sevkedildi. Polisin öğrenciler üzerine acımasızca saldırısına askeri inzibatlar kayıtsız kalmayınca yer yer askerlerle polis arasında da çatışmalar oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Konya’da Uzun Gece&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;Olaylar 25 Temmuz’da Beyazıt’ta yaşananlarla sınırlı kalmaz. 23 Temmuz akşamı başlayıp geç saatlere kadar devam eden bir başka olay daha yaşanır. Vedat Demircioğlu’nun cenazesinin Konya’ya getirileceğinin belli olması üzerine Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) ile Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) Emperyalizmi Kınama mitingi düzenlemek ister.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ancak Konya’daki gerici esnaf örgütleri ve Komünizmle Mücadele Derneği bu mitingin yapılmasına karşı çıkarak daha sonraki yıllarda çokça göreceğimiz üzere&amp;nbsp; (Kahramanmaraş, Malatya, Çorum, Sivas benzeri...) gericileri sokağa dökmeyi başarırlar.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Kenti yakıp, yıkmaya başlayan bu gözü dönmüş kara kabalıklar, Yeni Konya gazetesini, ilerici kitapevi ve kurumlara saldırdılar. Sokak başlarında kitaplar yakılır. Hızını alamayan kalabalık bu kez hedeflerini büyüterek kentteki eğlence yerlerine, kulüplere yönelir. Saldırılar sırasında meydana gelen deprem nedeniyle kentin elektrikleri de kesilince olaylar daha da büyür. Son durak Konya Orduevi’dir. Askeri birliklerin müdahalesi ile saldırılar son bulur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;b&gt;&amp;nbsp; &lt;/b&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.sgdf.in/olumsuzler-devrim-sehitleri/6089-vedat-demircioglu.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://skyturkvngenc.wordpress.com/2009/07/16/vedat-demircioglu%E2%80%99nun-oldurulmesi-ve-6-filo%E2%80%99yu-protesto/"&gt;&lt;b&gt; Kaynak II...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-5811320186161891163?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/5811320186161891163/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/1968-ogrenci-olaylar-vedat-demiroglunun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5811320186161891163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5811320186161891163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/1968-ogrenci-olaylar-vedat-demiroglunun.html' title='* 1968 Öğrenci Olayları, Vedat Demircioğlu&apos;nun Ölümü'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzuzhLm84sI/AAAAAAAAAL0/mck8_Q5lnns/s72-c/Vedat+Demircio%C4%9Flu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-2560390033744985778</id><published>2009-12-30T16:16:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:35:35.688+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ortanın Solu Kavramı'/><title type='text'>* Ortanın Solu Kavramı, 1965</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ortanın solu; CHP'nin sosyal yenileşme döneminin bilincine varışını ve Marksizmin sol yelpazenin en aşırı ekstremlerini bir akım hâline getirip, gençleri peşinden sürükleme sürecine girmesi ile bunu bir tehlike olarak gören İnönü'nün Solu başıboş bırakarak ülkeyi tehlikeli maceraların ağına ve kucağına terketmekten ise, başında kendisinin bulunduğu CHP'nin disiplini altında ve ılımlılık sınırında tutma girişimini ifade eden görüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1965 genel seçimlerinin hemen öncesinde 29 Temmuz 1965'te Genel Başkan İsmet İnönü, gazeteci Abdi İpekçi'ye verdiği mülakat sırasında CHP'nin çizgisinin 'ortanın solu' olduğunu ilk kez dillendirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnönü;&lt;i&gt; "CHP, bünyesi itibariyle devletçi bir partidir ve bu sıfatla elbette ortanın solunda bir anlayıştadır."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmet İnönü bu konuda &lt;i&gt;"...Aslında laikiz dediğimiz günden beri ortanın solundayız." demiştir.(Kim Dergisi, 13 Ağustos 1965).&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1960'ların özgürlükçü dünyasında, 1961 Anayasası'nın sağladığı 'özgürlük' ortamının da etkisiyle yoksul kesimlerin ekonomik ve sosyal hak talepleri; TİP'in somut önerilerinin yaygın bir şekilde taban bulması; Amerika'ya duyulan güvenin sarsılması, CHP'yi saf belirlemeye zorluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortanın solu siyasetiyle CHP'yi bürokratik köklerinden, bürokrasi etkisinden koparmayı amaçlamıştı. Ortanın solu, CHP'nin bürokratik etkiden kurtulup halka açılımıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde yaşanılan dönem iki büyük damardan beslenmekteydi. Bunların ilki 1960'ların özgürlükçü dünyası diğeri de 1970'lerin sol-Marksist, literatürde çoğunlukla anıldığı şekliyle söyleyecek olursak, 'işçi sınıfı radikalizmi'ydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Kıta Avrupası'nda olanlarla Türkiye'nin çok kısa bir zaman farkıyla üst üste çakıştığını ve aynı zamanda Türk politik yaşamının gene Batıdan ne kadar etkilendiğini gösteren önemli bir kanıt ortanın solu kavramının göreli radikalleşmesidir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bu, o dönemde yükselen ve hatta durdurulamayan toplumsal taleplerin itkisiyle CHP'yi bir bölünmeye daha taşıyacaktı. Bu defa Bülent Ecevit, dönüşüme direnen İsmet İnönü'yü aşacak ve CHP genel başkanı olacaktı. Ondan sonra da 'Türkiye'de halkın 'yüzde 40'ı merkez solda yüzde 60'ı merkez sağdadır' klişesini yaratacak şekilde 1977 seçimlerini kazanacaktı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.turkcebilgi.net/toplum/politika/ortanin-solu-5991.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-2560390033744985778?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/2560390033744985778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/ortann-solu-kavram-1965.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2560390033744985778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2560390033744985778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/ortann-solu-kavram-1965.html' title='* Ortanın Solu Kavramı, 1965'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-8562095074693155083</id><published>2009-12-29T23:50:00.006+02:00</published><updated>2010-01-19T23:39:31.466+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1965 ve 1969 Seçimleri'/><title type='text'>* 1965 ve 1969 Seçimleri, AP İktidarlıkları</title><content type='html'>&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Adalet Partisi İktidar&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Dört yıl sonra 10 Ekim 1965'de yapılan seçimlerde ise bu kez Süleyman Demirel'in başkanlığındaki Adalet Partisi, Adnan Menderes'in 1954 seçimlerinde aldığı yüzde 57.6'lık oy oranı rekorunu kıramasa da yüzde 52.9 oranında oy alarak iktidara geldi.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;1965 seçimlerinde CHP yüzde 28.7, MP yüzde 6.3, YTP yüzde 3.7, Türkiye İişçi Partisi yüzde 3, CKMKP ise yüzde 2.2 oranında oy aldı. 1969 seçimlerinde ise AP'nin oyları yüzde 46.5'e geriledi. 12 Ekim'de yapılan seçimde CHP yüzde 27.3 oranında oy alırken Cumhuriyetçi Güven Partisi(CGP) 6.6, Millet Partisi 3.2, Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) 3, Türkiye İşçi Partisi(TİP) 2.8, Türkiye Birlik Partisi(TBP) 2.8, YTP 2.2 bağımsızlar da 5.6 oranında oy aldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Meclis'e en fazla parti 1969 seçimlerinde girdi. 8 partinin Meclise girdiği bu seçimlerde, AP 256, CHP 143, Cumhuriyetçi Güven Partisi 15, Türkiye Birlik Partisi 8, Millet Partisi 6, Yeni Türkiye Partisi 6, TİP 2 ve MHP 1 milletvekili kazanarak Meclise girmeyi başardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-8562095074693155083?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/8562095074693155083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/10-ekim-1965-secimleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8562095074693155083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8562095074693155083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/10-ekim-1965-secimleri.html' title='* 1965 ve 1969 Seçimleri, AP İktidarlıkları'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-8860502056459995650</id><published>2009-12-29T23:42:00.001+02:00</published><updated>2009-12-29T23:42:49.642+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cengiz Topel&apos;in Şehit Edilmesi'/><title type='text'>* Cengiz Topel'in Şehit Edilmesi, 1964</title><content type='html'>&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szp3pfLbY-I/AAAAAAAAAK0/NB9C2eTPnRo/s1600-h/cengiztopel500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szp3pfLbY-I/AAAAAAAAAK0/NB9C2eTPnRo/s200/cengiztopel500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;8 Ağustos 1964 yılında Rumlar'ı Türk Halkı'na karşı işledikleri insanlık dışı eylemlerden caydırmak için Eskişehir'den Kıbrıs'a, 4'lü Filo Komutanı olarak gönderildi. Uçuş esnasında uçağı yerden isabet alarak düşürüldü. Paraşütle atlamayı başardı, fakat Rumlar tarafından esir edilerek barbarca yapılan işkenceler sonucu şehit edildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Kıbrıs'ta ilk hava harp şehidimiz olan Cengiz TOPEL'in hastanede öldüğü açıklandı, ancak ısrarlı girişimler sonucu 12 Ağustos 1964 tarihinde Rumlar'dan alınabildi. Kıbrıs'ta, Adana'da, Ankara ve İstanbul'da yapılan törenlerden sonra 14 Ağustos 1964 tarihinde Edirnekapı'daki Sakızağacı Hava Şehitliği'nde toprağa verildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Cumhuriyet tarihinin ilk hava harp şehidi olarak tarihe geçmiştir. &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.msxlabs.org/forum/kahraman-turkler/169661-cengiz-topel-cengiz-topel-kimdir-cengiz-topel-hakkinda.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak... &lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-8860502056459995650?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/8860502056459995650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/cengiz-topelin-sehit-edilmesi-1964.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8860502056459995650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8860502056459995650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/cengiz-topelin-sehit-edilmesi-1964.html' title='* Cengiz Topel&apos;in Şehit Edilmesi, 1964'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Szp3pfLbY-I/AAAAAAAAAK0/NB9C2eTPnRo/s72-c/cengiztopel500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-6074625934715825494</id><published>2009-12-29T23:19:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:36:16.324+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Johnson Mektubu'/><title type='text'>* Johnson Mektubu, 1964</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Türk hükümetinin Kıbrısa müdahale kararı alması üzerine ABD başkanı Johnson'ın İnönü'ye gönderdiği mektup.&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Türkiye Hükümetinin, Kıbrıs'ın bir kısmının askeri kuvvetle işgal etmek üzere müdahalede bulunmaya karar vermeyi tasarladığı hakkında Büyükelçi Hare vasıtasıyla sizden ve Dışişleri Bakanınızdan aldığım haber beni ciddi surette endişeye sevk etmektedir. En dostane ve açık şekilde belirtmek isterim ki geniş çapta neticeler tevlit edebilecek böyle bir hareketin Türkiye tarafından takip edilmesini, Hükümetinizin bizimle evvelden tam bir istişarede bulunmak hususundaki taahhüdü ile kabili telif addetmiyorum. Büyükelçi Hare, görüşlerimi öğrenmek üzere birkaç saat tehir etmiş olduğunuzu bana bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Yıllar boyu Türkiye'yi en sağlam şekilde desteklediğini ispat etmiş olan Amerika gibi bir müttefikin, bu şekilde neticeleri olan tek taraflı bir kararla karşı karşıya bırakılmasının, Hükümetiniz bakımından doğru olduğuna hakikaten inanıp inanmadığınızı sizden sorarım. Binaenaleyh, böyle bir harekete tevessül etmeden önce Birleşik Amerika Devletleri ile tam istişarede bulunmak mesuliyetini kabul etmenizi hassaten rica etmek mecburiyetindeyim.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;1960 tarihli Garanti Antlaşması ahkamı gereğince böyle bir müdahalenin caiz olduğu kanaatinde bulunduğunuz intibaındayım. Bununla beraber Türkiye'nin mutasavver müdahalesinin, Garanti Antlaşması tarafından sarahaten men edilen bir hal sureti olan takvimi gerçekleştirme gayesine matuf olacağı yolundaki anlayışımıza dikkatinizi çekmek zorundayım. Ayrıca, söz konusu Antlaşma teminatçı Devletler arasında istişareyi gerektirmektedir.. Birleşik Amerika bu durumda, tek taraflı harekete geçine hakkının henüz kabili telif olmadığı kanaatindedir.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Diğer taraftan, Bay Başbakan, NATO vecibelerine de dikkat nazarınızı celp etmek mecburiyetindeyim. Kıbrıs'a vaki bir Türk müdahalesinin Türk-Yunan kuvvetleri arasında askeri bir çatışmaya müncer olacağı hususunda zihninizde en ufak bir tereddüt olmamalıdır. Dışişleri Bakanı Rusk, Lahey'de yapılan son NATO Bakanlar Konseyi toplantısında, Türkiye ile Yunanistan arasında bir harbin "kelimenin tam manasıyla düşünülemez" olarak telakki edilmesi gerektiğini beyan etmişti. NATO'ya iltihak esası icabı olarak, NATO memleketlerinin birbirleriyle harp etmeyeceklerini kabul etmek demektir. Almanya ve Fransa NATO'da müttefik olmakla yüzyıllık husumet ve düşmanlıklarını gömmüşlerdir; aynı şeyin Yunanistan ve Türkiye'den de beklenmesi gerekir. Ayrıca, Türkiye tarafından Kıbrıs'a yapılacak askeri bir müdahale Sovyetler Birliği'nin meseleye doğrudan doğruya karışmasına yol açabilir. NATO müttefiklerinizin tam rıza ve muvafakatleri olmadan Türkiye'nin girişeceği bir hareket neticesinde ortaya çıkacak bir Sovyet müdahalesine karşı Türkiye'yi müdafaa etmek mükellefiyetleri olup olmadığını müzakere etmek fırsatını bulmamış olduklarını takdir buyuracağınız kanaatindeyim.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Diğer taraftan Bay Başbakan, bir Birleşmiş Milletler üyesi olarak Türkiye'nin vecibeleri dolayısıyla da endişe duymaktayım. Birleşmiş Milletler Ada'da sulhu korumak için kuvvet temin etmiştir. Bu kuvvetlerin vazifesi zor olmuştur, fakat geçen son birkaç hafta zarfında, Ada'daki şiddet hareketlerinin azaltılmasına tedrici bir şekilde muvaffak olmuşlardır. Birleşmiş Milletler Arabulucusu henüz işini bitirmemiştir.. Hiç şüphem yok ki, Birleşmiş Milletler üyelerinin çoğunluğu, Birleşmiş Milletler gayretlerini baltalayacak olan ve bu zor meseleye Birleşmiş Milletler tarafından makbul ve barışçı bir hal tarzı bulunmasına yardım edebilecek herhangi bir ümidi yıkacak olan Türkiye'nin tek taraflı hareketine en sert şekilde tepki gösterecektir.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Aynı zamanda, Bay Başkan, askeri yardım sahasında Türkiye ve Birleşik Devletler arasında mevcut iki taraflı Anlaşma'ya dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye ile aramızda mevcut Temmuz 1947 Anlaşmasının 4'üncü maddesi mucibince, askeri yardımın veriliş maksatlarından gayrı gayelerde kullanılması için Hükümetinizin, Birleşik Devletlerin muvafakatini alması icap etmektedir. Hükümetiniz, bu şartı tamamen anlamış bulunduğunu muhtelif vesilelerle Birleşik Devletlere bildirmiştir. Mevcut şartlar tahtında Türkiye'nin Kıbrıs'a yapacağı bir müdahalede Amerika tarafından temin edilmiş olan askeri malzemenin kullanılmasına Birleşik devletlerin muvafakat etmeyeceğini samimiyetimle ifade etmek isterim.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Mutasavver Türk hareketinin fiili neticelerine gelince, böyle bir hareketin Kıbrıs adası üzerinde on binlerce Kıbrıslı Türk'ün katledilmesine yol açabileceği keyfiyetine en dostane bir şekilde dikkatinizi çekmek mecburiyetini hissediyorum. Tarafınızdan böyle bir harekete tevessül edilmesi, infiali mucip olacak ve girişeceğiniz askeri hareketin himaye etmeye çalıştığınız kimselerin pek çoğunun imhasını önlemeye yeter derecede müessir olması imkânsız olacaktır. Birleşmiş Milletler kuvvetlerinin mevcudiyeti böyle bir faciayı önleyemez.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Sözlerimi pek fazla sert bulabilir ve bizim Kıbrıs meselesinde Türkiye'nin ilgisine karşı bigane olduğumuzu düşünebilirsiniz. Durumun böyle olmadığını size temin ederim. Gerek alenen gerek hususi olarak, Kıbrıs Türklerinin emniyetini sağlamakta ve Kıbrıs meselesinin nihai hal tarzının konuyla doğrudan doğruya ilgili tarafların rızasına dayanması hususu üzerinde ısrar etmekte gayret gösterdik. Amerika Birleşik Devletleri'nin sizin lehinize yeter derecede faaliyet sarf etmediği hissini taşımanız mümkündür.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Fakat herhalde bilirsiniz ki politikamız Atina'da en sert şekilde infiale yol açmış (bizim aleyhimize orada nümayişler yapılmış) ve Amerika Birleşik Devletleri ile Başpiskopos Makarios arasında esaslı bir uzaklaşma husule getirilmiştir. Daha birkaç hafta önce yaptığımız görüşme sırasında Dışişleri Bakanınıza da söylediğim gibi, Türkiye ile olan münasebetlerimize çok büyük değer veriyoruz. Sizi kendisiyle temel ortak menfaatlerimiz olan büyük bir müttefik telakki etmişizdir. Sizin güvenlik ve refahınız Amerika halkı için ciddi bir alaka mevzuu olagelmiş ve bu alakamız en pratik şekillerde ifadesini bulmuştur. Biz ve Siz, komünist dünyasının ihtiraslarına karşı koymak üzere birlikte dövüştük. Bu tesanüt bizim için büyük bir mana ifade etmektedir. Hükümetiniz ve halkınız için de aynı derecede bir mana taşıdığını ümit ederim. Kıbrıs'la ilgili olarak Türk cemaatini tehlikeye maruz bırakacak herhangi bir hal tarzını desteklemeyi düşünmüyoruz. Nihai çözüm yolu bulmaya muvaffak olamadık, zira bunun dünyadaki en girift meselelerden biri olduğu aşikârdır. Fakat Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin menfaatleri konusunda ciddi şekilde alakadar olduğumuz ve alakadar kalacağımız hususunda sizi temin etmek isterim.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Nihayet Bay Başbakan, en ciddi meseleyi, harp mı, sulh mu meselesini vazetmiş bulunuyorsunuz. Bu meseleler Türkiye ve Birleşik Devletler arasındaki iki taraflı münasebetlerin çok ötesinde giden meselelerdir. Bunlar, sadece Türkiye ve Yunanistan arasında bir harbi muhakkak olarak tevlit etmekle kalmayacak, fakat Kıbrıs'a tek taraflı bir müdahalenin doğuracağı, önceden kestirilemeyen neticeler sebebiyle, daha geniş çapta muhasemata yol açabilecektir. Sizin Türkiye Hükümeti'nin Başbakanı olarak mesuliyetiniz var, benim de Birleşik Amerika Başkanı olarak mesuliyetim mevcuttur. Bu sebeple, en dostane şekilde size şunu bildirmek isterim ki, bizimle yeniden ve en geniş ölçüde istişare etmeksizin böyle bir harekete tevessül etmeyeceğinize dair bana teminat vermediğiniz takdirde, meselenin gizli utulması hususunda Büyükelçi Hare'e vaki talebinizi kabul etmeyecek ve NATO Konseyi ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acilen toplantıya çağrılmasını istemek mecburiyetinde kalacağım.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu mesele hakkında sizinle şahsen görüşebilmemizin mümkün olmasını isterdim. Mateessüf, mevcut Anayasa hükümlerimizin icabı dolayısıyla, Birleşik Amerika'dan ayrılamamaktayım.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Teferruatlı müzakereler için siz buraya gelebilirseniz, bunu memnuniyetle karşılarım. Genel barış ve Kıbrıs meselesinin aklıselimle ve sulh yoluyla halli hususunda sizinle benim çok ağır mesuliyet taşımakta olduğumuzu hissediyorum. Bu itibarla aramızda en geniş ve en samimi istişarelerde bulununcaya kadar sizin ve meslektaşlarınızın tasarladığınız kararı geri bırakmanızı rica ederim.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Hürmetlerimle&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Lyndon B. Jonhnson&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.akintarih.com/turktarihi/cumhuriyetdonemi/johnson_mektubu/johnson_mektubu.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-6074625934715825494?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/6074625934715825494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/johnson-mektubu-1964.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6074625934715825494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6074625934715825494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/johnson-mektubu-1964.html' title='* Johnson Mektubu, 1964'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-1132846403558373904</id><published>2009-12-29T22:56:00.002+02:00</published><updated>2010-01-02T21:36:36.826+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kıbrıs Sorunu-1961'/><title type='text'>* Kıbrıs Sorunu, 1961-1963</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzptQTCbwaI/AAAAAAAAAKs/Z-SS__rmmMw/s1600-h/kanli-noel.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzptQTCbwaI/AAAAAAAAAKs/Z-SS__rmmMw/s320/kanli-noel.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;"Kanlı Noel", 20 Aralık ya da 21 Aralık 1963 tarihinde Kıbrıslı Türkler'e karşı başlatılan silahlı saldırılara verilen isimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makarios, Anayasaya teklif ettiği 13 maddelik Tadil'in kabul edilmeyeceğini kesin olarak biliyordu. Bu durumda, Kıbrıs Türk halkına karşı girişeceği saldırı neticesinde yaratacağı oldu bittinin kabul edilmesine uygun bir zamanı beklemiştir. Türkiye'de 2 Aralık 1963'te İnönü'nün istifası sebebiyle Hükümet buhranının mevcut olduğu&amp;nbsp; ve Yunanistan'da Karamanlis partisinin iktidardan düştüğü, Zürih ve Londra Antlaşmaları'nı bir cinayet olarak kabul eden Yorgo Papandreu'nun iktidara geldiği zamanda, Türk halkını imhayı öngören "Akritas Planı"nı&amp;nbsp; tatbik mevkiine koydu. Çok iyi eğitim görmüş 20.000 kişilik EOKA teröristleri; havan topları, bazukalar ve en modern silahlarla donatılmış olarak Yunan Alayı'na mensup askerlerle birlikte Türkler'e karşı saldırıya geçtiler. Hazırlanmış olan Harekât Planı'na göre Lefkoşa'daki Türkler, 8 saat içinde mağlup edilerek teslim alınacak, diğer şehirlerdeki ve köylerdeki Türk halkı da teslim olacaklardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 Aralık 1963 gecesi, Lefkoşa'nın Tahtakale semtinde otomobillere açılan ateş sonucunda Zeki Halil ve Cemaliye Emirali öldürülmüş,&amp;nbsp; bir grup Türk de açılan ateş sonucunda yaralanmıştır. 21 Aralık günü bu saldırıyı kınamak için Lefkoşa Türk Lisesi bahçesinde toplanan Türk öğrencileri, EOKA çetesi mensupları tarafından kurşunlanmış ve aynı gün Lefkoşa'daki Atatürk büstüne de saldırılmıştır.Bir gün sonra Türkiye Büyükelçilik binası ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın ikametgahına ateş açılmış, Lefkoşe’nin Küçük Kaymaklı semti kuşatma altına alınmışdır. Kanlıdere bölgesinde Türklere karşı saldırı düzenlenmiştir. Akritas Planı artık fiilen uygulamaya konulmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23-25 Aralık tarihleri arasında, Rum-Yunan askerleri, savunmasız Türk halkına karşı tarihe kara sayfalar hâline geçmiş bulunan, insanlığa yakışmayacak şekilde cinâyetler işlemişlerdir. Örnek vermek gerekirse, Lefkoşa Barbarlık Müzesi'nde görüldüğü gibi, silahsız bir ana ile 3 küçük çocuğunu kurşun yağmuruna tutarak delik deşik ettiklerini, aynı evde sığınmış bulunanları da kurşun yağmuruna tuttuklarını ve öldüler diye terk ettiklerini gösterebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Aralık 1963'te Lefkoşa'nın Kumsal semtinde 11 kişi öldürülmüştür. Bunlardan 4'ü Emekli Tabip Tuğgeneral Nihat İlhan (o dönemde 1960 anlaşmalarına göre Kıbrıs'ta görev yapan 650 kişilik Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı Komutanlığı'nda görevli Binbaşı)'ın ailesiydi. İlhan'ın evinin banyo küvetinde eşi Mürüvet İlhan ve çocukları Murat, Kutsi ile Hakan ölü olarak bulunmuştur. Ayvasıl'da ise Türklere saldırılar yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kanlı Noel&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1963 yılı Kanlı Noel saldırılarının hedefi Lefkoşaydı. Rumlar, merkeze hakim olmakla bütün Kıbrıs'a hakim olacaklarını sanıyorlardı. Bunun için de kendilerine en büyük engel Lefkoşa'ya bağlı Küçük Kaymaklı kasabası idi. 1960 nüfus sayımına göre kasabada 5.126 Türk, 1.133 Rum yaşıyordu. Kasaba önemli bir Türk yerleşme merkezi durumundaydı. Kasaba çevresinde 19 Aralık'tan itibaren faaliyetleri gözlenmeye başlandı. Rum saldırısından şüphelenen Türk Mücahit Teşkilatı'na üye gençler, halkı olası bir saldırıya karşı hazırlamaya çalıştı. Rum alayı ve EOKA çetelerine karşı koymaya çalışan Türklerin elindeki silahlar 6 piyade tüfeği, 5 sten, 2 bren, çeşitli tabancalar, 100 av tüfeğinden ibaretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük Kaymaklı'nın dış dünya ile bağlantısı tamamen kesilmişti. 23 Aralık'tan itibaren yeni takviye kuvvetleri alan Rum saldırganların başına EOKA'cı katil Nikos Sampson geçmişti. Diğer yandan Ada'daki Yunan alayı da saldırganlarla birleşmiş ve Rumlar bütün güçlerini bölgeye teksif etmişti. Makarios'un 22 Aralık günü Garanti Antlaşmaları’nı tanımadığını ilan etmesi, Rum saldırganlara daha da cesaret vermişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk direnişçiler, 5.000 Türk'ün sorumluluğunu üzerlerine almaları nedeniyle bölgeden ayrılmaya karar verdiler ve bunu 24 Aralık gününden başlayarak uygulamaya koydular. 3.000 Türk Hamitköy'e, 2.000 civarında Türk de Lefkoşa'nın emin bölgelerine gönderildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rum çeteleri, kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden Türklere karşı vahşice saldırırken; Türkler, Küçük Kaymaklı'da bulunan Rum aileleri de kendi korumaları altında Büyük Kaymaklı'ya göndermişti. Geride kalan 550 kadar yaşlı, kadın ve çocuk Türk topluluğu Rum çetecilerce esir muamelesine tabi tutuldular. Bu arada seksenlik imam Hüseyin İğneci ve yatalak 18 yaşındaki oğlu Rumlar tarafından vahşice şehit edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kanlı Noel Olayları ve Kıbrıs Türkü'nün Ateşle İmtihanı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lefkoşa Türk bölgesi Rumlar tarafından geçit vermez şekilde kuşatma altında idi. O kadar ki Türk mezarlığına gidilemiyor, Girne kapısı yanındaki Mevlana Tekke Bahçesi şehitlik yapılmıştı. Binbaşı Nihat'ın eşi ve çocuklarının korkudan saklandıkları banyo odasındaki küvet içerisinde acımasızca öldürülmeleri; hasta yatağından sökülüp götürülen ve onlardan bir daha haber alınamayan 17 Türk'ten, Başhemşire'nin evindeki oturma odasında, silahsız sinmiş, saklanmış çaresizlik içinde kaderini bekleyen iki Türk gencinin, "Türk öldürdüm," diye böbürlenebilmek için makineli tüfeklerle taranarak öldürülmesi gibi olaylar Ada'nın her yanında gerçekleştiriliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Aralık günü haber getirmek için arabaları ile Lapta'dan Girne'ye gitmeyi göze alan İbrahim Nidai ve Şevket Kadır bir türlü köye dönmemişler ve onlardan bir türlü haber alınamıyordu. Onların gelişleri geciktiçe akşam yaklaştıkça endişe ve korkular bütün komşuları sardı. Nöbetçiler nöbet yerlerine çok daha endişeli çıktılar. Nöbetçi sayıları arttırıldı. O gece onlardan hiç haber alınamadı. 25 Aralık Saat 13.00, Ankara Radyosu onların muhtemelen Rumlar tarafından kaçırıldığını söyledi. Birkaç gün sonra onların Ayyorgi kireç ocaklarında yakıldıkları haberi köye bomba gibi düştü. Haberin kaynağı çakıcı Gambır Sodiri idi. Onun Türk çırağı Çakıcı Halil, "Ustam yalan söylemez," dedi. Bu haberin şoku altında komşular, dehşete kapıldı. 4-5 bin Rum'un ortasında 300-350 Türk ne yapabilirdi! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanlı Noel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu menfûr cinayetlere karşı Türk Mücahitleri ve Türk halkı, en ilkel silahlarla direnmiş, şehit vermiş, kayıp vermiş; fakat teslim olmamıştır. Makarios, ENOSİS gayesine engel gördüğü Türk halkını imha hareketine girişince, radyo ve TV'yi kontrolü altında tuttuğundan ve Türkiye Büyükelçiliği'nin telefonu dâhil, Türkler'e ait bütün telefon irtibatlarını kestiğinden, Kıbrıs Türk halkının feryâdı, dünyaya duyurulamamıştır. Başpiskopos Makarios, bir din adamına hiç yakışmayan bir şekilde;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk halkı, isyan ettiklerinden dolayı tedip edilmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diye dünyaya duyurmuştur. Genç-ihtiyar farkı gözetilmeksizin katledilen ve kaçırılan Türkler'in maruz kaldıkları feci olaylardan haberdar olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, bu cinayet ve katliamlara son vermek için, Garanti Antlaşması'nın IV. maddesine göre, müştereken müdahale etmek için&amp;nbsp; İngiltere'ye ve Yunanistan'a başvurmuştur. Fakat ne yazık ki, ne İngiltere'den ne de Yunanistan'dan olumlu cevap çıkmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere ve Yunanistan'ın bu tutum ve davranışları, Makarios'u daha da cesaretlendirmiş ve arkasında yalnız Yunanistan'ın değil; İngiltere'nin de bulunduğunu görmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23- 25 Aralık arasında cereyan etmiş olan ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen bu devrede, tespit edilen şehit sayısı 92, yaralıların sayısı ise 475'ti. Kayıplar ise bilinmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kanlı Noel", katliamı sonrası, 8.667 Kıbrıs Türkü yaşadığı 103 köyü terk etmişlerdir. 25 Aralık'ta Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı mevzilere konuşlandırılmış ve Türk Hava Kuvvetleri'nin savaş uçakları Lefkoşa üzerinde uyarı uçuşlarına başlamışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makarios'un görüşmelere yanaşmaması ve saldırıların devam etmesi üzerine Türkiye, garantörlük hakkını tek başına kullanmaya karar verdi. 25 Aralık 1963 tarihinde Türk alayı, garnizonundan ayrılarak gerekli mevzilere yerleşti. Bu sırada Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçakları da Lefkoşa üzerinde uyarı uçuşlarına başladılar. Diğer yandan, Türk toplumuna karşı acımasız bir şekilde saldırıya geçen Rum Radyosuna cevap vermek ve Türk toplumunun moralini yükseltmek gayesiyle "Bayrak Radyosu" yayına başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26 Aralık günü Ayvasıl'da 14 günlük bebeklerden 70'lik ihtiyarlara kadar 21 Türk, toptan katledilerek kendilerine kazdırılan çukurlara, bir kısmı daha canlı iken atılmış ve üzerleri buldozerlerle örtülmüştü. Bu çukurlar, Birleşmiş milletler Barış Gücü'nün gözlemciliğinde 14 Ocak 1964'te açılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.gizliilimler.tr.gg/Kanl&amp;amp;%23305%3B-Noel-Olaylar&amp;amp;%23305%3B--ve-K&amp;amp;%23305%3Bbr&amp;amp;%23305%3Bs-T.ue.rk.ue.-h-n.ue.n-Ate&amp;amp;%23351%3Ble-&amp;amp;%23304%3Bmtihan&amp;amp;%23305%3B.htm"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-1132846403558373904?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/1132846403558373904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/kbrs-sorunu-1961-1963.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1132846403558373904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1132846403558373904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/kbrs-sorunu-1961-1963.html' title='* Kıbrıs Sorunu, 1961-1963'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzptQTCbwaI/AAAAAAAAAKs/Z-SS__rmmMw/s72-c/kanli-noel.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-1229701164294405456</id><published>2009-12-29T22:08:00.002+02:00</published><updated>2010-01-02T21:37:16.264+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='21 Mayıs 1963 Olayı-Talat Aydemir Müdahale Girşimi'/><title type='text'>* 21 Mayıs 1963 Olayı, (Müdahale Girişimi II.)</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Silahlı Kuvvetler Birliği 'nin başarısız müdahale girişimlerinin ardından örgütün üst düzey yöneticilerinden birisi olan Talat Aydemir de Kore Savaş Birliği'ndeki görevinden dönmüştür. Aydemir , ülkeye dönüşünün ardından Silahlı Kuvvetler Birliğiyle anlaşmazlığa düşer.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Silahlı Kuvvetler Birliği Başkanı Cevdet Sunay; 'Seçimler yapılmış, Meclis toplanmış, ardından da İnönü başkanlığında hükümet kurulmuştur. Yani bir müdahaleye gitmenin zamanı değildir. Ben hükümet kurulurken İnönü 'ye söz verdim', diyecek, Aydemir ise Sunay 'a karşı çıkarak 'Ben bu davaya baş koydum. Kararımdan dönmem' diyerek rest çekecek ve Silahlı Kuvvetler Birliği ile yolunu ayıracaktır. Bu andan itibaren Aydemircilerin İnönücülüğe karşı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Atatürkçülüğe dönüş mücadelesi başlamış olur&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Aydemirciler İnönü 'yü Atatürk 'e karşı çıkmakla suçluyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Talat Aydemir Silahlı Kuvvetler Birliği ile olan bağını kopartırken bütün eleştirilerini de İnönü üzerinde yoğunlaştırıyordu. Aydemir, İhtilalin güçlü albayı ve CHP'nin iktidara biran önce gelmesi için MBK ile anlaşmalı olarak demokrasiye geçişin hesapları yapıldığı tezine sert çıkışlar yapan kişi olarak tanınmaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 Mayıs 'ın seçimlerle tasfiye edildiğini ve Atatürkçülüğe değil İnönücülüğe dönüldüğü gerçeğini gören Aydemirciler İnönü 'yü ağır biçimde eleştiriyorlardı: '...memleketi yönetme sanatı çoktan geçmişti. Çevirdiği entrikalar faydadan çok zararlı oluyordu. Bölücü bir zihniyeti vardı. Bu taktiğini 27 Mayıs 'tan sonra en gözde örgüt olan Silahlı Kuvvetler Birliği içinde de tatbik etti... Örneğin demokratik Anayasa savunucusuydu fakat kendisi için anayasa mevcut değildi. Diğer bir deyimle partilere, örgütlere, kurumlara ve halka anayasanın gereklerini gösteriyordu fakat kendisi anayasanın üstünde ve dışında kalan bir imtiyazlıydı. Hırslı bir politikacıydı ve yaşı hırsını yenememişti. Atatürk 'e karşı çıkışları da hırsını yenememiş olmasındandır. Atatürk bile onu affetmemiştir.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Aydemirciler; Halk iradesini hakim kılmanın yolu devrimdir&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Talat Aydemir liderliğindeki 22 Şubatçılar 27 Mayıs'ın toplumsal bir devrim hedefiyle yola çıktığını ancak gelinen aşamada iktidarın CHP-AP iktidarına teslim edilerek 27 Mayıs 'ın asıl hedefinden saptırıldığını düşünüyorlardı. Ülkeyi 27 Mayıs'a sürükleyenin bizzat parlamenter sistem olduğunu savunan Aydemirciler parlamentarizme karşı devrim fikrini öne çıkarıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osman Deniz ve Cevat Kırca iktidarın İnönü ve AP 'ye teslim edilmesine şu sözlerle karşı çıkıyorlar:&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;'Düzen değişikliğine gitmek kaçınılmazdı ve şekilci demokrasilerde düzen değişikliğine seçim sandıklarından geçilerek varılamazdı. Seçim sandıklarında varolan zihniyet demagojiye bağlı kaldıkça, oportünizme hizmet ettikçe ve aldatılan halk kitlelerinin bilinçlenmesi fanatik engellerle önlendikçe sandıktan çıkanlar daima tutucu zihniyetin sahipleri olmakta devam edecek, böylece düzen değişikliği arzusundaki devrimciler iktidara gelemeyeceklerdir.'&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;'Şekli demokrasilerde var gibi görünen milli irade gereği aslında yanıltıcıdır. Şöyle ki oy sahibi olan kitlelerin neyi istediği ve kime hizmet ettikleri şuuru aldatıcı metodlarla bozulmakta ve seçim havası içinde iktidar etme hırsına kapılanların yanıltıcı telkinleriyle yaratılan hayali bir irade hakim kılınmaktadır. Gerçekte iddia edilen milli irade değil, hayali bir iradedir.'&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;'Böyle olunca da halkın yararını dile getiren devrimler yoluyla varmak isteyen kadrolar ülkenin kaderine sandıktan geçerek el koyamamaktadırlar. Bu yol kapanınca da devrimcilerin yönetime geçmesi sandık dışından olabilecektir. Bu yolun adı ihtilaldir.'&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;20/21 Mayıs 1963&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Üst düzey komutanlardan teğmenlere kadar birçok subay emekli edilerek Ordu 'dan uzaklaştırılırken Başbakan İnönü Meclis 'te yaptığı konuşmada 'Harp Okulu öğrencileri aldatılmıştır' diyerek olayların büyüklüğünü örtbas etmeye çalışır. Bu açıklamanın gazetelere yansımasıyla birlikte ertesi gün İstanbul 'a izinli gelen Harp Okulu öğrencileri Taksim Cumhuriyet Anıtına üzerinde 'Atatürk ve Türk Ulusu ... &lt;b&gt;&lt;i&gt;Harbiyeli aldanmaz&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; yazan bir çelenk bırakacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Şubat 'ta yaşanan başarısızlığa rağmen 22 Şubatçılar yeni bir harekete girişmekte gecikmeyeceklerdir. 20/21 Mayıs 1963 gecesi ikinci bir deneme daha gerçekleştirilir. Yapılan planda Meclis 'in feshedilmesi bakanlıkların işgali, Genelkurmay ve kuvvet komutanlıklarının kontrol altına alınması öngörülüyordu. İstanbul ve Ankara 'da başlayan yönetime el koyma girişiminde ilk adım radyo istasyonlarının ele geçirilmesi ve ihtilal bildirisinin okunmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Planın ilk aşaması başarıyla uygulanmış, Ankara 'daki radyo istasyonu ele geçirilerek Silahlı Kuvvetlerin içinde bulunulan kötü duruma son vermek için yönetime el koyduğu anonsuyla ihtilal duyurulmuş oluyordu. Ancak radyo binasına giden tank birliği henüz emniyeti sağlamadan yapılan ihtilal duyurusu karşıt güçleri hemen harekete geçirmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit birkaç hata bütün planları bozmuş ve başarısızlığa yol açmıştı. 21 Mayıs denemesinin başarısız olmasının ardından Talat Aydemir , Binbaşı Fethi Gürcan , Yarbay Osman Deniz ve üsteğmen Erol Dinçer tutuklanmış ve yapılan yargılama sonucunda idam cezasına çarptırılmışlardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzphAzRqzhI/AAAAAAAAAKc/g_EtGZTlgyU/s1600-h/talat_aydemir2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzphAzRqzhI/AAAAAAAAAKc/g_EtGZTlgyU/s320/talat_aydemir2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;b style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Talat Aydemir &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzphFk1_UmI/AAAAAAAAAKk/vZDQkc2COKM/s1600-h/Fethi+G%C3%BCrcan.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzphFk1_UmI/AAAAAAAAAKk/vZDQkc2COKM/s320/Fethi+G%C3%BCrcan.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;b style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Fethi Gürcan&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Daha sonra Erol Dinçer ve Osman Deniz idam edilmekten kurtulmuşlarsa da Aydemir ve Gürcan idam edilmişlerdi. Böylece 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 tarihlerinde gerçekleştirilen iki girişimin liderleri ortadan kaldırılmış ve 27 Mayıs 'ı yeniden devrimci rotasına oturtma çabaları sonuçsuz kalıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ihtilalciyim, bugün serbest kalsam yine ihtilal yaparım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrim yapma amacıyla harekete geçen ve bu girişimlerinin bedelini hayatlarıyla ödeyen subaylar yargılanmaları aşamasında da devrimci bir tavır sergilemişlerdir. 22 Şubatçıların liderlerinden Fethi Gürcan devrimci bir subayın karakterini yargılama aşamasında yaptığı savunmasında ortaya koyacaktır: 'Ben ihtilalciyim. Bugün serbest kalsam yine ihtilal yaparım. Benim giremeyeceğim garnizon yoktur. Girdiğim garnizonu da harekete geçirir ve ihtilal yaparım.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuşmayı yaptığı sırada Gürcan kendisini bekleyen sonun farkındadır ancak yine de ideallerinden taviz vermeyecek kadar devrimci bir bilince sahiptir ve bu sözlerin ardından mahkemece idamla cezalandırılır ve asılarak idam gerçekleştirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydemir ve Gürcan 'ın idam edilmelerinin ardından 1459 Harp Okulu öğrencisinin okulla ilişiği kesilir ve büyük bir tasfiye operasyonuna girişilir. Bu hareketlere katılan subay sayısı o kadar fazlaydı ki Ordu içinde girişilen tasfiye operasyonu bir noktadan sonra yarıda bırakılmak zorunda kalındı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.porttakal.com/haber-5-temmuz-1964-albay-talat-aydemir-ve-binbasi-fethi-gurcan-darbe-girisimleri-nedeniyle-idam-edildi-51274.html"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-1229701164294405456?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/1229701164294405456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/21-mays-1963-olay-mudahale-girisimi-ii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1229701164294405456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1229701164294405456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/21-mays-1963-olay-mudahale-girisimi-ii.html' title='* 21 Mayıs 1963 Olayı, (Müdahale Girişimi II.)'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzphAzRqzhI/AAAAAAAAAKc/g_EtGZTlgyU/s72-c/talat_aydemir2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-1436891161971937786</id><published>2009-12-29T20:04:00.003+02:00</published><updated>2010-01-02T21:37:33.484+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='15 Ekim 1961 Seçimleri'/><title type='text'>* 15 Ekim 1961 Seçimleri</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;CHP Tekrar İktidar&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;15 Ekim 1961'de Türkiye bir kez daha sandığı önünde buldu. CHP ise halkın yüzde 36.7'sinin oylarıyla yeniden iktidar oldu. Demokrat Parti'nin yerine kurulan Adalet Partisi'nin oy oranı ise yüzde 34.8 oldu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; font-size: small;"&gt;Aynı seçimde&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi(CKMP) yüzde 14, Yeni Türkiye Partisi(YTP) yüzde 13.7, bağımsızlar da yüzde 0.8 oranında oy aldı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-1436891161971937786?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/1436891161971937786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/15-ekim-1961-secimleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1436891161971937786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/1436891161971937786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/15-ekim-1961-secimleri.html' title='* 15 Ekim 1961 Seçimleri'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4262368177642318389</id><published>2009-12-29T02:06:00.008+02:00</published><updated>2010-01-02T21:38:24.248+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='22 Şubat Ayaklanması'/><title type='text'>* 22 Şubat Ayaklanması, 1962 (Müdahale Girişimi)</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Şubat Olayı, 1962'de, Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir ve arkadaşlarının, ordu içindeki 27 Mayısçıların tasfiyesi için, 20 Şubat günü başlatılan atama ve gözaltına almalara karşı direnişi olayıdır.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;27 Mayıs 1960'dan sonra, 9 Temmuz 1961'de %65 evet denen halk oylaması ile yeni Anayasa kabul edilmişti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;“Ülkenin, 1960 ihtilalinden sonra yaşayacağı genel seçimlere giderken ABD ve Avrupa ile ilişkilerinde fazlaca değişen bir şey olmamıştı. ABD'nin Ocak 1961'de yaptığı 43 milyon dolarlık yardımla birlikte 27 Mayıs'tan beri yapılan yardım tutarı 279 milyon doları bulmuştu. 17 Şubat 1961'de Türk ve Alman İş ve İşçi bulma Kurumları arasında anlaşmaya varıldı. 105 kişilik ilk Türk işçi kafilesi Almanya'da bir inşaat firması tarafından işe alındı. 2 Haziran 1961'de Almanya'nın Türkiye'ye vereceği 200 milyon mark tutarındaki kredi ile ilgili anlaşma imzalandı.” (Nermin Fenmen, say.10)&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;27 Mayıs'a vurulan her darbeye generaller den çok, genç subaylar tepki gösteriyordu. İstedikleri ise; 27 Mayıs'ın, DP'yi deviren basit bir hükümet darbesi olmaktan çıkaran devrimci yanının garantiye alınmasıydı. Silahlı Kuvvetler Birliği bu amaçla oluşturulmuştu. 6 Haziran 1961'de genç subaylar, 13 Kasım 1960'daki 14'ler tasfiyesinde olduğu gibi tepkisiz kalmadılar. Diğer tayinler konusunda sözünü kimseye dinletememiş olan Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir ve arkadaşları İrfan Tansel'in tayinine bir muhtıra ile karşı durunca saflar daha da netleşti. Silahlı Kuvvetler Birliği üyeleri (bu birliğe katılmayan general ve üst düzey subay yok gibiydi), 27 Mayıs devriminin kazanımlarını korumak için 28 Haziran 1961'de bir genelge yayınlayarak bunu dile getirmişlerdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;“ 15 Ekim 1961'de yapılan genel seçimlerde CHP umutluydu. DP'nin 27 Mayıs'ın altında ezilip yok olduğu düşünülüyordu. Ama beklenen gerçekleşmedi. CHP ancak %36,5 oy alabilmişti. DP'nin yerine kurulan AP ise %34,8 ile başa baş çıkmıştı 450 üyeli mecliste CHP 173, AP 158 ve 150 senato üyeliğinin de 71'ini AP, 36'sını CHP almıştı. Şüphesiz seçim sonuçları CHP'yi olduğu kadar, genç subayları da etkilemişti. Siyasi ortam neredeyse 27 Mayıs öncesine dönüşmek üzereydi.” (Nermin Fenmen, say.10)&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Seçim sonuçlarından sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir fikir ayrılığı belirmeye başladı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;“Bir grup subay yol yakın iken memleketin geleceği bakımından idareye el konulması fikrini savunuyordu. İkinci fikre göre ise, şimdi askeri müdahale hareketine lüzum yoktu. Tecrübe edilmeli, başarısızlıkları görüldükten sonra müdahale edilmeliydi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu fikri savunanlar daha ziyade hava kuvvetlerinin temsilcileri olan Kurmay Albay Halim Menteş, Hava Albayı Fevzi Arsın idi, bunlar CHP'liler ile devamlı surette temasta oldukları için memleketi ancak İsmet İnönü başta olmak üzere CHP'nin kurtaracağına inanıyorlardı. Bu fikir gerek Ankara Grubu'nda, gerek İstanbul Grubu'nda tartışıldıktan sonra birinci fikir ekseriyet kazandığı için İstanbul'da 21 Ekim 1961 günü Harp Akademileri'nde yapılan büyük toplantıda 10 General ve 28 Albay şu protokolü imzalamışlardı.” ( Ben İhtilalciyim - say. 123 / Öner Gürcan)&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;21 Ekim Protokolü'ne göre; yeni seçilen TBMM toplanmadan önce en geç 25 Ekim 1961'e kadar bir askeri müdahale kararı alınmıştı. Ancak bu protokol uygulanamadı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;“Ancak sonraki olaylar göstermiştir ki&amp;nbsp; 21 Ekim Protokolü' sadece başlangıçtır. Bugünün moda deyimlerini kullanarak söylemek gerekirse o ana deprem'dir. Artçı depremler' 22 Şubat'lardan, 21 Mayıs'lardan, 9 Mart'lardan geçerek ta 12 Mart'a kadar sürdü. 12 Mart'ta Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki emir ve komuta zinciri' yeniden kurulmuştu. Bu, ' 21 Ekim 1961 ana depremini' izleyen artçı depremlerin sonu' oldu.” ( Metin Toker, Milliyet, 20 Aralık 1999)&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Cumhuriyet tarihinin ilk koalisyon hükümeti CHP ve AP tarafından kuruldu. 26 Ekim 1961'de de Türkiye'nin dördüncü Cumhurbaşkanlığı'na, ihtilal lideri Cemal Gürsel seçildi. Bu ortam, 27 Mayıs öncesi CHP - DP tartışmalarının tekrar manşet olması ve AP yanlılarının açıkça 27 Mayıs aleyhinde propagandalara başlamasıyla siyasi ortam yeniden gerginleşmişti. 27 Mayıs devrimcileri, daha bir yıl geçmeden meşru müdafaa durumunda kalmışlardı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;19 Ocak 1962'de Genelkurmay başkanının ( Cevdet Sunay) başkanlığında düzenlenen, yüksek rütbeli subayların katıldıkları bir başka toplantıda, Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir, Jandarma Okulu Komutanı albay Necati Ünsalan ve öteki bazı komutanlar askeri müdahalenin kaçınılmaz olduğunu savundular. 9 Şubat 1962'de İstanbul'da Balmumcu'da toplanan 57 General ve albaydan 37'sinin; askeri müdahalenin 28 Şubat'a kadar gerçekleştirilmesi yolunda imzaladıkları protokole Talat Aydemir'de sonradan katıldı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ancak, 16 Şubat gecesi İstanbul'da, örgütün general ve amiral sınıfının aldığı bir kararla; sadece general, amiral ve albayların katıldıkları ve 1.Ordu İstihbarat Başkanı Vahit Gürkan'ın boykot ettiği bir toplantı düzenlendi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;“Ertesi gün Topçu Albay Celal Baykam ve toplantıyı boykot eden Vahit Gürkan'dan öğrendiğim şuydu. Toplantı yapılmış ve generallerin yaptıkları konuşmalar sonucu Ankara'da Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay'ın protokolü onaylamadığı, durumun İsmet İnönü'ye duyurulduğu, İsmet İnönü faktörünün ağır bastığı kabul edilerek protokolün uygulanmasından vazgeçilmesine ve bu durumun Ankara'daki örgüt üyelerine bildirilmesine oyçokluğuyla karar verilmişti. Beklediğim bir karardı bu! 17 Şubat günü ortaya çıkmış oldu. Artık, her şey bitmişti. Bir oyun sahneye konmak üzereydi. Ankara'daki örgüt üyeleri ekarte edilecekti. Bu, Genelkurmay'da görüşülmüş ve İstanbul'dan giden Korgeneral Refik Tulga ile Tuğgeneral Faruk Gürler'in de kabul ettikleri oyuna İstanbul örgütü alet olmuştu. Peki, oyun nasıl sahneye konacaktı? Bunu yaşayıp görecektik...” (Yarbay Osman Deniz - Parola, Harbiyeli Aldanmaz , say.69)&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;19 Şubat günü Genelkurmay Başkanı ile Albay Talat Aydemir, Albay Şelçuk Atakan ve Necati Ünsalan, Hava Kuv.Komutanı İrfan Tansel, Kara Kuv. Komutanı Muhittin Önür ve Jandarma Genel Kumandanı Abdurrahman Doruk Paşa arasında yapılan görüşmede; “Sunay, ancak İnönü ölürse veya çekilirse" bu işin yapılabileceğini belirtti. Bunun üzerine biz, bilhassa Selçuk Atakan şöyle bir teklif ileri sürdü:&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;"Biz ihtilalin Hiyerarşik düzende yapılmasını uygun görüyoruz. Mademki kendinizi kifayetsiz buluyorsunuz, denecek bir şey yok. Biz alttan gelen tazyiki güçlükle muhafaza ediyoruz. Yok eğer bu alttan gelen tazyiklerin müşevyiki olarak bizleri görüyorsanız, biz şimdi derhal istifamızı verelim. Emekliliğimizi istiyoruz. Yarın, öbür gün bu suçu yükleyerek bizi ordudan şerefsizce ayırmayın.” ( Talat Aydemir Konuşuyor, say.127-128)&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Buna rağmen 20 Şubat günü Hükümet ve Genelkurmay belirli birlik kumandanları ve maiyetleri için süratle atama ve gözaltına alma işlemleri başlattı. Buna karşı, atamaların durdurulmasını ve gözaltına alınanları serbest bırakılmasını isteyenler de direnişe geçtiler.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Albay Talat Aydemir 20 Şubat gecesi Harp okuluna gidince, Hava kuvvetleri tarafından Harp okulu alarma geçti' denilerek Meclis Muhafız taburu alarma geçirildi. Bunun üzerine Tank taburu da Kontr-alarma geçti ve onun civarında bulunan 2.Piyade Alayı ile Binbaşı Fethi Gürcan komutasındaki Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Süvari Grubu da hükümete bağlı kuvvetlere karşı kontr-alarma katıldı. Tankların bir kısmı sabaha karşı Ankara'nın varoşlarına kadar sokuldular. Bu sırada saat 02.30'dur. Bu yanlış alarm durumu Talat Aydemir tarafından iptal ettirilir ve tanklar garajlarına dönerler.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;20/ 21 Şubat 1962 gecesi Kara Harp Okulu'nun alarma geçtiği ihbarını alan Genelkurmay İkinci Başkanı Memduh Tağmaç, bir heyetle Harp okuluna gider ancak, ortada alarm durumunun olmadığını ve Hava Kuvvetlerinden gelen yanlış bir ihbarın olduğunu görür.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Havacıların alarmıyla başlayan süreçte,doğal olarak karşı alarma geçen Karacıların lideri Talat Aydemir suçlanacak ve O'na bağlı alay komutanları tevkif edilecekti. Talat Aydemir'in bu harekatla ilgisinin olmadığını söylemesine karşın 21 Şubat sabahı Genelkurmay, darbe girişimcisi üç albayın görevlerinden başka yere atandıklarını açıkladı. (Albay Talat Aydemir, Necati Ünsalan ve Selçuk Atakan).&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Kararı kabul etmeyen Talat Aydemir, Genelkurmay'a karşı koşullar öne sürüp Harp okulu'na döndü. Genelkurmay bu kez de aralarında Talat Aydemir, Necati Ünsalan, Dündar Seyhan, Selçuk Atakan, Emin Arat, İhsan Erkan, Haldun Doran ve Şükrü İlkin'in de bulunduğu subayları görevlerinden alıp başka görevlere getirmeyi kararlaştırdı. Albay Talat Aydemir ise Genelkurmay'a gönderdiği muhtırada bu kararın da uygulanmamasını, Kara kuvvetleri komutanının durumunun gözden geçirilmesini, Hava kuvvetleri komutanlığının alarm komuta heyetine üniformalarıyla katılan Milli Birlik Komitesi üyelerinden Mucip Ataklı ve Haydar Tunçkanat'ın cezalandırılmalarını istedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Aydemir, o yıl Harp okulu'nu bitirme döneminde bulunan 600 kadar asteğmeni toplayarak son günlerde olanları anlatır. Harp okulu öğrencileri, komutanlarını teslim etmeme kararı alırlar. 22 Şubat 1962 günü Genelkurmay; Kurmay Albay Semih Sancar'ı yeni Harp Okulu Komutanı olarak, bir heyetle Harp Okuluna gönderir. Okulun girişinde okul muhafızları tarafından silahlarından tecrit edilirler. Talat Aydemir, huzuruna çıkartılan heyete; bu tayinin prosedürlere uygun olmadığını ve geçersiz olduğunu söyleyerek, onları geri gönderir.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Bu arada 229. Piyade Alayı Kumandanı Albay İhsan Erkan da Genelkurmay'a çağrılmış, fakat gözaltına alınacağını öğrenince Piyade Alayını alarma geçirmişti. Ankara grubunun önünde iki şık vardı. Ya gözaltına alınarak teslim olmayı kabul edecek, ya da harekete geçeceklerdir. Harp okulu'ndaki öğrenci ve subay taburları da galeyana gelmişti. Sonunda Talat Aydemir, Harp Okulunu alarma geçirdi. Emin Arat ve Dündar Seyhan'da oraya davet edildi. Alarm haberi diğer birliklere de sirayet etti. Böylece Tank Okulu, Süvari Grubu, Muhabere Okulu, Zırhlı Birlikler Eğitim Merkezi ve Jandarma okulu da kendiliğinden alarma geçip Ankara'da duruma hakim oldular. Böylelikle ayaklanma başlamış oldu. Polatlı'daki topçu birliklerinden ve Çubuk'taki 230.Piyade Alayı'ndan bazı kuvvetler Talat Aydemir'e karşı Ankara'ya getirildilerse de, bunlarla birlikte Meclis taburu da Talat Aydemir'in buyruğuna girdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;22 Şubat öğlen saatlerinde; Çankaya Köşkü'nü koruyan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın kumandanı Şükrü İlkin'in yerine Cihat Alpan atanmıştı. Ancak, Muhafız Alayının süvari grubu Binbaşı Fethi Gürcan emrinde harekete geçerek yeni atanmış olan Cihat Alpan'ı gözaltına aldılar. Fethi Gürcan güvendiği birlik ve subaylarla; o sırada içeride toplantı halinde olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve birkaç bakanı, Genelkurmay Başkanı ve MGK üyeri olan kuvvet kumandanlarını enterne etmiş oluyorlardı. Fethi Gürcan'ın, Çankaya'dan ayrılmadan önce Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın tutuklanmaları yolunda yaptığı öneriyi Talat Aydemir kabul etmedi. Çünkü amacı darbe yapmak değildi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Talat Aydemir, TBMM'nin derhal kapatılmasını ve atamaların durdurulmasını, gözaltına alınanların bırakılması ve Hava Kuvvetleri'ndeki cunta'nın da cezalandırılmasını istedi. Genelkurmay'da Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in başkanlığında yapılan, Başbakan, parti genel başkanları ve kuvvet komutanlarının katıldıkları toplantıda Talat Aydemir'in istediklerinin kabul edilmemesine, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ile Başbakan İsmet İnönü'nün radyodan yatıştırıcı konuşmalar yapmasına karar verildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; YTP genel başkanı ve Talat Aydemir'in akrabası Ekrem Alican'ın Harp okulu komutanı ile yaptığı arabuluculuk görüşmesinde de bir sonuca varılamadı. Cemal Gürsel, Mürted hava üssü'ne, İsmet İnönü ve parti liderleri o zamanlar Radyoevi binasının arkasında yer alan Hava kuvvetleri karargahına gittiler. Fethi Gürcan kendisine bağlı birliklerle radyonun Etimesgut'taki verici istasyonunu ele geçirince yayın durdu. İsmet İnönü, birkaç saat sonra Esenboğa havaalanındaki verici aracılığı ile konuşmasını yapabildi. 22 Şubat saat 01.00 sularında Aydemir'e Genelkurmay tarafından gönderilen bir kurul, kan dökülmeden harekatı durdurursa kimseye ceza verilmeyeceğini bildirdi ve bu konuda İnönü'nün güvence veren mektubu kendisine iletildi.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Talat Aydemir'in atamaların durdurulması yolundaki ısrarını İsmet İnönü kabul etmedi. Ancak, saat 03.30'da Talat Aydemir alarmı kaldırdığını bildirdi ve evine döndü. Ertesi gün tutuklandı ve Genelkurmay başkanlığı'nda göz altına alındı. Harp okulu öğrencileri ise memleketlerine gönderildi. Başlarında Talat Aydemir'in bulunduğu, 22 Şubat direnişine katılan genç subaylar emekliye sevk edildi. Ancak, emeklilik hakkı kazanmamış olanlar ise ordudan tard edilmiş oldular. TBMM, 30 Nisan 1962'de ayaklanmaya karışanların ceza kovuşturmasına uğramamasına ilişkin yasayı kabul etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.turkcebilgi.com/22_%FEubat_1962_ayaklanmas%FD/ansiklopedi"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Kaynak... &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4262368177642318389?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4262368177642318389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/22-subat-olay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4262368177642318389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4262368177642318389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/22-subat-olay.html' title='* 22 Şubat Ayaklanması, 1962 (Müdahale Girişimi)'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-6318575648151450263</id><published>2009-12-28T22:56:00.003+02:00</published><updated>2009-12-29T16:04:47.820+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1961 Anayasası'/><title type='text'>* 1961 Anayasası</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;27 Mayıs ihtilali sonucunda kurucu meclis tarafından hazırlanan 1961 anayasası gerçek anlamda en demokratik Türk anayasasıdır. Bu anayasa getirmiş olduğu yenilikler ile tamamen hukuk devletine ulaşmayı hedeflemiş ve bu konuda başarılı olmuştur. 1 yıl içinde hazırlanan yeni anayasa 9 Temmuz 1961’de halk oyuna sunuldu. Seçmenlerin % 81’inin katıldığı oylamada yeni anayasa % 61,5 evet oyuyla kabul edilmiştir. Böylece Türk tarihinde ilk kez bir kurucu meclis anayasa hazırlamış ve bu anayasa halk oyu ile kabul edilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1924 Teşkilat-i Esasi egemenliği TBMM’nin kullanacağını belirtmekle kalmıştır; fakat 1961 anayasası anayasaya egemenliğin yetkili organlar eliyle ve anayasanın koyduğu esaslar çerçevesinde kullanılacağını belirten bir madde eklemiştir. Bu madde ile TBMM’nin sınırsız egemenlik gücü ortadan kaldırılmış ve TBMM anayasal bir organ niteliğine büründürülmüştür.&amp;nbsp;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1961 anayasasının 8. maddesine göre kanunlar anayasaya aykırı olamaz. Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamları ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Bu madde ile anayasanın üstünlüğü ilkesi açıkça kabul edilmiştir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1924 anayasası da anayasanın üstünlüğünü kabul etmiştir. Ancak 1961 anayasası farklı olarak anayasanın üstünlüğünü koruyacak ve denetleyecek bir yargı organı oluşturmuştur.&amp;nbsp;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1924 anayasasının hükümet rejimi ikili bir yapı oluşturuyordu; yani hem meclis hükümeti sisteminin hem de parlamenter sistemin özelliklerini taşıyordu. 1961 anayasası ile bu ikilik ortadan kaldırılmış ve kuvvetlerin yumuşak bir biçimde ayrılması sağlanarak parlamenter sisteme geçilmiştir. Aynı şekilde kağıt üzerinde yargı bağımsızlığını tanıyan 1924 anayasasından farklı olarak 1961 anayasası yargı bağımsızlığını tüm güvenceleriyle birlikte gerçekleştirmiştir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ayrıca 1961 anayasası modern, demokratik sistemlerin anayasalarına girmiş olan sosyal devlet ilkesi benimsemiş ve bu ilkenin gereklerini yerine getirmiştir. 1961 anayasası temel hak ve özgürlükler alanında kapsamlı ve demokratik bir düzenleme yapmıştır. 1924 anayasasında yalnızca sayılmakla yetinilen bu hakların kapsamı genişletilmiş, kullanılmasıyla sınırlandırılması ve durdurulması konularına ilişkin geniş bir çalışma yapmıştır. Buna göre temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanun ile ve hakkın özüne dokunulmadan gerçekleştirilecektir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1961 anayasası ile kurulan ve anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesinde büyük önem taşıyan anayasa mahkemesi temel hak ve hürriyetler alanında da bir güvenlik organıydı. Laiklik ilkesi anayasada aynen kabul edilmiştir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1961 anayasası ile çoğunlukçu demokrasi anlayışından çoğulcu demokrasi anlayışına geçilmiştir. Çünkü çoğunlukçu demokrasi anlayışı azınlıkların haklarını göz ardı ediyordu. Bu nedenle azınlık haklarını korumak ve demokrasinin kalıcı olmasını sağlamak için çoğulcu demokrasi anlayışı benimsenmiştir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1961 anayasası ikili meclis sistemini kabul etmiştir. Meclis millet meclisi ve cumhuriyet senatosundan oluşmaktadır. İkili meclis sistemi ilk kez 1876 Kanun-i Esasi döneminde uygulanmıştı. 1961 anayasasının getirmiş olduğu yenilikler temel hak ve özgürlükler 60’lı yılların sonuna doğru yoğun şiddet ve terör eylemlerine sebep olmuştur. Adalet Partisi ve toplumun büyük bir &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;kesimi tarafından anayasaya yapılan eleştirilerin artması Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Mart 1971’de verdiği muhtıra ile sonuçlanmış ve Demirel hükümeti istifaya zorlanmıştır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; 12 Mart 1971 muhtırası ülkenin içinde bulunduğu kargaşa ve iktidarsızlık sorununu çözememiş, tırmanan şiddet ve silahlı terör eylemlerine engel olamamıştır. Ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlama, devletin otoritesini ve varlığını yeniden sağlamak, demokratik düzenin işlemesine engel olan sebepleri ortadan kaldırmak amacıyla 12 Eylül 1980’de ordu yönetime tamamen el koymuştur.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; 12 Eylül 1980’de yapılan darbe ile Milli Güvenlik Konseyi oluşturulmuş ve sivillerden kurulu bir hükümet kurulmuştur. Anayasa düzeni hakkında kanun ile 1961 anayasasında yapılan bir çok değişiklik şöyledir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Kanunun ikinci maddesine göre TBMM’ye ait olan tüm yetki ve görevler Milli Güvenlik Konseyi’ne geçecektir. Aynı madde ile Milli Güvenlik Konseyi başkanının devlet başkanı olduğu ve cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini üstlendiği düzenlenmiştir.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Milli Güvenlik Konseyi kanun niteliğindeki işlemlerinin anayasaya aykırılığının ileri sürülemeyeceği 12 Eylül 1980’den sonra çıkarılmış olan karar, bildiri ve ortak kararnamelerin iptalinin veya yürütmenin durdurulması talebinin görüşülmesi söz konusu olamayacağı, kamu personelleri hakkında verilen kararların uygulanmasının durdurulamayacağı hükme bağlanmıştır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Yapılan bu değişiklik ile yetkileri kendisinde birleştiren Milli Güvenlik Konseyi 29 Haziran 1981’de bir kanun çıkararak demokratik ve laik cumhuriyet düzeninin gereklerini yerine getirecek bir anayasanın yapılması amacıyla kurucu meclis oluşturmuştur. Bu meclisin varlığı genel seçimlerle başlamış, TBMM’nin fiilen göreve başlamasıyla son bulmuştur.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma meclisinden oluşan kurucu meclis hazırladığı anayasayı 7 Kasım 1981’de halk oyuna sunmuştur. % 91,27 katılım oranıyla evet oyu verenler % 91,37 evet çıkmış ve oylama sonucunda anayasa kabul edilmiş ve yayımlanmıştır. Katılımın ve evet oylarının yüksek olmasının sebebi halkın geçici süreçten bıkması ve anayasal sisteme geçme isteğiyle 1982 anayasasının toplum içinde eleştirilmesinin ve incelenmesinin yasaklanması ve ayrıca halk oylamasına katılmayanların genel seçimlerde de oylamaya katılamayacaklarının daha önceden bildirilmiş olmasının etkisi vardır. &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Sonuç olarak 1961 anayasası ile yüzyıllardan beri süre gelen çabalar kesin bir sonuca ulaştırılmıştır. Otoritenin bir tek kişinin elinde toplanması önlenmiş, ayrıca bir grubun elinde yoğunlaşması da istenmemiştir. Otorite çeşitli kurumlar arasına dağıtılmış ve 19. yüzyıldan beri istenen bir türlü ulaşılamayan yürütme gücünün yetkilerinin sınırlandırılması başarılmıştır. 1961 anayasası Osmanlı İmparatorluğu’ndan bu yana hukuk devleti ilkesini gerçekleştirme yolunda yapılan çalışmaların en başarılısıdır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1961 anayasası 1971 yılındaki değişiklikleri ile birlikte 1980’de yapılan ikinci bir askeri darbeye kadar yürürlükte kalmıştır.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://www.msxlabs.org/forum/siyasal-bilimler/17002-turkiyede-anayasa-girisimleri-ve-anayasal-hareketler.html"&gt;Kaynak...&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;1961 Anayasası (Kaynak II)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27.5.1961 tarihinde Kurucu Meclisçe kabul edilmiştir.31.5.1961’de Resmi Gazete’de yayınlanıp,9.6.1961 tarihinde halk oyuna sunulmuş ve kabul edilerek yürürlüğe giren anayasa 27 Mayıs 1960 İhtilalinden sonra anayasal düzene geçişin ilk adımıdır.1961 Anayasası’na göre yasama yetkisini kullanan T.B.M.M.;Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu’ndan oluşuyordu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;Millet Meclisi 450;Cumhuriyet Senatosu ise 150 üyeden oluşturuldu.Daha önce olduğu gibi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’ndan oluşmak üzere iki başlı bir yürütme organını benimseyen anayasa da Cumhurbaşkanlığı biraz daha sembolik bir makam olarak düzenlendi.Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldan yedi yıla çıkarılıyor fakat iki kez üst üste seçilme şansı ortadan kaldırılıyordu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;1961 Anayasası’nda bulunan farklı bir özellikte hükümete TBMM dışından da bakan alma olanağı vermesiydi.Ayrıca ilk kez olarak özerk kuruluşlar TRT ve üniversitelerin yapısıda düzenleniyordu.Temel hak ve hürriyetleri Batı normlarına uygun bir şekilde düzenleyen anayasanın bu alana ilişkin bölümleri bireylerin devlet karşısında ki konumunu güçlendiren ayrıntılı hükümler vardı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;Kişi dokunulmazlığı,özel yaşamın korunması,düşünce ve inanç özgürlüğü gibi kavramların sınırları oldukça geniş tutulmuştu.12 Mart 1971 yılında ki askeri müdahaleyle anayasada yapılan değişiklikller oldukça önemlidir.Buna göre TRT’nin özerkliği kaldırıldı, üniversitelere müdahale kolaylaştı, yargı bağımsızlığını zedeleyen düzenlemeler getirildi.Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kurulmasını öngören,askeri mahkemelerin yapısını değiştiren,Yargıtay’ın yeniden düzenlenmesini sağlayan değişiklikler yapıldı. &lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;1961 Anayasası altı kısma ayrılmıştır.Bunlar sırasıyla şunlardır;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel Esaslar(1.-9. maddeler)evletin temel niteliklerinin açıklandığı bölümdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısım(10.-62.maddeler):Temel Hak ve Ödevler,Kişinin Hak ve Ödevleri, Sosyal ve İktisadi Ödevler,Siyasi Hak ve Ödevleri ol- mak üzere dört bölümden oluşuyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısım(63.-152. maddeler):Yasama,yürütme ve yargı bölümlerinden oluşuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısım(153.-154. maddeler):Çeşitli Hükümler(Devrim yasalarını güvence altına alıyor ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görev ve sorumlulukları belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısım(22 adet):Geçici Hükümler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısım(155.-157. maddeler)Anayasanın değiştirilmesine ilişkin maddeleri içeriyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.keyifkafe.net/hukuk/57348-1961-anayasasi-ozellikleri.html"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;Kaynak II...&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-6318575648151450263?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/6318575648151450263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/1961-anayasas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6318575648151450263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6318575648151450263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/1961-anayasas.html' title='* 1961 Anayasası'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-5326125506894032513</id><published>2009-12-28T01:47:00.002+02:00</published><updated>2009-12-29T14:36:50.471+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1951 - 1960 Önemli Olayları'/><title type='text'>* 1951 - 1960 Önemli Olayları</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Halkevleri kapatildi (8 Agustos 1951)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyetin en önemli sosyal kurumlarindan halk evleri DP iktidari tarafindan kapatildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;TKP Tevkifati (26 Ekim 1951)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;İllegal TKP'ye yönelik büyük çapta tevkifat yapildi. Tutuklananlar arasinda Zeki Bastimar, Mihri Belli, gibi taninmis isimler vardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Din Dersleri (4 Kasim 1951)&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İlkokullarin ders programlarina din dersi alindi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;NATO Üyeligi (18 Subat 1952)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Kuzey Atlantik Assamblesi'ne (NATO) üye oldu. Bunun neticesi olarak topraklarimiza ABD askeri üsleri kurulmaya baslandi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İlk renkli film "Halici Kiz" (1953)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Türk sinema tarihinin ilk renkli filmi "Halici Kiz" gösterime girdi. Film Yapi Kredi ve Dogan Kardes destegiyle, Muhsin Ertugrul tarafindan çekildi. Vedat Nedim Tör senaryosunu yazdi.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Dumlupinar Faciasi (4 Nisan 1953)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Deniz Kuvvetlerimizin Dumlupinar denizaltisi, Çanakkkale Bogazi'nda Naboland isimli Isveç silebiyle çarpisti. 88 denizci diri diri sulara gömüldü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İnsan Haklari Sözlesmesi (20 Mart 1954)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Avrupa Insan Haklari Sözlesmesine imza atti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;6-7 Eylül Olaylari (6-7 Eylül 1955)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Selanik'te Atatürk'ün evine bomba atildigi söylentileri üzerine basta Rumlar olmak üzere, Ermeni ve Musevi azinliga yönelik saldirilar oldu. Birçok bina ve isyeri tahrip edildi. Sikiyönetim ilan edildi. Olay komünistlerin üzerine yikildi. 27 Mayis Ihtilali sonrasi, olaylarin DP tarafindan tertiplendigi iddiasiyla Yassiada Mahkemesi tarafindan yargilanan yöneticiler çesitli cezalara çarptirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Genel Seçimler (27 Ekim 1957)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Genel seçimler yapildi. Demokrat parti %48 oyla iktidarini korurken, muhalefet %52 oy aldi. Seçimlere hile karistigi iddialari ortaya atildi.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Vatan Cephesi (12 Ekim 1958)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;DP iktidari ülkede demokratiklesmeyi saglamak iddiasiyla gelmis, ancak uygulamasiyla ülkede cephelesmeyi arttirmis, kendi disindaki siyasi güçleri tasfiye etmeye çalismisti. Bu uygulamalardan birisi de "Vatan Cephesi" adiyla yapilan uygulamadir. CHP'ye karsi kisileri ancak vatansever gören bu anlayis neticesi, radyolarda isim listeleri yayinlanmaya baslandi.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Menderes'in uçagi düstü(17 Subat 1959)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;DP Genel Baskani ve Basbakan Adnan Menderes'i Londra'ya götüren uçak düstü. 14 kisi öldü. Adnan Menderes sag olarak kurtuldu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Usak Olaylari (7 Mayis 1959)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;CHP genel baskani Ismet Inönü, Usak'ta DP'li bir grup tarafindan saldiriya ugradi. Tansiyon daha da gerginlesti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Tahkikat Komisyonu (18 Nisan 1960)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;DP iktidarinin sonunu getiren en önemli olaylardandir. DP iktidari TBMM'de kendi milletvekillerine olaganüstü yetkiler veren ve CHP'yi kapatmayi hedefleyen "tahkikat komisyonlari"ni gündeme getirdi. Ismet Inönü, bunun üzerine DP'liler için ünlü sözü, "Sizi ben bile kurtaramam"i sarfetmistir.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;555 K Olaylari (5 Mayis 1960)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ankara Kizilay'da ögrencilerin DP iktidarini protesto gösterileri. Ayni olaylar esnasinda Adnan Menderes'te saldiriya ugramistir. Bu olaylar DP iktidarinin sonunu getiren olaylar arasindadir.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Harp Okulu Yürüyüsü ((21 Mayis 1960)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Ankara'da Harp Okulu Ögrencilerinin DP aleyhine gösterileri.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;27 Mayis Ihtilali (27 Mayis 1960)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Türk Silahli Kuvvetleri DP iktidarini devirerek, yönetimi fiilen eline aldi. Cumhuriyet tarihinin en önemli dönemeçleri arasinda olan bu olayla 10 yillik demokrasi denemesi son buluyordu. Celal Bayar, Adnan Menderes ve DP ileri gelenleri tutuklandilar. Halk bu olayi sevinçle karsiladi. Orduya sevgi tezahüratlarinda bulunuldu. Cemal Gürsel Devlet Baskanligina getirildi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;MBK Kuruldu (12 Haziran 1960)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;TBMM'nin yetkileri feshedildi, anayasanin bazi maddeleri geçersiz sayildi. Onun yerine Milli Birlik Komitesi tüm yetkiyi eline aldi. 38 üyeden olusan MBK fiilen ülkeyi yönetmeye basladi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Yassiada Yargilamalari basladi (14 Ekim 1960)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;DP'li yöneticilerin yargilandigi Yassiada mahkemesi basladi. Bu mahkemeler 203 celse sürmüs olup, 529 sanik, 1063 tanik dinlenmistir. 15 kisi ölüm cezasi, 31 kisi müebbet hapis, 418 kisi muhtelif cezalar almis, 123 kisi ise beraat etmistir. MBK, 15 ölüm cezasindan 4'ünü onaylamamis, Celal Bayar'in cezasi yasindan dolayi hapse çevrilmis, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüstü Zorlu'nun idamlari ise onaylamistir.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;14'ler Olayi (15 Kasim 1960)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Milli Birlik Komitesi içinde çeliskiler artmis ve bunun sonucunda 14 subay ordudan uzaklastirilarak, yurtdisina "müsavirlik" adi altinda sürgüne gönderildiler. Bu subaylar arasinda Alpaslan Türkes, Orhan Kabibay, Orhan Erkanli, Münir Köseoglu, Mustafa Kaplan, Muzaffer Karan, Sefik Soyuyüce, Fazil Akkoyunlu, Rifat Baykal, Dündar Taser ve Numan Esin vardi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-5326125506894032513?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/5326125506894032513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/1951-1960-onemli-olaylar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5326125506894032513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5326125506894032513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/1951-1960-onemli-olaylar.html' title='* 1951 - 1960 Önemli Olayları'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4657340904296677451</id><published>2009-12-26T22:53:00.003+02:00</published><updated>2010-01-02T21:39:43.152+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Milli Birlik Komitesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='14&apos;ler Olayı'/><title type='text'>*  Milli Birlik Komitesi ve 14'ler Olayı, 1960</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZ4QcFB7KI/AAAAAAAAAHo/ja_JWiNB9eI/s1600-h/Cemal+G%C3%BCrsel.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZ4QcFB7KI/AAAAAAAAAHo/ja_JWiNB9eI/s200/Cemal+G%C3%BCrsel.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; color: black; text-align: center;"&gt;Milli Birlik Komitesi Başkanı, Cemal Gürsel &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;27 Mayıs 1960 Harekâtı’nden sonra Türk Silâhlı Kuvvetleri  adına geçici olarak iktidara el koyan heyetin adı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;27 Mayıs Harekâtı’nı gerçekleştirenler amaçlarını, yeni bir anayasa ile Atatürk devrimlerini güvence altına alma ve hukuk devletinin koşullarını yerine getirme olarak belirlediler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;27 Mayıs günü radyolar aracılığıyla, müdahalenin mevcut siyasî partilerden hiçbiri lehine yapılmadığı, kardeş kavgasını önleme amacını güttüğü bildirildi.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Merkezi Ankara’da olan hareketin fiilî lideri Cemal Madanoğlu’nun çağrısı üzerine başkentte toplanan bilim adamları, müdahaleyi başarıyla sonuçlandırmış olan ordu mensuplarına iki öneride bulundular:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1) İlk gün “muhafaza” edilmek üzere toplanmışken, ertesi gün serbest bırakılmalarına başlanan iktidar mensupları (DP’li cumhurbaşkanı, TBMM başkanı, başbakan, bakanlar, milletvekilleri vb.), derhal tutuklanmalı,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;2) Gerekli anayasa düzeni kuruluncaya dek ülke yönetimine silâhlı kuvvetler adına bir heyetçe el konulmalıdır. Liderliği kabul edeceğini cunta mensuplarından birine (Sadi Koçaş) daha önce bildirmiş olan Orgeneral Cemal Gürsel de bu arada İzmir’den gelerek hareketin başına geçti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Millî Birlik Komitesi’ne Ankara ve İstanbul’da çoğu birbirinden habersiz olarak hazırlanmış cuntaların mensupları alındı; o sırada yurt dışında bulunan ilgililer (Dündar Seyhan, Talat Aydemir, Sadi Koçaş) komite dışı kaldılar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Gürsel’in teklifiyle komitede kara, hava, deniz ve jandarma kuvvetlerinin temsil edilmesine önem verildi. Gürsel’den başka 37 üyeden oluşan komite, 12 Haziran 1960 günü 1 sayılı kanunla halka duyuruldu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Başkan Cemal Gürsel; Üyeler Ekrem Acuner, Fazıl Akkoyunlu, Refet Aksoyoğlu, Mucip Ataklı, İrfan Baştuğ, Rıfat Baykal, Emanullah Çelebi, Ahmet Er, Orhan Erkanlı, Vehbi Ersü, Numan Esin, Suphi Gürsoytrak, Orhan Kabibay, Kadri Kaplan, Mustafa Kaplan, Suphi Karaman, Muzaffer Karan, Kâmil Karavelioğlu, Osman Köksal, Münir Köseoğlu, Fikret Kuytak, Sami Küçük, Cemal Madanoğlu, Sezai Okan, Muzaffer Özdağ, Fahri Özdilek, Mehmet Özgüneş, Şükran Özkaya, Selahattin Özgür, İrfan Solmazer, Şefik Soyuyüce, Dündar Taşer, Haydar Tunçkanat, Alparslan Türkeş, Sıtkı Ulay, Ahmet Yıldız, Muzaffer Yurdakuler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;14'ler Olayı; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;MBK’nin üyeleri arasında, bir süre sonra önemli görüş ayrılıkları çıktı. Bunun üzerine 13 Kasım 1960′ta 14 üye MBK’den uzaklaştırıldı ve çeşitli görevlerle yurt dışına gönderildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bu 14 üye şunlardı: Fazıl Akkoyunlu, Rıfat Baykal, Ahmet Er, Orhan Erkanlı, Numan Esin, Orhan Kabibay, Mustafa Kaplan, Muzaffer Karan, Münir Köseoğlu, Muzaffer Özdağ, İrfan Solmazer, Şefik Soyuyüce, Dündar Taşer, Alparslan Türkeş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;MBK’nin görevi, 1961 Anayasası’nın geçici 5. maddesi uyarınca TBMM’nin toplandığı 25 Ekim 1961 günü sona erdi. Bu süre içinde komitenin kuruluşunda ve yetkilerinde bazı değişiklikler oldu. Kurucu Meclis toplanıncaya kadar (6 Ocak 1961) yasama ve yürütme yetkileri komitedeydi. MBK yasama yetkisini kendisi, yürütme yetkisini de kurduğu bakanlar aracılığıyla kullandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.birdunyabilgi.net/milli-birlik-komitesi-mbk"&gt;Kaynak... &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4657340904296677451?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4657340904296677451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/milli-birlik-komitesi-ve-14ler-olay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4657340904296677451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4657340904296677451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/milli-birlik-komitesi-ve-14ler-olay.html' title='*  Milli Birlik Komitesi ve 14&apos;ler Olayı, 1960'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZ4QcFB7KI/AAAAAAAAAHo/ja_JWiNB9eI/s72-c/Cemal+G%C3%BCrsel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4951163671761831374</id><published>2009-12-26T21:44:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:40:13.855+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adnan Menderes'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='27 Mayıs 1960'/><title type='text'>* 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZuddnmboI/AAAAAAAAAGY/Z-JR0foQtEQ/s1600-h/1960+Darbe.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZuddnmboI/AAAAAAAAAGY/Z-JR0foQtEQ/s320/1960+Darbe.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;27 Mayıs darbesi, 1950'de iktidara gelen Demokrat Parti'nin (DP) Türkiye'yi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bir grup subayın 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine tamamıyla el koyması sonucu gerçekleşen darbedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;1950'den itibaren seçimleri düzenli olarak kazanan DP, 10 yıl boyunca iktidarda kaldı. Bu süreçte, erken seçim ve yoğun muhalefete rağmen, Adnan Menderes'in başbakanlığında kurulan son hükümet; 27 Mayıs 1960'ta ordunun yönetime el koymasıyla devrildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1961'de, Yassıada'da kurulan askeri mahkemede yargılanan Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edildi. Menderes'in yönetimindeki DP'nin iktidarı sırasında 1955'te gerçekleşen, 6-7 Eylül olayları da yaşandı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;27 Mayıs sabahı gerçekleşen darbenin kısa kronolojisi:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Mayıs'taki sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerinde kalan İstanbullara rağmen, dışarıda iki protesto gösterisi düzenlendi. Başbakan Menderes, radyodan bir açıklama yaparak &lt;i&gt;"Memleketimiz ne bir ihtilal karşısındadır, ne de ihtilalin sözde haklı sebepleri bu ülkede mevcuttur" &lt;/i&gt;dedi. Bunalımın aşılması için cumhurbaşkanının istifasını isteyen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel'e iki ay zorunlu izin verildi ve izin sonunda emekliye ayrılacağı bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZurSEdmVI/AAAAAAAAAGg/1y5heFO8Exs/s1600-h/%C3%96%C4%9Frenci+Olaylar%C4%B1+1960.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZu5bAyKUI/AAAAAAAAAGo/lgQK6rfmr4c/s1600-h/%C3%96%C4%9Frenci+Olaylar%C4%B1+2+1960.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZu5bAyKUI/AAAAAAAAAGo/lgQK6rfmr4c/s320/%C3%96%C4%9Frenci+Olaylar%C4%B1+2+1960.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZ5IL9WL0I/AAAAAAAAAHw/42ovmUbvPHk/s1600-h/Alparslan-Turkes-1960.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;5 Mayıs'ta Ankara Kızılay Meydanı'nda üniversite gençliği büyük bir protesto gösterisi düzenledi. Göstericilere hitap etmek isteyen Menderes itilip kakıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 Mayıs'ta İsmet İnönü NATO ülkeleri gazetecileriyle bir basın toplantısı düzenledi ve serbest seçimle iktidarın değişmesini istedi. Bu sırada gezilerine devam eden Adnan Menderes 15 Mayıs'ta İzmir'de, 17 Mayıs'ta Manisa'da konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21 Mayıs'ta Harp Okulu öğrencileri sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bunun üzerine, Menderes, Yunanistan gezisini iptal etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Mayıs'ta Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı haberleşmeye sansür koydu. Gece 20:00'den sabah 05:00'e kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Mayıs günü muhalefet meclisi terk etti ve mecliste konuşmalar yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin içinde bulunduğu durumu açıklamak için yurt genelinde gezilere çıkan Menderes, 25 Mayıs'ta Eskişehir'de bir açıklama yaptı. Tahkikat Komisyonu'nun üç ay sürecek çalışmasını kısa sürede bitireceğini belirtti. Tahkikat Komisyonu, Nisan 1960'da oluşturuldu ve mecliste İsmet İnönü'nün kuvvetli tepkisiyle karşılaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komisyon üyeleri, askeri adli amirler ile sorgu ve sulh hakimlerine verilen yetkilerin tamamına sahip olarak, soruşturmanın yürütülmesi için her türlü yayını yasaklama hakkına sahipti. Soruşturmaya itiraz edenlerin hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngören komisyon, Menderes'in çalışmalarını erken bitireceğini açıkladığı komisyon. (Aynı komisyon üyeleri, darbe sonrası Bakanlar kurulu üyeleriyle birlikte Harp Okulu'na götürüldü. Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun da gözetim alındı.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 Mayıs günü Menderes Kütahya yolunda tutuklandı ve Ankara'ya getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZ5IL9WL0I/AAAAAAAAAHw/42ovmUbvPHk/s1600-h/Alparslan-Turkes-1960.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZ5IL9WL0I/AAAAAAAAAHw/42ovmUbvPHk/s320/Alparslan-Turkes-1960.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ordu Yönetime El Koydu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; 27 Mayıs saat 04:36'da Ankara Radyosu'ndan Kurmay Albay Alparslan Türkeş tarafından yapılan bir anonsla ordunun yönetime el koyduğu bildirildi. Başlangıçta kısa bir süre belirsizlik olsa da, bir süre sonra ihtilalcilerin İstanbul ve Ankara'da yönetime el koydukları anlaşıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve o sırada Eskişehir'den Kütahya'ya geçen Başbakan Menderes gözaltına alındı. Girişimin lideri ilan edilen Orgeneral Cemal Gürsel, saat 16:00'da radyoya bir açıklamada daha bulundu ve ihtilal süresince meclis yerine yasama organı şeklinde çalışması için kurulan Milli Birlik Komitesi'nin üyelerini açıkladı. Yeni bir anayasa hazırlanması istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28 Mayıs'ta Milli Birlik Hükümeti kuruldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;30 Mayıs'ta İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZveXODbiI/AAAAAAAAAGw/SVqQVh8xrMw/s1600-h/Yass%C4%B1ada.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZveXODbiI/AAAAAAAAAGw/SVqQVh8xrMw/s320/Yass%C4%B1ada.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZvo_o_PII/AAAAAAAAAG4/p2mHKcpuaZE/s1600-h/Menderes+Duru%C5%9Fma.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZvo_o_PII/AAAAAAAAAG4/p2mHKcpuaZE/s200/Menderes+Duru%C5%9Fma.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Yassıada duruşmaları;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ol style="list-style-type: decimal;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;li&gt;Köpek davası (14 Ekim 1960 - 24 Ekim 1960) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;6-7 Eylül olayları davası (20 Ekim 1960 - 5 Ocak 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bebek davası (31 Ekim 1960 - 22 Kasım 1960) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Vinileks şirketi davası (4 Kasım 1960 - 26 Kasım 1960) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Dolandırcılık davası (8 Kasım 1960 - 3 Aralık 1960) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Arsa davası (8 Kasım 1960 - 26 Kasım 1960) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ali İpar davası (15 Kasım 1960 - 19 Ocak 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Değirmen davası (18 Kasım 1960 - 3 Aralık 1960) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Barbara davası (21 Kasım 1960 - 20 Aralık 1960) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Örtülü ödenek davası (25 Kasım 1960 - 2 Şubat 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Radyo davası (29 Kasım 1960 - 26 Aralık 1960) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Topkapı olayları davası (2 Aralık 1960 - 17 Nisan 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Çanakkale olayı davası (27 Aralık 1960 - 10 Mart 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kayseri olayı davası (9 Ocak 1961 - 20 Nisan 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Demokrat İzmir davası (12 Ocak 1961 - 5 Mayıs 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Üniversite olayları davası (2 Şubat 1961 - 27 Temmuz 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;İstimlak davası (17 Nisan 1961 - 21 Haziran 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Vatan Cephesi davası (27 Nisan 1961 - 5 Eylül 1961) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Anayasa ihlali davası (11 Mayıs 1961 - 5 Eylül 1961) &lt;/li&gt;&lt;/span&gt;&lt;/ol&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ekim 1960'ta başlayan Yassıada duruşmalarında, Demokrat Parti yöneticileri yargılanmaya başladı. 14 Ekim'de gerçekleşen ilk davada konuşan Adnan Menderes'in ardından öğleden sonra gerçekleşen celsede konuşan eski cumhurbaşkanı Celal Bayar, Afganistan kralının kendisine görevi sırasında hediye ettiği Afgan tazısını bin liraya bir iktisadi devlet teşebbüsüne neden sattığını açıkladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Sebep olarak "çeşme yaptırmasını" gösteren Bayar'ın davası, anayasayı ihlal davasına bağlandı. Bayar ayrıca, Kurtuluş Savaşı'ndan kaçmak ve İstanbul'daki 6-7 Eylül olaylarından sorumlu tutularak, Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü ve eski İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay'la birlikte yargılandı. Gizli yapılmasına karar verilen bu dava sonunda ilk celse tamamlandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; 31 Ekim'deki duruşma "bebek davası"yla başladı. Eski başbakan Menderes'in soprano Aynur Aydan'la olan ilişkisinden doğan gayri meşru bebeğin, doğumdan hemen sonra ölümüyle ilgili olan davada, doktorlar çocuğun erken doğduğu için yaşayamadığını belirtti. Davalar sürerken Milli Birlik komitesi tasfiye edildi ve İkinci Gürsel Hükümeti kuruldu.&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZwEv9qEMI/AAAAAAAAAHA/teTUiTKWIvQ/s1600-h/Adnan+Menderes+Mahkum.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzdcXcrVJpI/AAAAAAAAAH4/C0JZ2bkh3bU/s1600-h/Adnan+Menderes+Mahkum.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzdcXcrVJpI/AAAAAAAAAH4/C0JZ2bkh3bU/s320/Adnan+Menderes+Mahkum.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZwTYRGOhI/AAAAAAAAAHQ/ZpAwJ0IwwG0/s1600-h/hasan+polatkan.jpeg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZwTYRGOhI/AAAAAAAAAHQ/ZpAwJ0IwwG0/s200/hasan+polatkan.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZwMbc7_-I/AAAAAAAAAHI/qFPkBZz3xKM/s1600-h/Fatih+R%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC+Zorlu.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZwMbc7_-I/AAAAAAAAAHI/qFPkBZz3xKM/s320/Fatih+R%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC+Zorlu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt; &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;Solda Fatih Rüştü Zorlu ve sağda Hasan Polatkan.&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;İdam kararları&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bu sırada Yassıada duruşmalarına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı İnönü'ye Topkapı olayları sırasında düzenlenen suikast girişimi davasıyla devam edildi. Dava sonunda, anayasa ihlaliyle suçlanan Celal Bayar ve Adnan Menderes'in de aralarında bulunduğu 15 kişinin idamı istendi. Duruşmalar sırasında kalp krizi geçiren Lütfi Kırdar öldü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;14 Ekim 1960'ta başlayan Yassıada davaları, 15 Eylül 1961'de karara bağlandı ve toplam 19 dosyada toplanan davalar anayasayı ihlal davasıyla birleştirildi. 592 sanıktan 288'i için idam istendi. 15 sanık idam cezası alırken, 31'i müebbetle cezalandırıldı. 418 sanıkta çeşitli cezalara çarptırıldı. Menderes, intihara kalkıştı. Cezaları onaylanan Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül günü sabaha karşı idam edildi. 17 Eylül'de, de Adnan Menderes İmralı adasında idam edildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İdamların ardından, Ekim ayında seçimler yapılır ve ordu müdahalesiyle Cemal Gürsel cumhurbaşkanı seçilir. Kasım ayında da, CHP-AP koalisyonu kurulur. Böylelikle on yıl boyunca iktidarda kalan Demokrat Parti'li Menderes yönetimi, Türkiye tarihinin ilk askeri müdahalesi sayılan 27 Mayıs ihtilaliyle devrilmiş olur. İdam kararları tarihe, Türkiye demokrasinin bir utancı olarak geçerken, İngiltere Kraliçesi ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Kennedy'in idamları önleme çabaları da sonuçsuz kalır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://bianet.org/bianet/siyaset/107229-27-mayis-darbesi-kronolojisi-ve-yassiada-durusmalari"&gt;&lt;b&gt;Kaynak...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Celal Bayar ve 27 Mayıs Darbesi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;"İnsanların cenneti, cehennemi dünyadaki hayatlarıdır. Biraz da hakları var, bazen insana en büyük ceza, kendi hatalı hayatı oluyor. Eğer, İsmet Paşa, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı bir tek olaya dayanarak, çıkarttığı bir tek kararname ile merkez ve şubeleriyle birlikte kapatmamış olsaydı, Meclis'in tahkikat encümeni kurmasından belki hiç kuşkulanmayacak, kendisi ve partisinin komünistlerle iş birliği yaptığı belgelenmeyecek ve böylece Türkiye demokrasi tarihine 27 Mayıs ayıbı hiç girmeyecekti..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti'nin 3. Cumhurbaşkanı, 27 Mayıs'ın birinci derecede muhatabı Celal Bayar'a ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1986 yılında Tercüman Gazetesi'nin 27 Mayıs'ı yazı haline getirmesini istediği İsmet Bozdağ'ın görüştüğü Bayar'ın anlatımında 27 Mayıs ile ilgili bazı bilinmeyenler gözler önüne seriliyor.&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Bir Bakıma Doğrudur&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta, Celal Bayar'ın anıları, 27 Mayıs ve Gerekçeleri adlı söyleşiyle başlıyor. Bayar, 27 Mayıs ile ilgili düşüncelerini ilk olarak şöyle özetliyor:&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;i&gt;"Beni 27 Mayıs`ın mağduru sayarlar, bir bakıma doğrudur. Bu yüzden hapsedildim, bu yüzden -kollarım arkamda bağlı- idam sehpasının altına kadar gittim. Bu yüzden insanlık haklarım elimden alındı ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüm. Bunca cefaya ve kahra uğramış insana mağdur demek, elbette yanlış olmaz. Fakat bunca iftiraya, bunca kasıtlı suç yamama gayretlerine, bunca yalan yayınlara, demeçlere, yorumlara rağmen, -bir adalet mercii olmaktan çok- bir siyasi hesaplaşma kurumu vasfında olan Yassıada Mahkemesinden sonra yüzünün akı ile topluma geri dönmek ve mağduru olduğu bir dönem hakkında fikri sorulur kişi olmak, hangi kula nasip olmuştur. Hiç tereddütünüz olmasın. Devletimin uğradığı bu kazanın, bu fiili durumun muhasebesini, bir mağdur gibi değil, dünyada aradıklarını, beklediklerini bulmuş, yaşını, başını almış, tecrübeli bir devlet adamı dikkati ve sorumluluğu ile yapmaya çalışacağım."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;27 Mayıs Anayasası&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;27 Mayıs nedir? sorusuna kaleme aldığı Başvekilim Adnan Menderes adlı kitapta yanıt bulduğunu belirten Celal Bayar, &lt;i&gt;"1961 Anayasasına 27 Mayıs Anayasası diyenler vardır, bu görüşün doğru olduğunu sanmıyorum"&lt;/i&gt; diyor. Bayar, bu yöndeki görüşlerini de şöyle aktarıyor:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;"Çünkü 27 Mayıs, Halk Partisi ile Demokrat Parti arasında sürdürülen Anayasa tefekkürü buhranının milleti usandırıp bezdirdiği bir anda alınmış fiili bir durumdur. Türk Silahlı Kuvvetleri adına radyolara el konduğu andan itibaren, durmadan tekrar edilen slogan, hareketin hiçbir parti ve zümreye karşı yapılmadığı ve kardeş kavgasını önleme gerekçesiyle hareket edildiğinden ibarettir. Buna bir ihtilal diyebilir miyiz? Tabii ki hayır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;i&gt;Çünkü ihtilal, mevcut devlet statüsünü temelinden değiştiren bir fikre dayanır. Bir tefekkür kaynağı ve bu tefekkür kaynağının beslendiği bir halk tabanı vardır. İktidara, kendi fikrini uygulamak, devlet-vatandaş münasebetlerini yeniden çizmek için gelmiştir. 27 Mayıs`ta bunlar yoktur. Öyleyse, buna ihtilal diyemeyiz." &lt;/i&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bayar, 1961 Anayasası'na ilişkin görüşlerini de,&lt;i&gt; "Ben memleketimin gerçeklerine saygısı olan bir insanım. 1961 Anayasası`nın demokratik hiçbir temel fikrine karşı olmadığımı, bu düşüncelerimin içinden ifade etmek isterim"&lt;/i&gt; şeklinde dile getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Asılmaya Gidiyorduk&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yassıada'da ölüme mahkum edildikten sonra kararın infazı için bir hücumbot içinde İmralı Adası'na doğru yola çıktıklarında yaşadıklarını da Bozdağ'a anlatan Bayar, o sırada yaşanan bir olayı da şu cümlelerle özetliyor:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;"Arkadaşların hepsi, büyük bir vakar içinde sükunetlerini muhafaza ediyorlardı. Bu kadar yıl sonra açıkça söylüyorum; korkmamıştım, arkadaşlarımda da hiçbir korku belirtisi yoktu. Belki o anda her biri, zihinlerinde bir muhasebe yapmakta ve ailesini düşünmekteydi. Sessizliği dağıtmak için son kabinemizin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'ya yüksek sesle sordum: Fatin Bey, işi bıraktığımız zaman Ortak Pazar için yaptığımız müracaat ne safhadaydı? Sorumu duyan muhafızlar şaşırdılar, adeta duyduklarına inanmadılar. Biz asılmaya gidiyorduk ve konuştuğumuz mevzu, Ortak Pazar'a yaptığımız müracaattı. Rahmetli Zorlu, çok sakin bir sesle anlatmaya başladı, arkadaşlar dikkatle dinliyorlardı. İmralı`ya böyle geldik..."&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İnsana En Büyük Ceza&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaptaki, &lt;i&gt;"İnsana En Büyük Ceza Kendi Hayatıdır"&lt;/i&gt; başlıklı bölümde ise Celal Bayar, 27 Mayıs ile ilgili farklı görüşlerini şöyle aktarıyor:&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;"İnsanların cenneti, cehennemi dünyadaki hayatlarıdır. Biraz hakları da var, bazen insana en büyük ceza, kendi hatalı hayatı oluyor. Eğer, İsmet Paşa, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı bir tek olaya dayanarak çıkarttığı bir tek kararname ile merkez ve şubeleriyle birlikte kapatmamış olsaydı, Meclis'in Tahkikat Encümeni kurmasından belki hiç kuşkulanmayacak, belki yapılan tahkikat sırasında, kendisi ve partisinin komünistlerle iş birliği yaptığı da belgelenmeyecek ve böylece Türk demokrasi tarihine 27 Mayıs ayıbı hiç girmeyecekti. Ve yine hiç şüphe etmiyorum bir 27 Mayıs olup bittisi başarıya ulaşmamış ya da hiç yapılmamış olsaydı, ne ordu içinde cuntalar kurulacak, ne 12 Mart, 12 Eylül müdahaleleri yapılacak, ne de demokrasi dejenere edilebilecekti. Ama ne yazık ki, çivi bir kere yerinden oynadı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Bence, 27 Mayıs düğümünün çözüldüğü nokta, Meclis Tahkikat Encümeni kurulması kararı alındığı gün İsmet Paşa'nın Meclis'te yaptığı konuşmadır..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.altkultur.net/27-mayis-darbesi-ve-celal-bayar.nedir"&gt;&lt;b&gt;Kaynak II...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZyh-v7k4I/AAAAAAAAAHY/2OaDaKBgaUY/s1600-h/1960+Olaylar%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZyh-v7k4I/AAAAAAAAAHY/2OaDaKBgaUY/s400/1960+Olaylar%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZyonMAa5I/AAAAAAAAAHg/RIhq4Xz5g1A/s1600-h/%C3%96%C4%9Frenci+Olaylar%C4%B1+3+1960.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZyonMAa5I/AAAAAAAAAHg/RIhq4Xz5g1A/s320/%C3%96%C4%9Frenci+Olaylar%C4%B1+3+1960.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit; text-align: right;"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.misafir.net/turk-tarihi/39475-27-mayis-darbesi.html"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4951163671761831374?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4951163671761831374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/27-mays-1960-askeri-darbesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4951163671761831374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4951163671761831374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/27-mays-1960-askeri-darbesi.html' title='* 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzZuddnmboI/AAAAAAAAAGY/Z-JR0foQtEQ/s72-c/1960+Darbe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-3627851385315534399</id><published>2009-12-25T16:35:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:40:31.906+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='555K Olayı'/><title type='text'>* 555K Olayı, 5 Mayıs 1960</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;5 Mayıs 1960 tarihinde, Ankara, Kızılay'da Demokrat Parti aleyhtarı öğrencilerin yaptığı protesto eylemi. Adını 5. ayın 5. günü saat 5`te Kızılay'da gerçekleşmesinden alan eylem cumhuriyet tarihinin ilk "sivil itaatsizlik" eylemi olarak da anılır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;28 ve 30 Nisan 1960 tarihlerinde polisle öğrenciler arasında çıkan çatışmalarda iki öğrencinin hayatını kaybetmesi ülkedeki ortamı iyice germişti.DP mitingi için Kızılay Meydanı'na gelen dönemin başbakanı Adnan Menderes, bir anda kendini protestocuların arasında buldu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Rivayete göre, o zamanlar öğrenci olan, şu anki CHP lideri Deniz Baykal, şair Cemal Süreya'nın aktardığına göre ise Vedat Dalokay, Menderes'in “Ne istiyorsunuz” sorusu üzerine başbakanın yakasına yapışıp “Hürriyet istiyoruz” demişti. Menderes ise şu soruyla cevap vermişti: “Başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet olur mu?”&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21 &lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Mayıs'ta bu kez Ankara'daki Harp Okulu öğrencileri iktidarı protesto için bir gösteri yürüyüşü düzenlediler. Artık ok yaydan çıkmıştı. Gerginlik doruktaydı. Bu arada Başbakan Menderes, bir açıklama yaparak Tahkikat Komisyonu'nu başlangıçta üç ay olarak öngörülen çalışmalarını tamamladığını, raporun yakında Meclis'e sunulacağını kamuoyuna duyurdu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Yürüyüşten kısa süre sonra, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;27 Mayıs 1960 tarihinde cumhuriyet tarihinin ilk askeri müdahalesi gerçekleşti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.bibilgi.com/555K"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-3627851385315534399?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/3627851385315534399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/555k-olay-5-mays-1960.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3627851385315534399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3627851385315534399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/555k-olay-5-mays-1960.html' title='* 555K Olayı, 5 Mayıs 1960'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-8870791094330445503</id><published>2009-12-25T15:38:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:40:52.893+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tahkikat Komisyonu-1960'/><title type='text'>* Tahkikat Komisyonu, 18 Nisan 1960</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Aynı yıl CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek'e karşı Çanakkale'de, Geyikli'de olaylar düzenlendi. 1960 ilkbaharında Yeşilhisar olayı oldu. İnönü'nün oraya gitmek istemesi Kayseri olaylarına yol açtı. Muhalefet gezilerini zorbalıkla, korkutarak, yıldırarak önleyemeyen DP iktidarı, bu kez sorunu kökünden çözmeye kalkıştı. 12 Nisan 1960 günü DP Grubunun yayımladığı bildiri CHP'yi "silahlı ve tertipli ayaklanmalar hazırlamakla", bir kısım basını da bunu yalan ve çarpıtılmış haberlerle desteklemekle suçluyor ve üç ayda işini bitirecek bir Tahkikat (Soruşturma) Komisyonunun kurulması yönündeki kararın alındığını açıklıyordu. 18 Nisanda DP'nin önergesi TBMM'de kabul edildi.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kurulan ve hepsi de DP'li olan 15 kişilik Komisyon ilk iş 3 şeyi yasakladı:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Partilerin tüm etkinlikleri (fakat soruşturulacak olan yalnızca CHP idi),&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Partilerin tüm etkinlikleri ile ilgili yayınlar,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;TBMM'de Komisyonla ilgili görüşmeler ve bunlar hakkında yayınlar,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;İnönü o gün TBMM'de 2 konuşma yaptı. Kendilerinin ihtilalden gelip demokrasiye geçtiklerini, ihtilal yapmalarının olanaksız olduğunu, kurulacak komisyonun gayrı meşru olduğunu, TBMM'nin üstünde bir baskı düzeni getireceğini, bu durumun kendileri dışından kaynaklanan bir ihtilale yol açacağını söyledi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Ve ünlü cümleleri:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-style: italic;"&gt;"Bu demokratik rejim istikametinden ayrılıp baskı rejimi haline götürmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam... Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır."&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu konuşmaları yayımlamak yasaktı. Buna rağmen Ulus ve Demokrat İzmir gazeteleri aynen bastılar, bu ve başka yollardan ülkenin her yanına dağıldı. CHP boyun eğmek niyetinde değildi. İnönü bunu açıkça Mecliste söylemişti. Bir de bunalımdan çıkar yol göstermişti: demokrasinin gereklerine uyarak dürüst bir seçim yapmak. Ama Menderes &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"ihtilal olabilir" uyarısını, "bunlar ihtilal yapmak istiyor"&lt;/span&gt; biçiminde yorumlayarak DP Grubunu daha şiddetli önlemler almaya ikna etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;27 Nisan 1960 günü çıkarılan ve Tahkikat Komisyonuna olağanüstü yetkiler tanıyan yasa, Komisyonu, her türlü yayınları yasaklamaya, süreli yayınları ve basım evlerini kapatmaya, her türlü siyasal etkinlikler konusunda ve soruşturmanın selameti için önlem ve karar almaya, bu amaçla hükümetin bütün olanaklarından yararlanmaya yetkili kılıyordu. Komisyonun önlem ve kararlarına&lt;span style="font-style: italic;"&gt; "her ne suretle olursa olsun muhalefet edenler"&lt;/span&gt; 1-3 yıla kadar ağır hapis cezasına, gizli olan soruşturma konusunda açıklama yapanlar 6 ay ile 1 yıl arasında hapis cezasına çarptırılacaklardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Komisyonun çalışmaları ceza usulündeki ilk soruşturma niteliğinde olacaktı. Buna karşı İnönü şöyle diyordu:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Biz tedbiri aldık. Bu tedbiri yürüteceğiz diyorsunuz... Gayrımeşru baskı rejimine girmiş olan idarelerin hepsi böyle demiştir... Bu tedbire teşebbüs eden baskı tertipçileri zannediyorlar ki: Türk Milletinin Kore Milleti kadar haysiyeti yoktur." (Kore diktatörü Rhee, öğrenci ve halk gösterileri karşısında, 21 Nisan 1960'ta istifa etmek zorunda kalmıştı.) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu konuşma karşısında Meclis, İnönü'ye 12 oturum Meclis'e katılmama cezası verdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;Ertesi gün (28 Nisan) İstanbul Üniversitesi öğrencileri büyük bir gösteri yaptılar. Polis çaresiz kaldı, ordu birlikleri çağrıldı. Bir öğrenci öldü. 40 kişi yaralandı. Rektör Sıddık Sami Onar tartaklandı. Hükümet sıkıyönetim ilân etti, Üniversite tatil edildi. Yayın yasağı getirildiği için olaylar kulaktan kulağa abartılarak aktarıldı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Ertesi gün Ankara'da Siyasal Bilgiler ve Hukuk öğrencileri gösterilere başladılar. Polis başa çıkamayınca ordu birlikleri geliyordu. İktidar sertleştikçe sertleşiyordu. Menderes radyoda konuşmalar yapıyor, Ege'ye gidip İzmir'de kendisini karşılayan kalabalıklar karşısında maneviyat yükseltiyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bayar, Prof. Dr. Ali Fuat Başgil'in 30 Nisan'da yaptığı hükümetin istifa etmesi tavsiyesine "Hayır, tenkit zamanı geçti. Şimdi tenkil (örnek ceza, ortadan kaldırma) zamanıdır," diyordu. Oysa ordudan işaretler geliyordu. Emekli olmak üzere izne ayrılan Kara Kuvvetleri Kumandanı Cemal Gürsel, Millî Savunma Bakanı Ethem Menderes'e yazdığı mektupta Cumhurbaşkanı ve hükümetin değişmesi gerektiğini söylüyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;21 Mayıs günü Harb Okulu öğrencileri Atatürk Bulvarında yürüyüş yaptılar. Düşünülen tek çare, Harb Okulunun en kısa zamanda tatile göndermek oldu. DP Genel İdare Kurulunun ve DP Meclis Grubunun Menderes'i tuttuğu yoldan geri çevirmek için yaptıkları girişimler de onu etkilemedi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Böylece 27 Mayıs 1960 darbesine gelindi. Millî Birlik Komitesi adında çoğu genç subaylardan oluşan bir cunta yaptı darbeyi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;a href="http://mitoloji.info/tarih/tahkikat-komisyonu.nedir"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;a href="http://mitoloji.info/tarih/tahkikat-komisyonu.nedir"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;a href="http://mitoloji.info/tarih/tahkikat-komisyonu.nedir"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-8870791094330445503?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/8870791094330445503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/tahkikat-komisyonu-18-nisan-1960.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8870791094330445503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8870791094330445503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/tahkikat-komisyonu-18-nisan-1960.html' title='* Tahkikat Komisyonu, 18 Nisan 1960'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-3034072159777406172</id><published>2009-12-25T14:34:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:41:07.342+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adnan Menderes Uçak Kazası'/><title type='text'>* Adnan Menderes'in Uçak Kazası</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzSzvFO8urI/AAAAAAAAAGI/Az8zJchzpVI/s1600-h/18-SUBAT-1959-HURRIYET-MENDERESIN-UCAK-KAZASI__6208886_0.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419153873073650354" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzSzvFO8urI/AAAAAAAAAGI/Az8zJchzpVI/s320/18-SUBAT-1959-HURRIYET-MENDERESIN-UCAK-KAZASI__6208886_0.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 240px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Başbakan Menderes 1959 yılının 17 Şubat sabahı, Londra’ya gitmek üzere Türk Hava Yolları’na ait Viscount tipi 4 motorlu "Sev" yolcu uçağına binmişti. İngiltere’ye, bağımsız Kıbrıs devletini kuracak olan Londra anlaşmasına imza atmaya gidiyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Ancak Yeşilköy’den havalandıktan sonra Londra’da havanın kapalı olması nedeniyle uçağın önce Paris’e inmesi düşünülmüş, ancak daha sonra uçak Londra’nın 40 kilometre güneyindeki Gatick havaalanına yönelmişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Uçağın sol arka tarafında pencere kenarında oturan Menderes, koyu gri renkte bir sis tabakasının ortasında görmedikleri bir piste doğru inerken hissettiklerini daha sonra şöyle anlatmıştı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%; font-style: italic;"&gt;"Ölüm korkusunun, ölümden daha beter bir duygu olduğunu o an hissettim. İki alemin ortasındaydım: Takdire sığınmaktan başka yapacak bir şey yoktu. İlk aklıma gelen sureyi okumaya başlayarak kendimi kadere teslim ettim."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Saat 19’da uçağın yolcuları havaalanının yakınındaki çam ormanına doğru indiğini fark ettiler. Pilot, göremediği iniş pistine 2 mil kala alçalmış ve ağaçlara çarpan uçak, 250 metre kadar sürüklendikten sonra durabilmişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Menderes’in oturduğu kuyruk kısmı kopmuş ve gövde bir süre sürüklendikten sonra durup yanmaya başlamıştı.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt; Yolcular feryat ederek yanan uçaktan çıkmaya çalışıyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Bu arada Başbakan Menderes’in yüzü sıyrılmış, ayağı uçağın tabanında bir yere sıkışmıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Düşüş sırasında uçak ters dönünce Menderes de enkazın içinde baş aşağı asılı kalmış, imdadına yetişen DP Sakarya milletvekili Rifat Kadızade Başbakan’ı ayağını çekerek kurtarmıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;     &lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;Tanıkların anlattıklarına göre Menderes’in bir koluna Rifat Kadızade diğer koluna da Şefik Fenmen girdi. Ve kaza mahallinden uzaklaşıp bir yere oturdular.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Kurtulan yolculardan Melih Esenbel hemen Başbakan’ın yanına geldi.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt; Menderes’in yüzündeki yırtık dışında bir yarası görünmüyordu. Ancak üstü başı çamur içinde ve perişan haldeydi. Son derece üzgündü. Esenbel’e "Şu hale bak, ne trajedi, arkadaşlar uçağın içinde yanıyorlar" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;O sırada çevredeki bir çiftlik evinde oturan Tony ve Margareth Bailey çifti, gürültüyü duyup evden fırlamıştı. Yaralıları şok olmuş bir halde buldular.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Ormanın içinde şaşkın bekleşen bu adamlardan biri Türkiye’nin başbakanıydı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;Tony Bailey uçaktakileri kurtarma çabasına girişirken, eşi, Başbakan Menderes’i, Rifat Kadızade’yi ve Şefik Fenmen’i arabasına alıp eve götürdü.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Eski bir hemşire olan Margareth Bailey yaralılara ilk müdahaleyi orada yaptı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;     &lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;BBC’nin haberi duyurmasından sonra Türkiye kazayı öğrenmiş ve başta Cumhurbaşkanı Celal Bayar olmak üzere herkes panik halinde Menderes ve arkadaşlarının akıbetini araştırmaya koyulmuştu.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Bir süre sonra Başbakan’ın hayatta olduğu anlaşıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Şefik Fenmen’in Londra’daki Türkiye Büyükelçiliği’ni aramasından sonra da Başbakan’ın yeri tespit edildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;Menderes hafif bir sıyrıkla mucize eseri kurtulmuş, ancak kazada Sev uçağının yolcularından 14’ü şehit olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms;"&gt;Kazada ölümden dönen Başbakan’ın Özel Kalem Müdür Yardımcısı Şefik Fenmen yaşadığı dehşeti yıllarca kimseyle paylaşmadı. Ve Londra kazasını yıllar sonra ilk kez "O Gün" belgeseli için Yusuf Kenan Beysülen’e anlattı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: trebuchet ms; margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Kemerlerimiz takılmıştı. Dışarıda hava alacakaranlıktı. Uçak havada devamlı dönüşler yapıyor fakat inişe geçemiyordu. Etrafımızı kalın, koyu gri renkte bir sis tabakası çevrelemişti. Sonunda inişe geçtiğimiz anlaşılıyordu. Uçakta sessiz bir bekleyiş vardı.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir anda büyük bir gürültüyle kendimi uçağın enkazı altında yerde buldum. Etrafımda küçük alevler yanıyordu. Önümde Melih Esenbel’in bir gündüz ışığına doğru süzüldüğünü gördüm. Ve ona yardım etmeye koyuldum. Kısa sürede kendimizi dışarı atmayı başardık. Korkunç bir rüya gibi..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kazadan sonra Başbakan Adnan Menderes ve iki kazazedeyi çevre çiftlikte oturan Bailey ailesi kurtardı. Eski bir hemşire olan Elizabeth Bailey Başbakan’a ilk müdahaleyi yaparken o günlerde henüz 6 yaşında olan kızı Margareth de olup biteni izliyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Margareth yıllar sonra bir Türk doktorla tanışıp evlendi ve İzmir’e yerleşti ve küçükken tanık olduğu olayı orada "O Gün"e anlattı:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;"Önce uzaktan bir ses duyduk, sonra bir sürtme sesi ve patlama... Herkes pencerelere koştu, sisten hiçbir şey gözükmüyordu ama çok büyük bir terslik olduğunun farkındaydık...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Babam bir balta alıp anneme ‘Hadi gidiyoruz’ dedi. Arabaya bindiler ve kaza yerine gittiler. Annem arabayla biraz uzakta bekledi, babam uçağın yanına gitti. Yardım etmeye çalışıyordu. O sırada orada bekleyen annem ormanın içinde bir adamla karşılaştı. Şok halindeki bu adam Adnan Menderes’ti. Annem onu hemen arabaya alıp eve götürdü, pansuman yaptı. Yaraları temizledi, ambülans çağırdı Menderes şok halinde olduğu için konuşamıyordu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=1747"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-3034072159777406172?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/3034072159777406172/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/adnan-menderes-ucak-kazas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3034072159777406172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3034072159777406172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/adnan-menderes-ucak-kazas.html' title='* Adnan Menderes&apos;in Uçak Kazası'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzSzvFO8urI/AAAAAAAAAGI/Az8zJchzpVI/s72-c/18-SUBAT-1959-HURRIYET-MENDERESIN-UCAK-KAZASI__6208886_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4359758990397387925</id><published>2009-12-24T22:12:00.000+02:00</published><updated>2009-12-24T22:15:42.721+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vatan Cephesi'/><title type='text'>* Vatan Cephesi, 1958</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Adnan Menderes iktidarının antidemokretik uygulamalarından biridir. CHP'ye karşı kendilerini destekleyen insanları Vatan Cephesine katılmaya davet etmekteydiler. Bu Cepheye katılan insanların isimleri hergün radyodan yayınlanmaktaydı. Bu durum halkı ikiye bölmek gibi tehlikeli bir sonuç doğuruyor ve gerginlik kaynağı oluyordu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;" class="mesajgizle"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;" class="mesajgizle"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu uygulamalara önce üniversiteler ve öğrencilerden sonra halkın çeşitli kesimlerinden tepkiler gelmeye başlamıştı. Halkı ikiye bölen "Vatan Cephesi" ve basına uygulanan sansür gibi uygulamalar büyük tepki çekmekteydi. Bütün bu tepkiler ve uygulamalar üzerine 27 Mayıs 1960'ta asker idareye el koyacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.cep-x.com/ansiklopedi/465841-vatan-cephesi.html"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4359758990397387925?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4359758990397387925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/vatan-cephesi-1958.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4359758990397387925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4359758990397387925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/vatan-cephesi-1958.html' title='* Vatan Cephesi, 1958'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-5310969196072524090</id><published>2009-12-24T15:17:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:41:41.207+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='6 - 7 Eylül Olayları-1955'/><title type='text'>* 6 - 7 Eylül Olayları, 1955</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNsEsRB-bI/AAAAAAAAAFs/nbTi6avUWQA/s1600-h/6-7-Eylul-Olaylari-1960-Havadis-diva__1941961_0.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418793604514707890" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNsEsRB-bI/AAAAAAAAAFs/nbTi6avUWQA/s320/6-7-Eylul-Olaylari-1960-Havadis-diva__1941961_0.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 250px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu olayların temel nedeni olan Türk-Yunan ilişkileri, aslında 50'li yılların başlarına kadar çok seviyeli bir şekilde ilerlemişti.Kurtuluş Savaşı'nın hemen ardından düzelen Yunan ilişkilerimiz, 50'li yılların başında Yunan Kralının Türkiye'yi ziyaret etmesiyle tavan yapmıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;Ancak, herşey Türkiye'nin Nato'ya üye olmasıyla başladı.Özellikle, bu zamandan sonra Kıbrıs'ta kurulan illegal Rum çetelerin Türklere karşı uyguladığı kırımlar, 1955'e gelinirken Türk medyasının gündemine oturmuştu. Dışişleri yetkileleri, ABD ve İngiltere'de bu kırımlarla ilgili müzakereler yaparken, Türkiye'yi ayağa kaldıracak olay meydana geliyordu; Atatürk'ün evinin yakınlarında ufak çaplı da olsa bir bomba patlamıştı...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNsWJh4qKI/AAAAAAAAAF0/KdduHTlZnHM/s1600-h/6-7-eylul-olaylari6.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418793904427804834" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNsWJh4qKI/AAAAAAAAAF0/KdduHTlZnHM/s320/6-7-eylul-olaylari6.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 229px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Fitil, ateşlenmişti!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;6 Eylül 1955 günü, saat 13.00 radyo bültenlerinde "şok" haber olarak geçirilen bombalama olayı, milliyetçi kesmi bir anda sokağa dökmeye başladı.Aynı anda, “Atamızın evi bombalandı” manşetiyle ikinci baskı yapan Mithat Perin'in sahibi, Gökşin Sipahioğlu'nun yazı işleri müdürü olduğu İstanbul Ekspres gazetesi o dönemde kurulmuş olan "Kıbrıs Türktür" Cemiyeti üyelerince bütün İstanbul'da satılmaya ve halkı galeyana getirmek üzere kullanılmaya başladı.Türkiye'nin dört bir yanından, kamyonlarla İstanbul'a, galeyana getirimiş insanlar taşınıyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olayların, bu kadar kısa süre içinde teşkilatlanması çok enteresandır.Olaylara karışmış ve ikametgahı Erzincan, Sivas, Malatya gibi İstanbul'a çok uzak şehirler olan insanlar tespit edilmiştir.1950 şartlarında Erzincan-İstanbul arası 2 gündür.Bu ve daha nice tespitler, bu olayların günler öncesinden planlandığını gözler önüne sermektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bombalama olayına gelirsek, Yunan yönetimi bu küçük çaplı bombayı atan kişinin, Selanik Üniversitesi Siyasal Bilimler öğrencisi olan Oktay Engin olduğunu bildirmiştir.Oktay Engin, 1993 yılında Nevşehir valiliği de yapacaktı...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;6 Eylül akaşmına doğru, Taksim'de bir grup öğrenci protestoya başladı.Normal bir protesto gibi gözüken bu eylem, akşama doğru Kıbrıs Türktür cemiyeti, DP, Meslek kuruluşları ve ülkenin diğer bölgelerinden gelen halkında katılımıyla dev bir protestoya dönüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNr8dGfxGI/AAAAAAAAAFk/4TTTjYXcuQk/s1600-h/4163009131977ov0.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418793463005037666" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNr8dGfxGI/AAAAAAAAAFk/4TTTjYXcuQk/s320/4163009131977ov0.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 230px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Saat 19.00'a doğru, ilk saldırı ve yağma işlemi Şişli'deki gayrimüslimlerin binalarına yapılmaya başlandı.Ardından, daha da büyüyen kalabalık, Samatya, Beyoğlu, Kumkapı, Yedikule ve diğer semtlere kaymaya başladı.Cumhuriyet tarihindeki en büyük yağma olayı gerçekleşiyordu!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;7 Eylül sabahına kadar süren bu dev yağmalama olayları, 5000'den fazla binanın ağır tahribi, onlarca sinagog ve kilisenin yağma edilmesi, milyonlarca liralık malların paramparça edilmesiyle yatışmaya başladı.Zaten, bu evreden sonra işin içine hükümet ve polisler girecekti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polis baskınıyla, Haydarpaşa'dan kaçmak üzre yakalanan birçok yağmacı vardır.Ancak, hiçbir zaman bu yağmacıların elebaşsı bulunamamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Binaların yanısıra binlerce mezarlık da tahrip edildi.Dini argümanlar yağmalandı veya ateşe verildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmalama, Yassıada mahkemelerinde Adnan Menderes ve hükümetinin üzerine bırakılacaktı.5.000 küsür insan, bu olaylar nedeniyle yargılandı.Kıbrıs Türktür cemiyeti kapatıldı.Bu olayların ardından ülkede büyük gayrimüslim göç dalgaları yaşanmaya başladı.İçlerinde Aziz Nesin'in de bulunduğu birçok aydın, gözaltına alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu olaylar, tazminat ödenmemesi nedeniyle uzun zaman örtbas edildi.1998'de meclis önergesiyle kabul edilmesine rağmen bu olaylar, hâlâ büyük bir karanlıktır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.farklitarih.com/2009/02/6-7-eylul-olaylar.html"&gt;Kaynak...&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-5310969196072524090?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/5310969196072524090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/6-7-eylul-olaylar-1955.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5310969196072524090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5310969196072524090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/6-7-eylul-olaylar-1955.html' title='* 6 - 7 Eylül Olayları, 1955'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNsEsRB-bI/AAAAAAAAAFs/nbTi6avUWQA/s72-c/6-7-Eylul-Olaylari-1960-Havadis-diva__1941961_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-2597827704363578531</id><published>2009-12-24T14:50:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:41:51.920+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Köy Enstitüleri'/><title type='text'>* Köy Enstitüleri, Gelişimi ve Kapatılması, 1954</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNnYZgiPmI/AAAAAAAAAFc/AfI1acTkrOE/s1600-h/koyenstitu-4.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418788445518708322" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNnYZgiPmI/AAAAAAAAAFc/AfI1acTkrOE/s320/koyenstitu-4.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 206px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Son yıllarda 17 Nisan'da Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıldönümünün kutlanması sevindirici. Cumhuriyetin bu ulvi projesinin amacı; köyden gelen yetenekli çocukların tam donanımlı olarak yetiştikten sonra, tekrar köylerine dönerek geride kalan ve okuma fırsatı veya olanağı bulmamışları eğiterek ülkenin okur yazar düzeyini yukarı taşımasıydı. Köy Enstitüleri’nin o günkü eğitim yöntemi gününün en ileri eğitim yönteminden daha donanımlıydı. Bu modelde teorik ve pratik eğitim birlikte alınıyordu. Yalnız temel dersler değil, yaşama dair bütün konular bir bütünlük içinde işleniyordu. Bir taraftan güçlü bir tarih eğitimi yanında tarım, el işi ve güzel sanatlar ile yurttaşlık bilinci ve ulusal bilinç kazanıyorlardı; diğer taraftan dünya klasiklerini okuyarak, müzik dinleyerek, tiyatro yaparak dünya değerleri ile tanışıyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Köy Enstitüleri Ne Zaman Kuruldu?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Cumhuriyeti kuran çağdaş aydın kadrolar eğitimin öncelikle köylerden başlaması gerektiğini belirleyerek, eğitimi köylere indirgemeyi benimsemişlerdir. En büyük eserleri ise Köy Enstitüleri’nin kuruluşu idi. Çok değişik ve çarpıcı bir girişim olan Köy Enstitüleri hareketi belki de dünyaya örnek bir projedir. Ne yazık ki halen önemi yeterince anlaşılamadı. Köy Enstitüleri’nin başlıca amacı kırsal alanı kalkındırmak, köylüyü eğitmek ve eğitmenlerle köylüyü üretici duruma getirmekti. Çünkü Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda ülkemizde okur yazar oranı neredeyse yok denecek kadar düşüktür. Özellikle kadınlarda ve köylerde durum daha da kötüdür. Bu tablo karşısında Atatürk ve arkadaşları yeni rejimin ruhunu ve düşüncesini köye de ulaştıracak bir eğitsel devrim hareketini başlatırlar. Gerçek anlamda devrimci bir hareket olan Köy Enstitüleri hareketi yalnızca köyün maddi kalkınmasını değil, aynı zamanda ve daha önemli olarak köy insanını bilinçlendirmeyi, onu hiçbir kuvvetin istismar edemeyeceği modern bir kırsal yaşam biçimine kavuşturmayı amaçlar. 17 Nisan 1940'da "Köy Enstitüleri" kurulmaya başlanır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Amaç Neydi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Köy Enstitüleri’nde yaşam, dönemin öğretmen ve öğrencilerinin anlatımı ile tam "birliktelik, katılım, yetki" ve "sorumluluk" eksenlerine oturtulmuştur. Enstitülerde kararlar yönetici-öğretici-öğrenci üçlüsünün katkı ve onayıyla alınır. Okul yöneticileri ile öğrenciler her konuyu tartışabilirler. Enstitüleri’nin kuruluşunda Atatürk politikası uygulanır, tarıma elverişli arazilerin seçilmesine özellikle özen gösterilir. Eğitim anlayışı açısından Köy Enstitüleri’yle diğer okullar arasında çok önemli nitelik farkı bulunmaktadır. Köy Enstitüleri’ne eğitim anlamında yüklenen sorumluluk ağır ve anlamlıdır. Köy Enstitüleri’ndeki anlayış o dönemde "Eğitim, Üretim içindedir" şiarıdır. Hep beraber ülkeyi kalkındırmak için üretmek ve hayata birlikte bakmaktır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Cumhuriyeti kuran genç kadro, büyük çoğunluğu köylü olan ve aynı oranda okuma yazma bilmeyen toplumu kısa yoldan okuryazar yapmak istiyordu. Bu proje aynı zamanda ülkemizin çağdaşlaşma ve modernleşme projesi idi. Yine genç cumhuriyet kadrosu, demokrasiyi altın tepside sunmuştu ve yaşaması için altının doldurulması gerektiğinin farkındaydı. Onun için demokratik bir yapılanmanın zorunlu olduğunun farkındaydılar. Bunun başarılması için de çok yönlü yetişmiş, özgüveni gelişmiş, karşılaştığı sorunu çözebilen yetenekli ve zeki köy çocukları ile işe başladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim ve öğretim sorun çözmeye yönelikti. Özellikle Türkiye gibi halen köy kökenli ve tarıma dayalı yapılarda modelin önemi çok sonradan daha iyi anlaşılmıştır. Çünkü köy çocukları bu modelde hem eğitiliyor hem de geleceklerini hazırlıyorlardı. Küçücük çocuk köyünden geldiği gibi üretimin içerisine giriyor, kendi okulunu kendisi yapıyor, koyun güdüyor, müzik yapıyor, klasik eserler okuyor. Kendisine koyun gütmesi söylenen çocuk artık sorumluluk almış olmakta ve kendi sorumluluğunu ve bilincini oluşturmak zorunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmet İnönü Hasanoğlan’da yol kenarında koyun güden çocukların azıklarında ekmek parçasının yanında klasikler görünce aradığını bulduğunu ve gelecekten umutlu olduğunu belirtir. Duvar ören, tarım yapan, marangozluk, demircilik yapan, aynı zamanda dünya klasiklerini okuyan ve müzik yaparak ruhunu güzelleştiren mutlu insanları yetiştiriyordu. Bilindiği gibi bu şekilde yetişen çocuklar kendilerine güveni olan, mutlu ve üretken insanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNnPaINW8I/AAAAAAAAAFU/5HurHqgHNjc/s1600-h/koy+enst..png" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418788291066289090" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNnPaINW8I/AAAAAAAAAFU/5HurHqgHNjc/s320/koy+enst..png" style="cursor: pointer; display: block; height: 221px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Köy Enstitüleri eğitim modeli, bireylere olayların farkına varabilme yetisi kazandırıyordu. Kendi bilincine varan, ülkesinin ve dünyanın değerlerinin farkına varır. Bu da yurttaşlık bilincini yaratır. Ancak ülkemizi bu duruma getiren soğuk savaş mantığı sahipleri, ülkemizin geleceğe yönelik yetişmiş insan yetiştirme projesini erken fark ettiler ve engelleyebildiler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Köy Enstitüleri’nin kapanması ülkemizin bağımsızlık politikasının kırılma noktası ve miladı olarak görülebilir. Bu tarihten sonra eğitimin dokusu ve felsefesi değişmiş, köylere kültürel ağırlıklı eğitim, yerini ezberci eğitime bırakmıştır. Cumhuriyetin temel hedefi olan köylüyü aydın çiftçi durumuna getirmek yerine sahipsiz, kendi sorunlarını devlete iletemeyecek kadar yalnız ve aciz bırakılmış, çaresiz durumda görmek hepimizi rahatsız etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Köy Enstitüleri’nin temel espirisi, bu eğitim modeli kişinin kendi farkına varılabilirliğini kazandırmasıydı. Anlıyor, düşünüyor, sorguluyor ve üretiyor. Yaptığı işin verdiği mutluluk ile yaşamına anlam katabiliyordu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.koyenstituleri.net/index.php?option=com_content&amp;amp;task=view&amp;amp;id=153&amp;amp;Itemid=117"&gt;Kaynak...&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-2597827704363578531?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/2597827704363578531/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/koy-enstituleri-gelisimi-ve-kapatlmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2597827704363578531'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2597827704363578531'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/koy-enstituleri-gelisimi-ve-kapatlmas.html' title='* Köy Enstitüleri, Gelişimi ve Kapatılması, 1954'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzNnYZgiPmI/AAAAAAAAAFc/AfI1acTkrOE/s72-c/koyenstitu-4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4391056183547494271</id><published>2009-12-23T23:21:00.000+02:00</published><updated>2009-12-23T23:23:03.143+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dumlupınar Faciası'/><title type='text'>* Dumlupınar Faciası, 1953</title><content type='html'>&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; font-family: trebuchet ms; color: rgb(0, 0, 0); text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span 0=""&gt;&lt;span 2=""&gt;4 Nisan 1953 günü Ege'deki bir NATO manevrasından dönen Dumlupınar denizaltısı, saat 02.00 sıralarında Çanakkale boğazında Nara burnunu dönerken aniden büyük bir yük şilebiyle çarpışmış ve büyük bir hızla sula­ra gömülmüştü.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; font-family: trebuchet ms; color: rgb(0, 0, 0); text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span 0=""&gt;&lt;span 2=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; font-family: trebuchet ms; color: rgb(0, 0, 0); text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span 0=""&gt;&lt;span 2=""&gt;Denizaltının güvertesindeki 5 kişi suların üzerinde kalmış ve kurtarılmış, kalan 81 denizci ise 86 metre derinliğe gömülmüşlerdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; font-family: trebuchet ms; color: rgb(0, 0, 0); text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span 0=""&gt;&lt;span 2=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; font-family: trebuchet ms; color: rgb(0, 0, 0); text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span 0=""&gt;&lt;span 2=""&gt;Mürettebatın 10'u subay, 37'si ast­subay, 39'u erdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; font-family: trebuchet ms; color: rgb(0, 0, 0); text-align: left; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=917"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; font-family: trebuchet ms; color: rgb(0, 0, 0); text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span 0=""&gt;&lt;span 2=""&gt;&lt;a href="http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=917"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4391056183547494271?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4391056183547494271/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/dumlupnar-facias-1953.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4391056183547494271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4391056183547494271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/dumlupnar-facias-1953.html' title='* Dumlupınar Faciası, 1953'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-9040995965548022348</id><published>2009-12-23T22:43:00.000+02:00</published><updated>2009-12-26T17:02:53.611+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1938 1950 Önemli Olayları'/><title type='text'>* 1938 - 1950 Önemli Olayları</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Ismet Inönü Cumhurbaskani (11 Kasim 1938)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Atatürk'ün ölümü üzerine "İkinci Adam" Ismet Inönü oybirliğiyle Cumhurbaskanlığına seçildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;İnönü "Milli Sef" (26 Aralik 1938)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; CHP Olaganüstü Kurultayi'nda İsmet İnönü'ye "Değişmez Genel Baskan" ünvanı verildi. Ayrıca "Milli Sef" olarak anıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Hatay Türkiye'de (7 Temmuz 1939)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Daha önce Türkiye'ye katılma kararı alan Hatay Devleti, fiilen Türkiye'nin ili oldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Köy Enstitüleri Kanunu (17 Nisan 1940)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim hamleleri arasında yeralan Köy Enstitülerinin kurulması kanunlasarak yürürlüge girdi. Enstitüler 1954'te kapatıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Türk-Alman Paktı (18 Haziran 1941)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Türk-Alman saldırmazlık paktı imzalandı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Refah Faciasi (23 Haziran 1941)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; 2. Dünya Savaşı başlamadan Ingiltere'ye siparis edilen 4 denizaltı ve 4 muhripi teslim almak için yola çıkan Refah Silebi batırıldı. Mersin Limanindan Mısır'ın İskenderiye Limanına giderken gece vakti atılan bir torpido sonucu gemi sulara gömüldü. Gemide yaklaşık 150 kadar mürettebat bulunmaktaydı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Varlik Vergisi (11 Kasim 1941)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Özellikle gayrimüslüm ticaret erbabını hedefleyen "varlık vergisi" kanunu çıkartıldı. Uygulama 1,5 yıl sürdü. Ödeme yapmayanlar çalışma kamplarına gönderildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Von Papen'e Suikast(1942)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Almanya'nin Türkiye Büyükelçisi Von Papen'e Ankara'da bir suikast girisiminde bulunuldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Atılay Denizaltısı (14 Temmuz 1942)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Atilay denizaltımız battı. 90 denizciyi kaybettik.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Roosevelt-İnönü-Churchill bulusması (7 Aralik 1943)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Amerikan baskanı Roosevelt, İngiltere basbakanı Churchill ve Türkiye'yi temsilen Ismet İnönü Kahire'de bulustular. 2. Dünya Savaşının gidisatı üzerine konuştular.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Irkçı-Turancı Davasi (7 Eylül 1944)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Aralarinda Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoglu, Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan ve Alpaslan Türkeş gibi isimlerin bulundugu "Irkçı -Turancılar Davası" basladi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Almanya'ya savaş (23 Subat 1945)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Türkiye Almanya'ya kağıt üzerinde savaş ilan etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Tan Olayi (4 Aralik 1945)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Dönemin en tanınmış ve sol eğilimli gazetelerinden "Tan" gazetesi ve matbaası kışkırtma sonucu ögrencilerce basıldı. Gazete ve matbaa tahrip edildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Demokrat Parti kuruldu (7 Ocak 1946)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Celal Bayar ve Adnan Menderes gibi isimlerden oluşan bir grup CHP'den ayrılarak, Demokrat Parti'yi kurdular.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Missouri Istanbul'da (5 Nisan 1946)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; ABD Donanmasına ait Missouri savas gemisi İstanbul'a geldi. Gemi, Amerika'da ölen elçimiz Münir Ertegün'ün tabutunu taşıyordu. Bu ziyaret basit bir ziyaret olmayıp, Türk-ABD iliskileri için jest olarak algılandı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;İlk Çok Partili Seçimler (21 Temmuz 1946)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Cumhuriyet tarihinin ilk muhalefet partili seçimi yapıldı. CHP 396, DP 61 milletvekili çıkardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;ABD Yardimi (12 Mart 1947)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Cumhuriyet tarihi içinde ilk ABD yardımı gündeme geldi. Böylelikle daha sonra ABD ile gelisecek iliskilerin temeli o günlerde atıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Türkiye Avrupa Konseyinde (5 Mayis 1949)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Türkiye Avrupa Konseyine katıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Muglalı Davası (2 Mart 1950)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Orgeneral Mustafa Muglalı idama mahkum oldu. Cezası sonra müebbete çevrildi. Karara gerekçe olan olay Van'ın Özalp ilçesinde 33 köylünün öldürülmesiydi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;DP İktidarı ve Seçimler (14 Mayis 1950)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; O güne kadarki CHP'nin tek parti iktidarına seçimler yoluyla son verildi. "Yeter, söz milletindir!" şiarıyla yola çikan Demokrat Parti 14 Mayıs'taki seçimlerde 396 milletvekili çıkartarak tek başına iktidar oldu. CHP 68 milletvekili çıkartabildi. Celal Bayar Cumhurbaskanı, Adnan Menderes Basbakan oldu. Böylelikle yeni bir dönem başlıyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Arapça Ezan okunması (16 Haziran 1950)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; DP iktidarının ilk icraatlarından birisi Türkçe okunan ezanın tekrar Arapça okunmasini saglamak oldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Türk Tugayı Kore'de (17 Ekim 1950)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;; Meclise danısılmadan ABD ile kurulan iliskiler neticesi ilk Türk Tugayı Kore'ye gönderildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-9040995965548022348?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/9040995965548022348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/1938-1951-onemli-olaylar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/9040995965548022348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/9040995965548022348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/1938-1951-onemli-olaylar.html' title='* 1938 - 1950 Önemli Olayları'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4473019123186265635</id><published>2009-12-23T22:33:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:42:31.095+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Halkevleri ve Kapatılması'/><title type='text'>* Halkevleri Kuruluşu ve Kapatılması, 1932-1951</title><content type='html'>&lt;div style="color: black; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Halkevleri 1928 sonlarında Mustafa Necati'nin Bakanlığı sırasında halka okuma-yazma öğretmen için "Millet Mektepleri" ve 1930 sonra köylerde halk okuma odaları açıldı. Daha sonraki yıllarda halk eğitimine yönelik Şubat 1932'de halk evleri kuruldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Cumhuriyet Halk Fırkası'nın (CHP)'nın 10- 18 Mayıs 1931 tarihleri arasında toplanan 3. Kurultayında, Türk Ocakları'nın işlevini tamamladığı için kapatılarak yerine, Halk evlerinin açılması kararlaştırıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Halkevlerinin amaçları&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Türk milletini yeni ülküler etrafında toplamak, halk arasında kültür ve düşünce birliğini sağlamak, Atatürk devrimlerinin benimsenmesini gerçekleştirmek, Cumhuriyetin kültür atılımını yapmak, kır-kent ve köylü-aydın ikiliğini ortadan kaldırmak olarak özetlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 Şubat 1932'de ilk Halkevi Ankara'da açıldı. 1931- 1952 yılları arasında 478 Halkevi (biri Londra'da) 4322 Halkodası açıldı. CHP'nin desteğinde örgütlenen Halkevlerinin çalışmaları, dokuz şube halinde düzenlendi: Dil-Edebiyat, güzel sanatlar, temsil, spor, sosyal yardım, halk dershaneleri ve kursları, kütüphane ve yayın, köycülük, tarih ve müze.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkevleri 1952'de kapatılıp, 1960'ta tekrar açıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Halkın eğitimine ve kültürel gelişmesine yardımcı olmak üzere 19 Şubat 1932’de kuruldu. Ankara'da yapılan açılış töreninde Atatürk teşebbüsün amacını şöyle açıkladı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Gençlik, gelişen ve yetiştiren bir çalışmanın içinde yaşatılmalıdır. Millet, şuurlu, birbirini anlayan, birbirini seven, ideale bağlı bir halk kitlesi halinde teşkilatlandırılmalıdır. En kuvvetli ders vasıtalarına yetişkin muallim olduklarına malik olmak kafi değildir. Halkı yetiştirmek, halkı bir kitle haline getirmek için ayrıca bir milli halk mesaisinin tanzimini ihmal etmemeliyiz"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Halkevlerinin açılması hakkındaki karar CHP genel yönetim kurulunca alındı. Açılacak müesseselerin yönetim ve denetim görevleri partinin il idare kurullarına verildi. 1951 yılında kuruluşa tüzel kişilik kazandırmak ve bunun o tarihte muhalefete geçmiş olan CHP ile ilişkisini kesmek amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan bir tasarı, tartışmalar sırasında mahiyet değiştirdi ve halkevlerinin kapatılmasını, her türlü menkul ve gayrimenkul varlıkların hazineye intikal ettirilmesini öngören 5830 sayılı kanun kabul edilerek gereği yerine getirildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.turkcebilgi.com/halk_evleri/ansiklopedi"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4473019123186265635?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4473019123186265635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/halkevleri-kurulusu-ve-kapatlmas-1932.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4473019123186265635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4473019123186265635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/halkevleri-kurulusu-ve-kapatlmas-1932.html' title='* Halkevleri Kuruluşu ve Kapatılması, 1932-1951'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-6449941540288185829</id><published>2009-12-23T21:55:00.000+02:00</published><updated>2009-12-26T17:03:35.580+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kore Savaşı'/><title type='text'>* Kore Savaşı ve Türkiye, 1950</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzJ2KBpAW1I/AAAAAAAAAFE/mwIO766fjEc/s1600-h/233px-Map_korea_without_labels.png" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418523216291322706" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzJ2KBpAW1I/AAAAAAAAAFE/mwIO766fjEc/s320/233px-Map_korea_without_labels.png" style="cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 221px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kore'nin bölünmüş hali:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı bölge Kuzey Kore mavi kısım Güney Kore&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kore Savaşı daha sonra da Çin Halk Cumhuriyeti'nin müdahelesiyle uluslararası bir boyut kazanmıştır. Kore Savaşı sonunda Kore'nin bölünmüşlüğü korunmuş ve bugüne kadar gelen birçok sorun miras kalmıştır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt; Savaş öncesinde Kore;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Savaş öncesinde Kore Uzakdoğu güç oyunlarında satranç tahtasındaki bir piyon gibi oynanmıştı. Kendi güvenliğini arttırmak ve Çin üzerinde daha rahat nufuz kurmak için 1905 yılında Japonya Rus Çarlığı'nı yenerek Kore'ye sahip olmuştu.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kore; 1945 yılında Japonya'nın teslimiyetinden sonra Amerika ile Sovyetler Birliği arasındaki anlaşmazlığın yüzeye çıktığı ilk yerlerden birisi oldu. Bu iki süper güç Japonya'dan aldıkları Kore toprakları üzerinde yerli ama kendilerine bağımlı hükümetler kurduktan sonra 1948-1949 yıllarında askerlerini çektiler. Böylece Sovyet yanlısı Kuzey Kore ile Amerikan yanlısı Güney Kore kuruldu ve 38. enlem aralarında sınır oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;Savaş&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;Kore Savaşı'nın aşamaları;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Sovyet lideri Stalin'in desteğiyle Kuzey Kore birlikleri 25 Haziran 1950'de 38. enlemin güneyine doğru hareket etti. Böylece Kore Savaşı resmen başlamış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;Amerika'nın tepkisi;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;ABD Başkanı Truman'a göre bu harekat Sovyetler Birliği tarafından yönetilmekteydi ve geniş ölçekli bir Çin-Sovyet ortak saldırısının ilk adımıydı. Fakat yinede Amerika'nın ilk tepkisi ölçülüydü. Truman Japonya'daki Amerikan birlikleri komutanı General Mac Athur'a Güney Kore'ye malzeme yardımı yapılması için emir verdi. Ayrıca Amerika temsilcilerini konseyden çekmiş olduğu için kararı veto edemedi. Güvenlik Konseyi'nin aldığı bu kararla Kuzey Kore'nin saldırgan olduğu belirtiliyor ve birliklerini 38. enlemin kuzeyine çekmesi isteniyordu.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kuzey Kore'nin BM kararını dinlememesi ve askeri durumun Güney Kore açısından gittikçe kötüleşmesi Mısır ve Hindistan çekimser).&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'in savaşa dahil olması;&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kore Savaşı sırasında ABD birlikleri 38. paraleli geçiyor;&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Birleşmiş Milletler'in Güney Kore'ye birlikler yollamasıyla (bu birliklerde kara kuvvetlerinin %50'si hava kuvvetlerinin %93'ü ve deniz kuvvetlerindin %86'sı Amerikalı'ydı) Kuzey Kore yenilmeye ve geri çekilmeye başladı. Kuzey Kore'yi 38. paralelin kuzeyine iten BM kuvvetleri eski sınırlarda durmadı ve iki Kore'yi Güney Kore liderliğinde birleştirme amacıyla Kuzey'i işgale başladı.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu durum BM birliklerinin durmaması sebebiyle aktif olarak Kuzey Kore'yi desteklemeye başladı.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Ekim 1950'de Amerikalı general Mac Arthur "savaşı bitirecek bir hücuma" girişeceğini söylemesiyle binlerce Çin "gönüllüsü" sınırı geçip Kore'ye girdi ve birçok Amerikan/BM birliğini savaş dışı bıraktı. BM'nin zaferi kısa süre içinde toplu geri çekilme halini almıştı.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Ocak 1951'de başkan Amerikan Kongre'sinden özel yetkiler istedi. 50 Milyar dolarlık bir savaş bütçesi oluşturuldu. Amerikan ordusu kısa süre içinde mevcudunu %50 arttırdı ve bölgeye ek hava birlikleri yolladı.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kore Savaşı artık Kuzey - Güney Kore savaşı değil Çin-ABD savaşı olmuştu;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Savaşın bitmesi&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çin gönüllüleri" BM birliklerini 38. paralelin güneyine püskürterek Güneyi işgale başladı. Ancak tarafları barış görüşmeleri yapmaya itti. 1951 Nisanında başlayan görüşmeler sonucunda ancak 1953 Temmuzunda barış antlaşması imzalandı.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;Savaşın sonucu;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kore Savaşı sonucunda Kuzey Kore Çin ile batı bloğu arasında tampon bölge haline geldi. Savaştan yine en çok Koreliler zararlı çıktı. Kore yakılıp yıkıldı; milyonlarca Koreli öldü.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu savaş Amerika Birleşik Devletleri'ne atom silahları gücüne güvenmemeyi öğretti. Amerika'nın atom üstünlüğüne karşın Çin'in ve Sovyetler'in Kuzey Kore'yi desteklemesi Batı Bloğunu konvansiyonel savaş gücünü arttırmaya itti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;Kore Savaşı'nda Türkiye;&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;Sovyet telikesine karşı müttefikler arayan ve bu sebeple NATO'ya girmek isteyen Türkiye bu isteklerini daha kolay elde etmek ve Amerika'ya yakınlaşmak amacıyla Kore Savaşı'na bir tugay yollamıştır. General Tahsin Yazıcı komutasındaki Türk tugayı Kunuri Savaşı'nda büyük başarı göstermiş ve Dokuzuncu Amerikan Ordusu'nun çevrilmesini önleyerek cephenin çökmesini engellemiştir. Bu savaş sırasında çevrilen ve dost hatlatla bağlantısı kesilen Türk tugayı başarıyla direnmiş ve bütün dünyanın takdirini toplamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Gönüllü olanlardan seçilmiş olan bu tugay 259 subay, 18 askeri memur, 4 sivil memur, 395 astsubay, 4414 erbaş ve er olmak üzere 5090 kişiydi. Tugay komutanlığına Tuğgeneral Tahsin Yazıcı seçilmişti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kore Savaşı boyunca Türkiye toplam 741 ölü ve 2147 yaralı verdi. Bunların dışında Türk birliklerinden 234 asker tutsak ve 175 asker yitik (akıbeti belli olmayan) sayılmıştır. Türk Tugayı Kunuri’de yaptığı savunma ile dünyanın takdirini topladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.megatr.info/dunya-tarihi/263663-kore-savasi.html"&gt;Kaynak...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-6449941540288185829?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/6449941540288185829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/kore-savas-ve-turkiye-1950.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6449941540288185829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6449941540288185829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/kore-savas-ve-turkiye-1950.html' title='* Kore Savaşı ve Türkiye, 1950'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzJ2KBpAW1I/AAAAAAAAAFE/mwIO766fjEc/s72-c/233px-Map_korea_without_labels.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4842029829344499252</id><published>2009-12-23T17:12:00.001+02:00</published><updated>2010-01-19T23:31:03.600+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1950-1954-1957 Seçimleri ve Demokrat Parti İktidarı'/><title type='text'>* Demokrat Parti İktidarı ve Süreç, 1950-1960</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzN77vZX-RI/AAAAAAAAAGA/I-wysWyePxE/s1600-h/15-mayis-1950-demokrat-parti-iktidari-kazandi__21766294_0.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418811042922232082" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzN77vZX-RI/AAAAAAAAAGA/I-wysWyePxE/s320/15-mayis-1950-demokrat-parti-iktidari-kazandi__21766294_0.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Türkiye Cumhuriyeti, 29 Ekim 1923 yılından 14 Mayıs 1950’ye kadar, gerek devrim şartları ve gerekse Türk toplumunun sosyo- ekonomik ve kültürel şartlarının elverişli olmamasının bir sonucu olarak, çok partili siyasal yaşama geçememiş ve tek parti ile yönetilmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra totaliter iktidarların yıkılışı, yeni bir dünya düzenini de beraberinde getirmiştir. Modern demokrasilerin egemen olduğu bu düzen, Türkiye’yi de etkileyerek, çok partili hayata geçiş sürecini hızlandırmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; 7 Ocak 1946 yılında, iktidar partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin de desteğiyle Demokrat Parti kuruldu. 1950 yılına kadar muhalefet partisi olarak görev yapan Demokrat Parti, 14 Mayıs 1950 seçimlerinde halkın önemli bir kısmının oylarını alarak tek başına iktidar oldu. Her yönü ile Türk demokrasi tarihi için bir dönüm noktası sayılması gereken bu süreç, tam anlamıyla barışçıl koşullarda gerçekleşti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span id="more-3978" style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Demokrat Parti, 1954 ve 1957 seçimlerinde de halkın çoğunluğunun oyunu alarak Türkiye’yi on yıl boyunca tek başına yönetti. 1950- 1954 yılları arasında, özellikle ekonomi alanında ki olumlu gelişmeler, 1954 seçimlerinde halkın iktidar partisine desteğini artırdı. Bundan cesaret alan DP yönetiminin popülist politikalara ağırlık vermesi, ekonomide ciddi bozulmalar ve sosyal sorunlar doğurdu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu da 1957 seçimlerinde halkın Demokrat Parti’ye desteğini önemli ölçüde azalttı. Fakat bu azalış, DP’nin iktidardan düşmesi için yeterli oranda değildi. 1957 seçimlerinde Demokrat Parti, seçimlerden zayıflayarak çıkmasına rağmen, tek başına hükümeti kuracak kadar oy almayı başardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; On yıllık Demokrat Parti iktidarında Atatürk Devrimi’nin temel ilkeleri, teoride kabul edilmelerine rağmen, uygulamada hiç birine uyulmadı ve ilkeler ciddi şekilde amaçlarından saptırıldı. Bu da, Türk Devrimi’nin temeli sayılabilecek ekonomik bağımsızlık ve çağdaşlaşma hedefinin bu yıllarda duraklaması, hatta bazı noktalarda gerilemesi sonucunu doğurdu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Böylece Türk toplumu 1950 – 1960 yılları arasında, gelişen batılı modern demokrasilerle bütünleşmek fırsatını da kaçırmış oldu. Demokrat Parti’nin oy toplama kaygısı ile “dini siyasete alet etme” politikası, bu dönemde gerici örgütlenmeleri cesaretlendirmiş, bu anlayış sonraki yıllarda da ii Türk siyasal hayatının tehlikeli bir alışkanlığı haline gelmiştir. 1960 yılının başında Türkiye Cumhuriyeti Devleti artık totaliter bir rejimin eşiğine gelmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu durum, 27 Mayıs 1960 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin siyasal gidişata müdahale ederek, yönetimi devralması sonucunu doğurmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.destekegitimi.com/ataturk-ilkeleri-ve-demokrat-parti-iktidari.htm"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4842029829344499252?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4842029829344499252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/demokrat-parti-iktidar-ve-surec-1950_23.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4842029829344499252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4842029829344499252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/demokrat-parti-iktidar-ve-surec-1950_23.html' title='* Demokrat Parti İktidarı ve Süreç, 1950-1960'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzN77vZX-RI/AAAAAAAAAGA/I-wysWyePxE/s72-c/15-mayis-1950-demokrat-parti-iktidari-kazandi__21766294_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-6373412102000455603</id><published>2009-12-23T17:06:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:43:14.689+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nato Kuruluşu'/><title type='text'>* Nato'nun Kuruluşu, 4 Nisan 1949</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIyi6OLZMI/AAAAAAAAAE8/2LzG_GOMaHA/s1600-h/300px-NATO_expansion.png" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418448877005792450" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIyi6OLZMI/AAAAAAAAAE8/2LzG_GOMaHA/s320/300px-NATO_expansion.png" style="cursor: pointer; display: block; height: 250px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 300px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Marshall Planı ve Truman Doktrini, Sovyetlerin Orta Doğu ve Avrupa'da girişmiş oldukları yayılma faaliyetlerine karşı Birleşik Amerika'nın almış olduğu ilk tedbirlerdir. Fakat 1948 Berlin Buhranı Amerikaya şunu gösterdi ki, dünyanın yeni bir barış düzenine kavuşturulması için artık Sovyetlerle bir işbirliği yapma imkanı kalmamıştır. Çünkü şimdi Sovyetler, bir barış düzeninin kurulmasından ziyade, mümkün olduğu kadar geniş alanları komünist kontrolu altına sokmanın çabası içindedir. İşte bu netice, Amerikayı, Sovyetlere karşı Durdurma (containment) politikası takibine götürmüştür. Yani, Amerika bundan sonra Sovyet yayılmasını durdurmak için gerekli tedbirleri alacaktır ki, bu tedbirlerin en etkilisi 4 Nisan 1949 da kurulan NATO veya Kuzey Atlantik İttifakı olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Daha önce de belirttiğimiz gibi, Sovyetlerin Avrupa'da girişmiş oldukları yayılma çabaları ve bilhassa 1948 Şubatındaki Çekoslovak darbesi, 1948 Martında, İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında Batı Avrupa Birliği denen bir ittifak sisteminin kurulması neticesini vermiştir. Fakat İngiltere hariç, bu ittifak üyelerinin hepsi II.inci Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın işgaline uğramışlardı ve dolayısiyle, yorgun ve yıpranmışlardı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Altı yıllık savaştan sonra, galip İngiltere de aynı durumda idi. Bu sebeple, Sovyet saldırganlığına karşı kurulmuş bulunan bu ittifak, daha ilk günden itibaren Amerikaya dayanmaya ve ittifakın üyeleri de Amerikayı bu ittifakın içine çekmeye çalıştı. Çünkü Amerika'nın askeri ve mali desteği olmazsa, bu ittifakın Sovyet emperyalizmine karşı müessir bir engel teşkil etmesi mümkün değildi. Doğrusu aranırsa, bu durumu Amerika da görmüştü.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Fakat Amerika Monroe Doktrininden beri Avrupa ile ittifaklara girmiyordu. Lakin Avrupa'daki durum da ciddi ve tehlikeli idi. Batı Avrupa Birliği'nin kuruluşunun hemen arkasından Sovyetlerin Berlin Buhranını çıkarmaları, Batıya karşı açıkça bir meydan okuma idi. Bu sıkıntılı durumu Amerikan Senatosu üyelerinden Senatör Arthur H. Vandenberg bertaraf etti. Senatör Vandenberg Nisan ayında Senatoya sunduğu bir karar tasarısında, Amerika Cumhurbaşkanına, Amerika'nın güvenliğini ilgilendiren ve karşılıklı yardıma dayanan "bölgesel ve diğer ortak anlaşmalara" katılma yetkisinin verilmesini istedi. Vandenberg'in bu teklifi 11 Haziran 1948 de Amerikan Kongresi tarafından kabul edildi ve bu karara bundan böyle Vandenberg Kararı denildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Vandenberg Kararı, Amerika'nın 1823'ten beri tatbik etmekte olduğu Monroe Doktrinini veya inziva politikasını resmen terketmesinden başka bir şey değildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Amerika, dış politikasında bu esaslı değişikliği yaptıktan sonra, Batı Avrupa Birliğini daha müessir ve geniş bir ittifak sistemi haline getirmek için Kanada ve Batı Avrupa ülkeleri ile temasa geçti ve bu temaslar ve müzakereler sonunda 4 Nisan 1949 da 12 Batılı ülke arasında, kısa adı ile NATO (North Atlantic Treaty Organization) denen Kuzey Atlantik İttifakı kuruldu. Antlaşmanın başında, bu ülkelerin, milletlerin, demokrasi ilkeleri ile kişi hürriyetleri ve hukuk üstünlüğüne dayanan hürriyetlerini ve ortak savunmaları ile barış ve güvenliklerini korumak için birleşmiş oldukları belirtiliyordu. İçlerinden birine yapılmış bir saldırı hepsine yapılmış sayılacaktı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;NATO'nun kuruluşu ile Sovyetlerin Avrupa'daki yayılması, o günden bugüne, durdurulmuştur. Lakin 1949'a gelinceye kadar da Avrupa'nın mühim bir kısmını sınırları içine katmışlar veya kontrolları altına almışlardır. Sovyet Rusya, 1940-1945 yılları arasında Avrupa'da 450.000 Km. toprağı ve 24 milyon kadar nüfusu sınırları içine katmıştır. 1945-1948 yılları arasında ise, 1 milyon Km. toprak ile 92 milyon nüfusu da kontrolları altına almışlardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Türkiye ve Yunanistan'ın 1952 de, Batı Almanya'nın 1955 de ve İspanya'nın da 1982 yılında NATO'ya katılması ile NATO üyelerinin sayısı bugün 16'ya yükselmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://e-tarih.org/soguksavas/?sayfa=834015.676455.1969800.0.0.php"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-6373412102000455603?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/6373412102000455603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/natonun-kurulusu-4-nisan-1949_23.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6373412102000455603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6373412102000455603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/natonun-kurulusu-4-nisan-1949_23.html' title='* Nato&apos;nun Kuruluşu, 4 Nisan 1949'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIyi6OLZMI/AAAAAAAAAE8/2LzG_GOMaHA/s72-c/300px-NATO_expansion.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-8194841386488747206</id><published>2009-12-23T17:05:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:43:40.699+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muğlalı Olayı-1943'/><title type='text'>* Muğlalı Olayı(1943) ve Davası(1949)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Tarihte 'Muğlalı Olayı' olarak bilinen hadise 1943 yılında Van'ın Özalp ilçesinde gerçekleşiyor. Olayda 33 Kürt köylüsü hayvan kaçakçılığı iddiası ile 3. Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın emriyle Türkiye-İran sınırında yargısız infazla kurşuna diziliyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Dönemin CHP hükümeti tarafından örtbas edilen olay ilk kez 1948'de DP tarafından gündeme getirilmiş ve 1949'da açılan soruşturma sonucu Orgeneral Mustafa Muğlalı yargılanmıştı. Yargılama sonrasında idama mahkûm edilen Muğlalı'nın cezası, yaş haddi dolayısıyla 20 yıla indirilmiş ve Muğlalı 1951 yılında cezaevinde vefat etmişti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Van'ın Özalp ilçesindeki jandarma sınır taburunun adı Mayıs 2004 tarihinde değiştirilerek Mustafa Muğlalı Kışlası yapıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.cafesiyaset.com/haber/20091202/Mustafa-Muglaliya-itibari-iade-edildi.php"&gt;Kaynak...&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-8194841386488747206?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/8194841386488747206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/muglal-olay1943-ve-davas1949.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8194841386488747206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8194841386488747206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/muglal-olay1943-ve-davas1949.html' title='* Muğlalı Olayı(1943) ve Davası(1949)'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-2935769269211031700</id><published>2009-12-23T17:00:00.000+02:00</published><updated>2009-12-26T17:05:28.868+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Marshall Yardımı'/><title type='text'>* Marshall Yardımı (Planı), 1947-1951 Dönemi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIxFtk-JlI/AAAAAAAAAE0/ad_S6i3_snI/s1600-h/marshall_plan.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418447275883898450" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIxFtk-JlI/AAAAAAAAAE0/ad_S6i3_snI/s320/marshall_plan.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 243px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Avrupa, II. Dünya Savaşı'nın ardından, kıtanın en batı bloğu hariç (İspanya-Portekiz) adeta bir harabeye dönmüştü. Nazi postalları altında ezilen kıta, şimdi de Sovyet-ABD savaşının eşiğindeydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;Churchill'in savaştan bir yıl sonra dile getirdiği "demir perde" söylemi, savaş yaralısı Avrupa'nın gelişmesinin önündeki en büyük engel idi. İhracat sıfırlara yaklaşmış; açlık, yağma ve isyan olayları hat safhaya ulaşmıştı. Tüm bunların yanında Sovyet Rusya ve ABD arasındaki küresel rekabet, artık nükleer tehditlerin birbirine karıştığı bir ortama doğru gidiyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;ABD bakanı Marshall, II. Dünya Savaşı'na bizzat katılmış ve yıkımı birinci gözden incelemiş bir isimdi. Yıllarca ABD ordusunun kumandanlığını yürütmüş, savaşın ardından ise Başkan Truman tarafından bakanlığa yükseltilmişti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Ve Marshall, Avrupa'nın bu içler acısı durumunu, daha anakarada savaş yüzü görmemiş zengin Amerikalılara 1947 yılının eğitim-öğretim dönemi açılış konuşmasında, Harvard'da açıklayacaktı. Halkın süslü püslü diplomatik cümlelerle kurulmuş bir konuşma beklediği Marshall, tüm bu beklentileri boşa çıkarıyordu. Kısaca "Amerika ekonomik olarak bize muhtaç!" denilen bu konuşmanın ardından dünyanın gözleri, Amerika'nın yapacağı yeni hamleye çevriliyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'nın Dirilişi Tehlikede Marshall'ın planı, nihayet 1948 yılında Başkan Truman'ın önüne geliyordu. Türkçesi ile "Avrupa İyileştirme Programı", yani "The European Recovery Program" isimli iyileştirme programı yürürlüğe konuluyordu. Lâkin ilerleyen zamanlarda bu yardım, "Marshall Planı" ismiyle anılacaktı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Program dört yılık bir süreyi kapsıyordu. ABD, Avrupa devletlerine yapacağı yardımlar karşılığında Avrupa ülkelerinden mali ve ekonomik bağımsızlıklarını artırmaya yönelik çalışmalar yapmalarını ve ABD ile ilişkilerini artırmalarını istiyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu isteklerin arkasında, Sovyet tehlikesine karşı Doğu Avrupa'ya bir set çekmek yatıyordu. Ayrıca NATO devletlerindeki kontrgerilla yapılanmalarının ilk oluşmaya başladığı zamanların da bu planın yürürlüğe konulduğu yıllara denk gelmesi gariptir...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;ABD, Avrupa'ya yapacağı yardımların adaletli bir şekilde dağıtılması için Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü'nü (OEEC) kurdu. 17 Batı ülkesinden her biri, 1948-1951 dönemini kapsayan bir plan hazırlayacak, dış açığı azaltacak önlemler alacak ve ekonomisini rayına oturtacaktı. Bu planlar OEEC tarafından gözden geçirilecek ve bir uyuma sokulacaktı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;ABD'nin artık Avrupa devletlerinin ekonomisini de yönetmeye başladığı bu plan, düşünüldüğü gibi dört yıl boyunca uygulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 51 milyar doların Avrupa'ya aktarıldığı Marshall Planı ile yardım alan devletlerin başlarında şunlar geliyor;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;* İngiltere (% 24)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;    * Fransa (% 20)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;   &lt;br /&gt;* Federal Almanya (%11)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;   &lt;br /&gt;* İtalya (% 10)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında Türkiye, Yunanistan, İsveç ve diğer 17 devletin de bulunduğu Avrupa devletleri, az da olsa yardımdan pay aldılar. Dolaylı olarak bugünkü Avrupa'nın oluşmasını sağlamış olan Marshall Planı, ABD'ye Avrupa karşısında önemli bir diplomatik üstünlük de sağlıyordu. Ayrıca bu planı ile Marshall, 1953 yılında Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk emekli general olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.farklitarih.com/2009/08/marshall-plan.html"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-2935769269211031700?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/2935769269211031700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/marshall-yardm-plan-1947-1951-donemi_23.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2935769269211031700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2935769269211031700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/marshall-yardm-plan-1947-1951-donemi_23.html' title='* Marshall Yardımı (Planı), 1947-1951 Dönemi'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIxFtk-JlI/AAAAAAAAAE0/ad_S6i3_snI/s72-c/marshall_plan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-3767062053514328743</id><published>2009-12-23T16:59:00.002+02:00</published><updated>2010-01-19T23:29:21.498+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='21 Temmuz 1946 Seçimleri (İlk Çok Partili Seçim)'/><title type='text'>* İlk Çok Partili Seçim, 21 Temmuz 1946</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;II. Dünya Savaşı'nın bitmesine dek Türkiye Cumhuriyeti tek partinin hakimiyeti altında demokratik yaşamına devam etti. Savaşın ertesinde değişen dünya dengelerinin Türkiye'ye yansıması pek uzun sürmedi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Cumhuriyet Halk Fırkası milletvekilleri olan Adnan Menderes ve Fuad Köprülü'nün 21 Eylül 1945'te partiden ihraç edilmeleri ve bunu izleyen bir haftalık süreç içinde Celal Bayar'ın partiden istifa etmesi Türk siyasi arenasında yeni bir parti kurulmasına sebep olacak çalışmalara yol açtı. 7 Ocak 1946 yılında ise Demokrat Parti, Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan tarafından kuruldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;21 Temmuz 1946'da yapılan ilk çok partili seçimde CHP: 396, ancak 16 ilde seçime giren DP ise 62, bağımsızlar ise 7 milletvekili çıkardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://dosyalar.hurriyet.com.tr/fix98/75yil/05ekl.htm"&gt;Kaynak...&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-3767062053514328743?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/3767062053514328743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/ilk-cok-partili-secim-21-temmuz-1946_23.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3767062053514328743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/3767062053514328743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/ilk-cok-partili-secim-21-temmuz-1946_23.html' title='* İlk Çok Partili Seçim, 21 Temmuz 1946'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-8909652798118505037</id><published>2009-12-23T16:54:00.000+02:00</published><updated>2009-12-23T16:55:56.212+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Demokrat Partinin Kurulması'/><title type='text'>* Demokrat Partisinin Kurulması, 1946</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;1945'de Büyük millet Meclisinde belirmeğe başlayan muhalefet, zamanla Mecliste kuvvetli bir parti kurmayı başardı. Özellikle Toprak Kanununun görüşülmesi sırasında, iktidarı şiddetle eleştiren muhalifler Halk Partisinden çekilmeğe karar verdiler ve istifa ettiler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Halk Partisinden istifa eden Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan, Fuat Köprülü aralarında anlaşarak 7 Ocak 1946'da Demokrat Parti adıyla yeni bir parti kurdular. Demokrat Parti, az zamanda faaliyet alanını genişleterek, kuvvetli bir muhalefet partisi haline geldi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right; font-weight: bold;"&gt;&lt;a href="http://www.turkcebilgi.com/demokrat_parti/ansiklopedi"&gt;Kaynak...&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-8909652798118505037?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/8909652798118505037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/demokrat-partisinin-kurulmas-1946_23.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8909652798118505037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/8909652798118505037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/demokrat-partisinin-kurulmas-1946_23.html' title='* Demokrat Partisinin Kurulması, 1946'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-2122072390732643410</id><published>2009-12-23T16:51:00.000+02:00</published><updated>2009-12-23T16:52:23.824+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çok Partili Döneme Geçiş'/><title type='text'>* Çok Partili Döneme Geçiş, 1946</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Cumhuriyetin ilanından önce yeni Türk Devletinin ilk siyasî partisi "Halk Partisi" adı altında (daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi adını aldı) 23 Ekim 1923'de resmen kurulmuştu. Başkanlığına da Mustafa Kemal Atatürk seçilmişti.1945 yılına kadar siyasî parti kurma denemeleri ne yazık ki başarılı olamadı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;İkinci Dünya Savaşının bitiminden sonra çok partili yaşama geçme eğilimi güç kazandı. Bu dönemin ilk siyasî partisi 18 Temmuz 1945'de "Millî Kalkınma Partisi" oldu. Daha sonra da 7 Ocak 1946'da "Demokrat Parti" kuruldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Türkiye Cumhuriyeti tarihinde birden fazla partinin katıldığı ilk seçim ise, 21 Temmuz 1946 tarihinde yapıldı. Bu seçimle birlikte çok partili hayat kısa sürede benimsendi.1950 yılına kadar ülkede 25 siyasî parti daha kuruldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.sensizolmuyor.gen.tr/tarih-inkilap-tarihi/2388-cok-partili-doneme-gecis-sureci.html"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-2122072390732643410?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/2122072390732643410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/cok-partili-doneme-gecis-1946.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2122072390732643410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/2122072390732643410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/cok-partili-doneme-gecis-1946.html' title='* Çok Partili Döneme Geçiş, 1946'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-7495805956283060634</id><published>2009-12-23T16:47:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:44:33.896+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Irkçılık - Turancılık Davası'/><title type='text'>* Irkçılık - Turancılık Davası, 1944</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIu4UVvq9I/AAAAAAAAAEs/lVv-CvE2BIU/s1600-h/3mayis144turkculukdavas.gif" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418444846747593682" src="http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIu4UVvq9I/AAAAAAAAAEs/lVv-CvE2BIU/s320/3mayis144turkculukdavas.gif" style="cursor: pointer; display: block; height: 216px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Irkçılık-Turancılık Davası, 7 Eylül 1944'te başlayan ve 29 Mart 1945'e kadar süren, Türk siyasetinde önde gelen 23 ismin Irkçılık-Turancılık suçlamasıyla yargılandığı sürecin adıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Toplam 65 oturum süren dava, Türk siyasi tarihi içerisinde büyük önem arz etmiştir. Yargılama sonucunda Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Osman Yüksel Serdengeçti, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal çeşitli cezalara çarptırıldılar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu 5 Ağustos 1942'de TBMM'de yaptığı konuşmada;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız."&lt;/span&gt; demiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Buna açıklamaya rağmen devletin her tarafına "komünist" kadroların yerleştirilmekte olduğunu düşünen Nihal Atsız dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu'na Orhun dergisi'nde 1 Mart 1944'te ve gene bir ay sonra 1 Nisan 1944'te olmak üzere iki açık mektup kaleme alır, Başbakan'a şikayet ve uyarıda bulunur. Şikayet edilenlerin içinde -daha sonra Bulgaristan'a kaçarken öldürülen- Sabahattin Ali de vardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile o günlerin Ulus gazetesi başyazarı Falih Rıfkı Atay'ın teşviki ile Sabahattin Ali tarafından Atsız mahkemeye verilir. 26 Nisan 1944'te Ankara'da başlayan ilk mahkeme, dönemin üniversite gençliği tarafından hınca hınç doldurulur. Bu yoğun kalabalık ve tezahurat karşısında mahkeme heyetinin içeriye pencerelerden girebildiği söylenir. Nihal Atsız mahkeme heyetine;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;"Sabahattin Ali'den sorulsun, hıyanetini ispat edelim mi? Buna razı mı?"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;diye sorar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Sabahattin Ali ise buna cevap verememiştir. Mahkeme, 3 Mayıs 1944'e ertelenir. 3 Mayıs 1944 Rarihli Gösteriler ve Dava Tarihte 3 Mayıs Olayları adıyla anılan olaylar Nihal Atsız'ın, hakkında açılan dava için Ankara'ya geldiği sırada başlamıştır. Bu tarihte gençlik komünizm aleyhine bir gösteri düzenler ve beraberinde Nihal Atsız'a sevgilerini belirtirler. Mahkeme salonuna giremeyen gençler Ulus Meydanı'na doğru yürüyüşe geçmişler, burada milli marşlar söylemiş ve komünizm aleyhinde sloganlar atmışlardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kafile Ulus Meydanı'ndan sonra Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüşmek istemişse de bunda başarılı olamamış, milliyetçi gençlerin gösterileri hükümet tarafından şiddetle önlenmiştir. Bu gösterilerde tutuklanan üniversiteli gençlerin sayısı 165 olarak tespit edilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu gösteriye kadar Türkiye'de yapılan bütün nümayişlerde hep hükümetin parmağı bulunmuştu. Alpaslan Türkeş olaylarla ilgili olarak şunları söylemiştir:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;"Bunlar Milli Şef ve onun gözde Milli Eğitim Bakanına nasıl gösteri yapabiliyorlardı? O zamana kadar Milli Şef'in müsaade etmediği hiçbir gösteri yapılamazdı. Demokrasi, Eşitlik, Hürriyet, Gençlik... Bütün bunlar Türkiye'nin 1944 iktidarında hep parad palavradır. Halkın alkışları, gençlikten çıkacak "yaşa" naraları kayıtsız şartsız İnönü'nün tekelinde kalmalıdır."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;3 Mayıs'ta bir araya gelen ve gösteriler yapan gençler birer birer tespit edilip toplanır ve tutuklanır. Milli Şef'in emriyle saldıranlara zerre kadar merhamet tanımamışlardır. Milliyetçi gençler kıyasıya dövülür. Nihal Atsız da aynı gün duruşmadan çıktıkdan sonra polis tarafından gözaltına alınır. Alpaslan Türkeş konuyla ilgili olarak şöyle ifade eder:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;"3 Mayıs günü heyecanla sokağa fırlayan gençler kıyasıya dövüldüler. Kafaları yarıldı, gözleri patladı. Bazılarının kolları, kaburgaları kırıldı."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Davanın Sonucu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Dava, İstanbul 1 Numaralı Örfi İdare Mahkemesinde görüşülmeye başlanmıştır. 65 oturum süren davada toplam 23 sanık yargılanmıştır. Davadan 13 sanık beraat etmiş. Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal gibi sanıklar da 26 Ekim1945'e kadar tutuklu kalmışlardır. 3 Mayıs'ın ilk yıldönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane'deki Askeri Cezaevinde tutuklu bulunan bir avuç Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmış ve Türk milliyetçilerinin bir geleneği Türkçülük Günü oluşmuştur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.delinetciler.net/forum/hukuk-kosesi/72882-irkcilik-turancilik-davasi.html"&gt;Kaynak...&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-7495805956283060634?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/7495805956283060634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/irkclk-turanclk-davas-7-eylul-1944te.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/7495805956283060634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/7495805956283060634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/irkclk-turanclk-davas-7-eylul-1944te.html' title='* Irkçılık - Turancılık Davası, 1944'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzIu4UVvq9I/AAAAAAAAAEs/lVv-CvE2BIU/s72-c/3mayis144turkculukdavas.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-5273886289538809569</id><published>2009-12-23T16:41:00.000+02:00</published><updated>2009-12-26T16:23:37.429+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atılay Denizaltısı'/><title type='text'>* Atılay Denizaltısı, 14 Temmuz 1942</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzItSGXLU0I/AAAAAAAAAEk/Nsf537XVnr0/s1600-h/images.jpeg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418443090648847170" src="http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzItSGXLU0I/AAAAAAAAAEk/Nsf537XVnr0/s320/images.jpeg" style="cursor: pointer; display: block; height: 113px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Atılay Denizaltısı, 14 Temmuz 1942'de, Türk denizaltılarından biri, Çanakkale Boğazı'nda yer alan, manyetik güvenlik hatlarını kontrol etmek için, boğazın derinliklerine daldı.  Atılay adlı gemi, yaklaşık elli yıllık bir aradan sonra İstanbul tersanelerinde inşa edilen ilk denizaltı gemisiydi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;1939 yılında, Haliç tersanelerinde denize indirilmişti.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Atılay'la birlikte, benzer üç denizaltının isim babalığını Atatürk yapmıştı. Atatürk, zamanın başbakanı Celal Bayar'a yazdığı mektubunda şöyle diyordu: "Yeni dört denizaltı gemilerimiz için bildirdiğimiz isimler şunlardır: Saldıray, Batıray, Atılay ve Yıldıray. Bunların manalarını izaha bile hacet olmadığı kanaatındayım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Manaları son Türkçe olan bu kelimelerin kendisindedir. Bir emniyet botu, yüzeyden, Atılay'ı takip ediyordu. Bu takip bir süre sonra, kötü hava nedeniyle yarım kaldı.... Saatler geçti.... Atılay'dan hiçbir ses çıkmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı gece, saat 8:30'a doğru, denizaltının battı şamandırası bulundu. Şamandıradaki telefon işliyor, ancak mürettebattan ses çıkmıyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  Atılay denizaltısı, 38 personeli ile birlikte batmıştı.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.turkcebilgi.com/at%FDlay_denizalt%FDs%FD/ansiklopedi"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-5273886289538809569?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/5273886289538809569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/atlay-denizalts-14-temmuz-1942_23.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5273886289538809569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/5273886289538809569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/atlay-denizalts-14-temmuz-1942_23.html' title='* Atılay Denizaltısı, 14 Temmuz 1942'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/SzItSGXLU0I/AAAAAAAAAEk/Nsf537XVnr0/s72-c/images.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4210103618640275314</id><published>2009-12-23T16:40:00.000+02:00</published><updated>2009-12-26T17:06:29.151+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Refah Faciası'/><title type='text'>* Refah Faciası, 23 Haziran 1941</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Yakın tarihimizde en hazin olaylardan birisi olan Refah faciası, özellikle o günü yaşamış olan Mersin'lileri oldukça etkilemiştir. Olayın diğer bir acı yönü de, bunun bir savaş gereği olmayışı, ağır bir ihmalin sonucu olmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;İkinci Dünya savaşı'ndan önce İngiltere'ye, İngiliz tersanelerinde inşa edilmek üzere sipariş edilen Murat Reis, Oruç Reis, Burak Reis ve Uluç Reis isimli denizaltılarını Türkiye'ye getirmek üzere Milli Savunma Bakanlığı'nca seçilmiş 19 Deniz Subayı, 72 Astsubay, 58 Er ile İngiltere'de staj görmek üzere ayrılan 20 Hava Harp Okulu öğrencisi ve bir kısmı sivil olmak üzere toplam 200 kişi Refah şilebi ile 23 Haziran 1941 günü Port Daid'e gitmek üzere Mersin'den hareket etmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Gemi Mersin'den 50 mil kadar ayrılmışken hangi ülke denizaltısı tarafından atıldığı bilinmeyen bir torpil ile batmıştır. Gemide bulunan 200 kişiden sadece 32 kişi kurtulmuş, geriye kalan 168 kişi boğulmuştur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Olayın öncesi ise şöyle gelişmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;İngilizler, gemileri alacak askerlerin 25 Haziran'a kadar Mısır'da bulunmalarını istemişlerdir. Savaş nedeni ile bu tür gidişler kafileler halinde ve korunmalı olarak yapılmaktadır. Yine aynı tarihlerde birçok İngiliz askeri İngiltere'ye gidecektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Savunma Bakanlığı'nın isteği üzerine, istenilen tarihte Mısır'da bulunmak üzere gemi aranmaya başlanmış ve Berzilay Benjamen Şirketi'ne ait Refah Şilebi seçilmişitir. Refah gemisi aslında bir yük gemisi idi. Dış sefer yapamıyacak kadar eski ve köhneydi. Telsizi ve herhangi bir kurtarma sandalı yoktu. Gemiye Mersin'de bazı ilaveler, tuvalet ve kamaralar yapılmıştı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;23 Haziran akşamı Mersin'den hareket etmeden önce Gemiye gelen Mersin'deki İngiliz konsolosu takip edilmesi gereken rotayı verdiği halde seferin güvenliğini garanti edemiyeceklerini söylemişti. Böyle durumlarda bazı kontrol noktaları kurulması ve havadan gözetleme gibi tedbirler alınması gerekirken bunların hiçbiri yapılmamıştır. Gemide telsiz de bulunmadığı için, Refah'ın batışı kurtulan 32 kişinin yüzerek gelmesi ile öğrenilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Gemiyi kim torpillemişti? Bu hiçbir zaman bilinemedi. Almanlar veya italyanlar batırdı dendi, ancak onlar bunu inkar ettiler ve İngilizler denizaltıları vermemek için bu işi yaptı dediler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;TBMM'ce bir soruşturma açıldı. Savunma Bakanı Saffet Arıkan ve Ulaştırma Bakanı Cevdet Kerim İncedayı görevlerinden istifa ettiler. Soruşturma sonucunda bakanlar suçlu görülmedi. Haklarında dava açılan diğer kişiler de beraat ettiler. Olay kapandı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Atatürk parkındaki Refah Anıtı, bir bakıma 168 şehidimizin anısını taze tutarken, bir bakıma da ilgililere bu tür facialara fırsat vermemelerini hatırlatmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.yelkenci.org/aktuel.php?a=32"&gt;Kaynak...&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4210103618640275314?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4210103618640275314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/refah-facias-23-haziran-1941_23.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4210103618640275314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4210103618640275314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/refah-facias-23-haziran-1941_23.html' title='* Refah Faciası, 23 Haziran 1941'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-782041623272266259</id><published>2009-12-23T16:33:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:45:34.641+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='II.Dünya Savaşı-1939/1945'/><title type='text'>* II.Dünya Savaşı, 1939-1945</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;3 Eylül 1939'da İngiltere ve Fransa'nın Polonya'yı işgal eden Almanya'ya savaş ilan etmesiyle başladı. Almanya, İtalya ve Japonya'nın oluşturduğu Mihver Devletleri ile Fransa,İngiltere,ABD ve SSCB'nin oluşturduğu Müttefikler dünyanın hemen her bölgesinde savaştı. 2. Dünya Savaşı topyekun bir savaştı,yani savaşa giren bütün ülkelerin tüm kaynakları ve insan gücü savaş için kullanıldı. Askerlerin yanı sıra milyonlarca sivil insan öldürüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaş Portekiz,İspanya,İsveç,İsviçre dışında bütün Avrupa'ya yayıldı. ABD,deniz filosunun Japon uçaklarına bombalanması üzerine Aralık 1941'de savaşa katıldı. 2. Dünya Savaşı Eylül 1945'te bitti. Bu savaşın sonuçlarından dünyanın pek az bölgesi kendisini kurtarabildi. Almanya'da Adolf Hitler'in diktatörlüğü,büyük can kayıpları ve büyük acılar pahasına yıkılabildi. Savaşın sonunda, SSCB ve bazı Doğu Avrupa ülkeleri yeni topraklar kazanırken, Japon ve İtalyan imparatorlukları yıkıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.angelfire.com/ab5/worldwar/"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Daha Fazla Bilgi İçin...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-782041623272266259?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/782041623272266259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/iidunya-savas-1939-1945.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/782041623272266259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/782041623272266259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/iidunya-savas-1939-1945.html' title='* II.Dünya Savaşı, 1939-1945'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-6088899721624559178</id><published>2009-12-21T22:49:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:45:54.762+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hatayın Anavatana Katılması'/><title type='text'>* 29 Haziran 1939, Hatay'ın Anavatana Katılması</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sy_gnld3J8I/AAAAAAAAAC0/9HF3JR4sNOs/s1600-h/hatayharitasi.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417795847426877378" src="http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sy_gnld3J8I/AAAAAAAAAC0/9HF3JR4sNOs/s320/hatayharitasi.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 204px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 307px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Güney cephesinde Fransızlarla mücadele edilmişti.  Sakarya Savaşı'nın ardından Türkiye ile Fransa arasında imzalanan Ankara  Antlaşması ile Suriye sınırımız çizilmişti (20 Ekim 1921). Ankara Antlaşması'nda  Hatay'da özel bir yönetim kurulması, resmi dil olarak Türkçe ve Türk parası  kullanılması kabul edildi. Kısaca bölgede yaşayan insanlara geniş haklar  verilerek Hatay Fransızlara bırakılmıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Ancak, Mustafa Kemal Paşa ; Kırk asırlık Türk yurdu  düşman elinde esir kalamaz!,diyerek Hatay'ın kurtulacağına inanıyordu. 1936'da  Fransa Suriye ve Lübnan üzerinde uyguladığı manda yönetimine son verdi. Bu  durumda Hatay'ın Suriye sınırları içinde kalma tehlikesi belirdi. Bunun üzerine  Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne başvurarak Hatay'ın geleceğine Hataylıların karar  vermesini istedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Milletler Cemiyeti, Türkiye ile Fransa arasında  görüşmelerin başlamasını sağladı. Görüşmeler sonunda Hatay'da bağımsız bir  devlet kurulması kararlaştırıldı. 2 Ekim 1938'de Bağımsız Hatay Devleti kuruldu.  Hatay'ın ilk ve tek devlet başkanı olarak Tayfur Sökmen seçildi.Ancak Hataylılar  ve Türkiye, Hatay'ın ana vatana katılması düşüncesindeydiler. Avrupa'da II.Dünya  Savaşı'nın çıkmasının an meselesi olduğu bir dönemde (23 Haziran 1939'da)  Türkiye ile Fransa arasında Hatay'ın Türkiye'ye katılmasına imkan veren bir  antlaşma imzalandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Gelişmeler üzerine Hatay Meclisi Türkiye  Cumhuriyeti ile birleşme kararı aldı (29 Haziran 1939). TBMM Hatay'ın Türkiye'ye  katılmasını kabul etti.Daha sonra çıkarılan bir kanunla da Hatay ilinin  kurulması kararlaştırıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: trebuchet ms; font-size: 100%;"&gt;Atatürk'ün dış politikada uyguladığı siyaset  sonucu Hatay Atatürk'ün ölümünden sonra ana vatana katılmış oldu. Hatay en son  topraklarımıza katılan şehrimizdir. Bu nedenle en son çizilen sınırımız Suriye  sınırı olmuştur. Böylece Hatay Sorunu Misak-ı Milli doğrultusunda  çözümlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.etarih.net/tr/cumhuriyet/dispolitika/hataysorunu.html"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-6088899721624559178?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/6088899721624559178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/29-haziran-1939-hatayn-anavatana.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6088899721624559178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/6088899721624559178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/29-haziran-1939-hatayn-anavatana.html' title='* 29 Haziran 1939, Hatay&apos;ın Anavatana Katılması'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sy_gnld3J8I/AAAAAAAAAC0/9HF3JR4sNOs/s72-c/hatayharitasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-4901475689960985002</id><published>2009-12-21T20:47:00.001+02:00</published><updated>2010-01-02T21:46:17.800+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atatürk&apos;ün Ölümü'/><title type='text'>* 10 Kasım 1938, Atatürk'ün ölümü</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sy_DN4Ph1wI/AAAAAAAAACs/-kP0TcFOPcc/s1600-h/10kas%C4%B1m.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417763519953229570" src="http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sy_DN4Ph1wI/AAAAAAAAACs/-kP0TcFOPcc/s320/10kas%C4%B1m.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 226px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;1 Kasım 1938' deki TBMM' nin açılışına hastalığı yüzünden katılamadı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Atatürk' e onbeş gün kadar son rahat günlerini yaşama olanağını veren hastalık, tekrar normal seyrinden çıkarak yeni bir krizle şiddetlendi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Ardından korkulan son bütün acıyla geldi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Büyük Komutan, Devlet Adamı, Devrimci ve Büyük İnsan, 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 09.05' te ölümlü yaşama veda etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu kara haber Türk Milletini büyük bir yasa boğdu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;.16 Kasım 1938' de tabutu, Türk Bayrağıyla örtülü bir katafalk üzerinde Dolmabahçe Sarayı' nın büyük tören salonuna konuldu ve halkın ziyaretine açıldı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Bütün İstanbul halkı büyük kurtarıcısına son görevi yapmak için Saraya koştu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. 19 Kasım 1938 Cumartesi günü sabahı, Dolmabahçe Sarayı Tören Salonunda cenaze namazı kılındı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Cenaze alayı İstanbul halkının gözyaşları arasından geçerek Gülhane Parkı' na geldi&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;İ&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;zmit' te özel bir trene konulan cenaze, yol boyunca Ata 'larına son saygısını gösteren halkın yüreklerinde derin sızılar bırakarak 20 Kasım 1938 Pazar günü Ankara' ya götürüldü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;.Atatürk' ün tabutu Büyük Millet Meclisi önünde hazırlanan katafalka yerleştirildi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, bütün Ankara halkı katafalkın önünden saygıyla eğilerek geçti&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;21 Kasım 1938 Pazartesi günü hafif yağan bir yağmur altında tören başladı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Oniki milletvekili cenazeyi top arabasına yerleştirdi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Oniki general top arabasının iki yanında nöbete durdu&lt;/span&gt;&lt;img alt="." border="0" src="http://www.hepimizbiriz.com/forum/images/smilies/nokta.gif" style="font-family: trebuchet ms; vertical-align: middle;" title="." /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Başta yabancı Devletlerin yolladıkları askeri birlikler olmak üzere, törene katılan birlikler Türk Milleti' nin kurtarıcısı ve Türkiye Cumhuriyeti' nin kurucusu büyük Atatürk' ü selamlayarak geçtiler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Cenazeyi taşıyan top arabasının arkasında en büyüğünden, en küçüğüne kadar bütün Türk Milleti vardı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. Atatürk' e geçici kabir olarak ayrılan Etnografya Müzesi' ne götürülen tabut, hazırlanan mermer lahdine yerleştirildi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk' ün naaşı Anıtkabir yapılıncaya dek on beş sene bu geçici kabirde kaldı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;.10 Kasım 1953' te büyük bir merasimle ebedi istirahat yeri olan Anıtabir' e nakledildi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;. O, Türk' ün tarihinde ve gönlünde ebediyen yaşayacaktır&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;. Tabut bir torpidoya alınarak, Yavuz Zırhlısı' na nakledildi&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-10-Kas%C4%B1m-1938-ATAT%C3%9CRK-%C3%9CN-%C3%96L%C3%9CM%C3%9C-ATAT%C3%9CRK-%C3%9C-ANMA-G%C3%9CN%C3%9C-5659"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kaynak...&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1332617244485746225-4901475689960985002?l=seyritarih.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://seyritarih.blogspot.com/feeds/4901475689960985002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/10-kasm-1938-ataturkun-olumu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4901475689960985002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1332617244485746225/posts/default/4901475689960985002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://seyritarih.blogspot.com/2009/12/10-kasm-1938-ataturkun-olumu.html' title='* 10 Kasım 1938, Atatürk&apos;ün ölümü'/><author><name>Arşivist</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14790605548599887872</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/S0DHWopNJdI/AAAAAAAAAQc/R5aPHKm0HtI/S220/yazar.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Km-RUWp95jI/Sy_DN4Ph1wI/AAAAAAAAACs/-kP0TcFOPcc/s72-c/10kas%C4%B1m.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1332617244485746225.post-7902135628615750756</id><published>2009-12-21T16:05:00.000+02:00</published><updated>2009-12-26T17:07:42.789+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1923 1938 Önemli Olayları'/><title type='text'>* 1923-1938 Önemli Olayları</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;1923&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;30 Ekim Başbakan olarak İsmet Paşa’nın göreve gelmesi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;1 Kasım Fethi Okyar’ın Cumhuriyet devrinde T.B.M.M.’nin ilk başkanı seçilmesi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;1924&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;3 Mart Hilafetin kaldırılması ve Osmanoğullarının Türkiye dışına çıkarılması. Tevhid-i Tedrisat Kanunu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;8 Mart Şeriat mahkemelerinin kaldırılışı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;20 Nisan Yeni anayasanın kabulü.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;20 Kasım İsmet Bey’in başbakanlıktan istifası.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;21 Kasım Fethi Bey’in yeni hükümeti kurması.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;1925&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;11 Şubat Şeyh Sait İsyanı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;4 Mart Takrir-i Sükun kanununun çıkarılması, 2. İstiklal mahkemesinin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;kuruluşu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;12 Nisan Şeyh Sait’in yakalanması.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;3 Haziran Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kapatılışı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;2 Eylül Tekke ve zaviyelerin, türbelerin kapatılması, dini kıyafetleri ve memurların şapka giyeceklerine dair Bakanlar Kurulu kararının yayınlanması.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;25 Kasım Şapka Kanunu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;30 Kasım Tekke ve zaviyeler ile türbelerin kapatılmasına ve türbedarlıklar ile bazı ünvanların men ve ilgasına dair kanun.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;26 Aralık Milletlerarası saat ve takvimin kabulü hakkında kanun.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt; 1926&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;17 Şubat Medeni Kanunun kabulü (Kadının medeni haklara kavuşması, çok evliliğin yasaklanması, hukuk düzeninin çağdaşlaştırılması).&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;1 Mart Yeni “Türk Ceza Kanunu”nun kabulü.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;"&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;1927&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-size: 100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;15-20 Ekim Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Büyük Nutuk’unu okuması.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style="color: black; font-family: trebuchet ms; text-align: left;
